Bugün - 21 Temmuz 2019 Pazar
İstanbul 29°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Haber Detayları

Gazeteci Coşkun Aral İle Röportaj

Coşkun Aral: Yaşadıklarımdan asla pişmanlık duymadım, öfkem yaşayamadıklarıma

Röportaj Haberi - 10 Temmuz 2019 Çarşamba - 09:55
Coşkun Aral: Yaşadıklarımdan asla pişmanlık duymadım, öfkem yaşayamadıklarıma
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

azeteci sıfatı çok yönlülüğü gerektiren bir sıfat, mesleğe gazeteci olarak başlayan Coşkun Aral, uluslararası savaş fotoğrafçısı, gezgin, macera insanı, belgesel yapımcısı unvanlarına da sahip biri Aral’la yaptığımız röportajda bilhassa gençlerin hayata nasıl bakması, geleceğe nasıl hazırlanması konuları üzerinde konuştuk. İnsanın hayata nereden bakması, olayları nasıl okuması gibi konularda ilginç söylemleri olan Aral’ın mesleki anlamda kendi yerini tanımlaması ve medya işletmeciliği konusunda söyledikleri enteresan şeylerdi…


Büyük yönetmenler yaptığı hiçbir filmi, kendisini tanıtan film olarak görmezken çok kısa bir film çeker ve ben buyum der. Sizin diğer belgesel yapımcılarından farkınız nedir? Ben Coşkun Aral’ım dedirten bir çalışmanız var mı?

Ben, açıkça söylemek gerekirse belgeselin deve kuşuyum. Biraz zor anlaşılır bir tanımlama ama ne kuşum ne deveyim çünkü benim ülkemde az önce sizin de izlemiş olduğunuz bir belgeseli TV kanallarında göstermeye kalkarsan kimse izlemez. Bilgi taşıma olayını yıllardan beri hep evrensel bir metotla evrensel bir biçimde farklı pazarlara mal gibi sunan bir haber programcısı olduğum için kimin ne aldığını kimin neden hoşlandığını biliyorum. Yani o özelliğim var. Onun sayesinde zaten şu anda ayaktayım ve kendi kendimize sponsorluk yapıyoruz. Ben ve arkadaşlarım bu tür çalışmalarda kolay kolay destek bulamıyoruz veya sizi hakikaten kullanıyorlar art niyetli bazı insanlar. Bütün bunlar yapılırken belgeseli hiç sevmeyen bilgi ile buluşmayı içgüdü¬lerinden sonraya bırakan bir toplum içindeyim. Buna toplumumuzun ancak binde dördü meraklı diyebiliriz buna. Bunlar üniversitelerin yapmış oldukları araştırma sonuçları. Türkiye’de gerçek anlamda bilgi ve belge programlara verilen değerin ölçeği bu. Böyle bir ortamda sizin insanları daha çok ekrana belgesele bağlamak için birazda simyacılık yapmanız gerekiyor yani işin içine merak güldürü oranları sınırlanmış bir takım öğeleri koymanız gerekiyor. Bütün bunları bir doktor bir eczacı gibi hesaplıyorsunuz aksi halde dozlar biraz kaçtığı zaman ortaya çok farklı programlar çıkıyor eğlence programlarını belgesel diye izlettiriyorlar şarlatanlıkları belgesel diye izlettiriyorlar.

Coşkun Bey cüzdan ile vicdan arasındaki ince çizgide idealizm nerede duruyor? Siz buna bir örneksiniz, bunu nasıl açıklarsınız?

Medya’da görüntü maldır denir. Gerçekten görüntünün mal olduğunu Kırgızlar belgeselinde gördüm. Rahmankul’un 1970’lerde Pamir’de çekilen görüntülerini BBC’den isterken çok ciddi bir tarifeyle karşılaştık ve alamadık o programın başındaki bütün görüntüleri canlandırma ve eskitme gibi çok farklı bir taktikle yaptık. Çünkü o parayı verecek imkânımız yoktu zaten. Kültür Bakanlığı’nın %100’ü değil %10’u bile elimize geçmeyen bütçesiyle ve kendi gücümüzle kendi imkânlarımızla yaptık. Bu tamamen 5 arkadaşın ortaklaşa yaptığı bir çalışma. Ne yazık ki bizim insanımızın belgeye değil, gelecekteki insanına yatırımı yok. Yani çocukları yetiştirirken bile dünyalık derdindeyiz, çocuğa alacağı apartman ve arabayla övünüp bununla hava atıp bunun gelecek olduğunu düşünen bir zihniyet var. Hâlbuki onun koluna takacağı bir altın bilezik bir meslek asla düşünülmüyor.

Coşkun Bey bizim problemimiz şu; biz üniversiteyi bitireceğiz, aldığımız bir eğitim var, eğitim alırken de çalışıyoruz ama hep şunu görüyoruz ki, gittiğiniz zaman bir misyonun adamı olmadığınız zaman sizin bilginiz, yaptıklarınız pek fazla dikkate alınmıyor. O zaman ben niçin okuyorum?

Kısaca bir şey söyleyeyim İsviçre çakılarını diğer çakılardan ayıran bir özelliği vardır. Nedir bu farkı? Çok yönlü kullanımı olmasıdır. Sizin de kullanım alanınız ona ilişkin merakınız sizi yaşatır.

Gönül rahatlığıyla bunu söyleyebilir misiniz?

Ben dünyayı gezerken fotoğrafçılığımla dolaştım tasarımcılığımla dolaştım. Bana kimse cebime para koyup da al demedi. Hayatım boyunca araba kullanmayı bilmezken bir anda off-road’a merak saldım. Camel Trophy ile beni dünyanın aşağı yukarı üçte biri ile buluşturdu. İsviçre çakısı gibi çok fonksiyonlu olmanın yoluna bakın. Her şeyi merak edin, araştırın. Bir de burada bir şeyin farkına vardım; sizin gibi üç dört arkadaş dışında -bu çok altı çizilecek bir şey- meraklı insan çok azdı. Yani karşınızda Coşkun Aral var. Araştırarak sorarak bizi burada hallaç pamuğuna dönüştürebilirdiniz

O zaman hemen şu soruyu sormak istiyorum. Çok bildiğimiz bir söz vardır. Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?

O iş palavra. Bugün bir ceza evinin hücresinde bile bir roman yazılmıştır. Bu sizin beyninize bağlı olan bir şeydir. Beyninizin çocukken yetişmesine katkısı olan insanların yapısına bağlı bir şeydir. Ben 6 yaşımda Mister Noy ile dolaşıyordum Amazon ormanlarında. On yedi yaşımda gittiğim Paris’i yedi yaşımda tanıyordum okuyarak veya bana okunarak.

İlber Ortaylı bir röportajda hayatından bir kesit anlatırken “Çocukken ailemle tiyatroya, sinemaya, Ankara’da çok az kişinin katıldığı konserlere giderdik. Annem de, babam da yüksek tahsilli insanlardı. Okumama yazmama itina gösterirler, her şeyime dikkat ederlerdi.”diyor. Kişisel gelişimin aileden, çevreden ve imkânlardan kaynaklandığını söylemek doğru olur mu?

Bunun aileyle çok ilgisi var. İki aylıkken ben bebeğimi yurt dışına çıkarmaya kalktığımda aile beni aforoz etti, “Sen manyak mısın!” diye azarladılar. En son bu belgesel çekimlerinde kızım altı aylıkken bizle beraberdi. O köyde ciddi bir hastalık geçirdi. İnsan beyni bu tür oluşumları depolar mı, depolamaz mı beni ilgilendirmiyor, ama benim bildiğim bir şey var; ben çocukluğumda bildiğim her şeyin yararını gördüm. Meraklıyım. Az önce söylediğimiz öğeler var ya 5 N 1 K artı P dedik. Ben de biraz “merak” ediyorum ama bu merak bir şeye dönüşsün. Çok fonksiyonlu çakı gibi olduğunuz süre içinde çok şey yaparsınız.

Coşkun Bey gördüğünüz gezdiğiniz yerleri ele alırsak seçim şansınız olsa Türkiye dışında nerede yaşamak istersiniz?

Her yerde yaşarım. Ben çölde de yaşamayı çok seviyorum, buzullarda da yaşamayı çok seviyorum. Önemli olan orada bulunduğum sırada nasıl olmam gerektiği. Bu bir öğretidir dünyada. İnsanın ayak basmadığı yer yok. Yeter ki bir Amutsen’in, bir İbn-i Batuta’nın, bir İbn-i Haldun’un günlüklerine bakın, bir Marko Polo’yu izleyin. Gezginleri sevin ama öncelikle görme biçimleriniz oluşsun. John Berce’nin güzel bir kitabı var: “Görme Biçimi” mutlaka okuyun. Gözünüz, yeri geldiğinde bir Marko gibi olsun, yeri geldiğinde bir balıkgözü gibi olsun yeri geldiğinde ciddi bir tele objektif olsun.

Bir habercisiniz ve birçok görüntüye imza attınız ve haber sundunuz. Peki, pişman olduğunuz, keşke bunu çekmeseydim, keşke yayınlamasaydılar.” dediğiniz bir şey oldu mu?

Nazım Hikmet’in bir sözüyle tamamlamak istiyorum. “Yaşadıklarımdan asla pişmanlık duymadım, öfkem yaşayamadıklarıma.” Keşke uzayda olsam.

Son olarak şunu sormak istiyorum, “Kırgızlar” belgeseli rutin işlerinizden biri miydi, yoksa özel bir sebebi var mı?

Türkiye’de kaybolan çok değer var. Bu değerlerden birini daha böyle bir çerçeveye koymaktı.

Bilal Dursun YILMAZ

 

 
Anahtar Kelimeler:Coşkun, Aral, Yaşadıklarımdan, asla, pişmanlık, duymadım, öfkem, yaşayamadıkları,
Kaynak / EditörKahraman SarıOkunma Sayısı: 122

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Röportaj Haberleri
RUHU BEDENİNE AKSETMİŞ

Diğer Başlıklar

"GELECEĞİN MESLEKLERİ"
İSTANBUL'DA SICAK HAVA
13 MİLYAR LİRA HARCANDI
6 BİN 592 ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ
KARAMOLLAOĞLU'NDAN TEBRİK ZİYARETİ
YAZARIMIZA BİR ÖDÜL DAHA...
YALDIZ Türkiye nin 2 Dönem tek Muhtar adayı ve Muhtarı
ASTIMA NEDEN OLUYOR
CAZIN SULTANLARI BELGESELİ
Hayırda yarışan Bilal Daş a bir plaket daha
Yazarlar
Zehra Kınalı
UTANMAKTAN UTANAN BİR NESİL GELDİ DÜNYAYA. NERDE KALDI EDEP NERDE KALDI HAYA?
Bugün gazete okurken baktım bir itiraf haberi...
Bülent Ertekin
SİZ, VATANI TERKEDEN HAİNLER!!!YÜREĞİNİZ VARSA OKUYUN!!!
Vatan sevgisi imandandır amenna ve sadakna der baş...
EYÜPHAN KAYA
Belediyeler Birliği Kime Hizmet Ediyor?Malumunuz b...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
ASRIN DERDİ İLE DERTLENEN ADAM (Vefatının sene-i devriyesi vesilesiyle)
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ 16 Delilsiz ispatsız ...
Azîz Hikmet
NASIL BİR EĞİTİM?
Bize varlığı, insanı ve kâinatı tanıtırken, ...
Erol Aydın
DEĞİŞEN VE DÖNÜŞEN KINA GECELERİ
Yaşadığımız çağın en büyük ö...
Bilal Dursun YILMAZ
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
  Dün öğle arası mesai arkadaşımla...
Halil Köprücüoğlu
ZAMANIMIZDAKİ ERGENLİK
En samimi arkadaşlarıma bakıyorum, çok tuha...
Dr. Levent Bilgi
DARBELER VE FARELER 1
“Cihânı baş aşağı seyrediş bir hoş tem...
Muhammed Emin Tombak
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
Tevhidi mana olarak incelemeyeceğim. Sadece Tevhid...
Aydan KURT
Mutluluktan keyif aldınız mı ?
Dernek çalışmalarını gören insanlar bi...
Ergun DUR
GÖZYAŞI VE KANIN ADI "SREBRENİCA"
11 Temmuz 1995 yılında gerçekleştirilen ins...
Ravza ZEYBEK
BİR MİLLETİN TEKRAR DESTAN YAZMASI
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Abdulkadir Menek
15 Temmuz destanı ve gelecek vizyonumuz
Türkiye tam üç yıl önce &cce...
Ahmet BEREKET
HAYKIRMAYA DEVAM! 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR!
Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3 yıl ...
Nesibe TÜKEL
SOSYAL KÜLTÜREL YARDIM VE DAYANIŞMANIN YENİDEN HAYAT BULDUĞU STK 'LAR
Eskiden köylerde imece usulü, şehirlerde...
Rukiye Aydın
BİR MİLAT OLARAK 15 TEMMUZ
Evet; 15 TEMMUZ bir milattır, suskun, masum, yılla...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Hüseyin Yılmaz
Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
İnsan eski tabirle “me’luf ve mal&ucir...
Murat Gülşan
BELEDİYE OTOBÜSÜ DERSHANESİ-3
Yazın Bunaltıcı sıcaklarında işim icabı Çan...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Şener Mengene
lusal Afet Planlaması
Dünyada ve ülkemizde meydana gelen k&uum...
İbrahim Balcıoğlu
Giresun Dernekçiliğinin Serencamı…
Giresun dernekçiliğinin tarihi gurbet&ccedi...
Oktay GÜLER
ALLAH'A MEKTUP YAZAN DELİ !
Elazığ Tımarhanesi'nde (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastan...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
M.Akif YAŞAR
YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNİN KOKTEYL İTTİFAKINDA OLUŞTURDUĞU HASAR ve TOPLUM DEĞERLERİNE KATKISI
            &nb...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
BOŞ MEZAR ’DAN GELEN MESAJ
1960 Yılı Ramazan ayının 25’inci gün&uu...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Umuthan KÖSE
Serbest Köşe
Uyudukça Uyuyası Gelir İnsanın. Yür&u...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
TARİHİ YAZAN, YAPANA SADIK DEĞİL…
Yusuf Halaçoğlu: tarihçi kimliği ile öne çıkan siyasetçi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'nin 24., 25. ve 26. döne...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(27 Online) 0,13ms