Bugün - 27 Eylül 2020 Pazar
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Haber Detayları

Orta Asya’da SSCB Duvarı Vardı, Ortadoğu’da İse Biz “Irkçı” Duvarlar Ördük

Prof.

Kültür Sanat Haberi - 04 Kasım 2019 Pazartesi - 03:29
Prof.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Prof. Dr. Bahattin Akşit ülkemizin önde gelen sosyologlarından olup, kişiliği, hocalığı ve entelektüelliği ile temayüz etmiş kıymetli bilim insanlarındandır. Kendisinden bir dönem yüksek lisans dersi alma şerefine nail olup, dersin hakkını veremediğimden de kendimi acayip mahcup hissettiğim hocamdaki ders anlatma aşkını, sınıftaki performansını resimlerle karikatürize edilen Einstein’e benzetirdim. Yani hocam affetsin lakin ders anlatırken ki tipi de Einstein’e benziyordu (burada hocamın geniş gönlüne sığınarak latife yaptım). Ah hocam nasıl bir lisans okuduğumu bilmeden verdiğiniz kitapları o gün için anlamam hayli zordu siz dersi zevkli hale getiriyordunuz lakin temelimde olan sıkıntı çabalamama yetmiyordu…

Röportajın üzerinden geçen zaman bazı bilgileri eskitmiş olsa da değerli bir entelektüelle sohbet tadında ki bu söyleşiden kıymetli okurlarımızın keyif alacağını ümit ediyorum.

Bir sosyologla ne konuşulur? Ebetteki temeli toplum olan her konu sosyolojiye girer biz de biraz oradan, biraz buradan, biraz Ortadoğu’dan biraz Orta Asya’dan biraz dinden, biraz ilişkilerden konuştuk… Hocama attığım gündelik siyaset toplarını o, taca atmayı tercih etti…

 

Bilal Dursun YILMAZ: Türkiye Cumhuriyeti veya geçmişte Osmanlı devleti olarak; biz Ortadoğu, Orta Asya ve dünyanın geri kalanıyla bilimsel, diplomatik ve stratejik olarak ne kadar ilgilendik? Bu konuda geri kaldıysak neden?

 

Prof. Dr. Bahattin AKŞİT: Bu bence önemli bir soru. Ben bu sorunun diplomatik ve stratejik olarak tümüne cevap veremem ama Sosyal Bilimler olarak ne kadar ilgilendik sorusu benim üzerinde düşündüğüm bir konudur. Benim gözlemlerim Türkiye Sosyal Bilimcilerinin uzun yıllar sadece Türkiye’yi çalıştıklarıdır. Bugün yeni yeni öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız Ortadoğu ve Orta Asya’ya yönelmeye başladı. Hatta Latin Amerika üzerine araştırma yapan araştırmacılarımız bile ortaya çıkmaya başladı. Ben 1968–72 yılları arası yurt dışına gittim. Chicago Üniversitesi’nde sosyoloji masteri ve doktorası yaptım. Aklımda hep Türkiye’deki sorunlar vardı. Doktora tezimi yazmak üzere Anadolu’nun ortalarında bir kentte araştırma yapmak istiyordum. Yozgat mı, Çorum mu olsun derken Çorum’u seçmeye karar verdim. 

Bu araştırmalarınızı yukarıda bahsettiğimiz; mesela Latin Amerika’da ya da Orta Asya’da bir şehir üzerine niçin yapmadınız?

Çorum üzerine yaptığım araştırmalarımda Türkiye açısından nereye vardım, onu tartışırız. Niçin Türkiye dışındaki bir ülkede doktora tez araştırması yapmadığımı anlatmak üzere şunları belirteyim. Birincisi, 1970’lerde Orta Asya’ya gelme imkânım yoktu. Ama mesela Latin Amerika’ya veya Ortadoğu’ya gidebilirdim. Niçin gitmedim?1970’lerde çok fazla Türkiye yönelimliydik. Türkiye’den başka hiçbir yeri gözümüz görmüyordu. 1990’larda Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra durum değişmeye başladı. Ancak o zaman bile Türkiye dışına ve özellikle Orta Asya’ya yönelmek kolay değildi. Bu durumu bir anekdot üzerinden anlatayım. 1989 veya 1990’daydı. Türkiye Siyaset Bilimleri Derneği’nin Eskişehir’de bir kongresi oldu. Bizim ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden birisi Orta Asya üzerine bir sunuş yaptı. Yani burayla yeniden ilgilenmemiz gerektiği, araştırmalar yapmamız gerektiği filan gibi konulara değindi. Eski kuşaktan tanıdığım siyaset bilimcisi bir arkadaş kalkıp “Böyle bir şeyden havf ederim. Çünkü Enver Paşa’nın 20.yüzyılın başlarındaki macerasını ve onun nereye gittiğini, Sarıkamış’ın sonlarını biliyoruz. Bu öylesine macera olur ki Türkiye Cumhuriyeti için Orta Asya’ya doğru yönelmek korkutucudur. Orası üzerine araştırmalar yapmak orayı çalışmak, sosyal bilimler ve siyaset bilimleri açısından bile çekince ile yaklaşılacak bir konudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda stratejiler geliştirmesi yönünde düşünmek bile korkutucudur benim için” dedi. Bizden önceki kuşak Orta Asya ve Ortadoğu konularında çok temkinliydiler, biz de bundan etkilendik.

 

Bugün “Keşke” mi diyorsunuz yoksa o dönemin gereği buydu, bugün böyle yani o günkü şartlarda burayla ilgilenmek stratejik olarak zararlı ya da stratejik bir hata mı olurdu?

 

Bence herhalde “Keşke…” dedirtecek boyutta. O bahsini ettiğimiz kongre bitti. Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden kongreye giden arkadaşlarla birlikte (Prof. Dr. Sencer Ayata,  Prof. Dr. Ayşe Güneş Ayata, Prof. Dr. Feride Acar ve ben) geri dönüyoruz dedim ki: Böyle bir şey olamaz, yani artık bu “havfımızı”, korkumuzu üzerimizden atmamız lazım. Orta Asya, Türk Sosyal Bilimcileri açısından o kadar çok yeni imkân sunuyor ki… Bir Fransız bilim adamını, Alexandre Benningsen’i, 1970–72 arasında bir tarihte Chicago Üniversitesi’nde iken dinlemiştim. Orta Asya’daki Türklük, etnisite, ve İslamiyet üzerine çalışıyordu. Ama Türk Sosyal Bilimcileri çalışmıyordu. Belki de Türkiye de Orta Asya ile siyasal olarak ilgilenildi. Türk milliyetçileri açısından Turan veya Turancılık bağlamında Orta Asya ilgi alanıydı. Ama sosyal bilimciler açısından pek fazla ilgi alanı olmadı.

 

Siyasetçilerin açıkça ilgilenmesi, “Turan” fikri falan belki de sosyal, kültürel, ekonomik vs. açılardan ilgilenmeyi engelledi?

 

Bir korku oluşturuyordu. Aman orası tehlikeli alan diye düşünülüyordu. Gerçi hemen şunu söylemek gerekir; Zeki Velidi Togan bizden önceki kuşaktan olup hayatı boyunca Orta Asya tarihi üzerine çalışmış, araştırmış ve yazmıştır. Başkurt Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olup daha sonra kaçmak durumun­da kalan birisi olarak Orta Asya ile her bakımdan ilgilenmişti. Onun gibi Orta Asya kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bölge ile ilgilendi ancak genel eğilim onları pek fazla dinlemedi, onların yazdıklarını okumadı. Buranın, Orta Asya’nın tarihi, kültürü, edebiyatı hakkında araştırma yapıp yazan başkaları da oldu ancak bir elin parmaklarının sayısını aşamadı sayıları. Kaldı ki bu alanda bir sosyolog olarak yetişirken ben bu isimleri bilmiyordum. Osmanlı tarihi üze­rine ders aldım, Ortadoğu üzerine aldım, Batı bilimi, tarihi, kültürü vs. üzerine dersler aldım. Orta Asya ilgi alanımız dışında kaldı. Ama Orta Asya tarihi üzerine 1989–90’daki duvarın yıkılması ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ilgilenmeye başladık. Ben ODTÜ’de Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürüy­ken Avrasya araştırmaları yüksel lisans programını açtık bu alanda çalışan genç araştırmacılar ile birlikte. Ondan önce de sosyoloji bölümünden benim danış­manı olduğum bir öğrencim, şimdi meslektaşım, Mustafa Şen 1995-96’da sosyoloji doktora tezi araştırması için Kırgızistan ve Kazakistan’a doğru yönel­di. Buradaki Türk girişimciler, onların yatırımları, sorunları, kurumsallaşması konusunda bir araştırma yapmak üzere yola çıktı. Birlikte bir proje yazdık, ODTÜ Araştırma Fonu bu projeyi destekledi ve Mustafa Şen buraya geldi ve hem Kırgızistan hem Kazakistan’da iki ay kaldı. Araştırma yaptı. Buradaki girişimciler ile uzun uzun konuştu, anket yaptı, görüşmeler yaptı. Sonunda çok güzel tez yazdı. Vizyon dergisinin okuyucuları arasında Mustafa’nın konuştuğu girişimlerin olmuş olması kuvvetle muhtemeldir.

 

Tekrar başa dönerek şunu sormak istiyorum evet Orta Asya için geç kaldık. Belki bizi rahatlatacak gerekçelerimiz de vardı peki siz “Bizim yeteri kadar Ortadoğu uzmanımız, Ortadoğu üzerine yapılmış çalışmalarımız da yok” dediniz bunu neye bağlıyorsunuz?

 

Orta Asya açısından geç kalınma, Sovyetler duvarının olması. Sovyetler Birliği ile Batı dünyası bir şekilde ilişkiler oluşturdu. Batı Sovyet dünyasında olup biteni merak ediyordu, bir şekilde “Sovyetoloji” veya “Marksoloji” gibi alanlar kurarak burasını anlamaya çalıştılar. Türkiye’de benzer çalışmaların olup olmadığını ben bilmiyorum. Bir zamanlar Rusça öğrenmeye kalkanların şüpheyle karşılandığını biliyorum.  İlginç bu ama yine de bir kere Batı bilim insanları da Sovyetler Birliğini Ortadoğu’yu çalıştıkları kadar çalışmadılar. Antropologlar, sosyologlar buralara gelip rahat araştırma yapamıyorlardı. Onlar nasıl yapıyorlardı, var olan başka kaynaklardan dolambaçlı yollardan çalışıyorlardı. Sovyetler Birliğinde çalışma yapmak kendini riske atmaktı. Fakat ben bunun tek neden olduğunu düşünmüyorum. Şimdi ise bu röportaj başlamadan önce dediniz ki, Ortadoğu uzmanlarımız çok, Ortadoğu konusunda da uzmanım diyenler çok. Ama gerçekten Ortadoğu’yu çalışan sosyal bilimciler çok az. Burada Sovyetlerin engeli vardı, orada da bizim diktiğimiz duvar vardı. Bizim diktiğimiz duvar ne biliyor musun? Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak dedik ki: Araplar, Ortadoğu, Türkiye’yi arkadan vurdular. Batı ile Emperyalizm ile işbirliği yaptılar.  Onlar güvenilmezler.

 

Bu konu benim de şahsi bir yaram biz neden bugün Araplarla bu kadar mesafeliyiz? En yakın komşularımızla ilgilenmemiz en uzak ülkelere oranla daha az. Bu bence büyük hata  (röportajın yapıldığı dönem Arap baharı henüz ortaya çıkmamıştı).Tarihi ve stratejik konumu itibariyle Ortadoğu politikalarında etkin olmamız gerekirken tam tersi bütün komşu­larımızla yakın zamana kadar ciddi sorunlarımız vardı,  hâlâ da devam ediyor diyebiliriz… Hele “pis Araplar” diye çağırdığımız Arap şeyhleri/prensleri İspanya sahillerinde aveneleriyle yapmış oldukları bir seyahat tatili Türkiye’nin geçmişteki bir yıllık turizm bütçesine denk gelmekteydi ve temiz Avrupalılar “pis(!) Arapları” ülkelerinde ağırlamaktan hiç gocunmadılar, bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

 

Bence ciddî hata yaptık. Siyaset bilimleri kongresinde nasıl Sovyetler Birliğine açılmanın veya eski Sovyetlerin yıkılıp dağılmasıyla birlikte Orta Asya’ya açılmaktan nasıl “havf” ederim demiş isek, Ortadoğu için de daha öncesinde “havf” ettik. Bir kere dediğiniz gibi Arapları aşağı gördük. Araplar konusunda resmen ırkçı görüşlerimiz olduğu düşüncesindeyim. Hakikaten şunu söyleyebilirim; Türkiye’de zenciler veya Afrikalılar insan olarak Amerika’da veya Avrupa’da gördükleri şeyi görmezler. Ama Araplar konusunda öyle değil, Araplar konusunda arkadan vurdular diye bir ideoloji gelişti: Birinci konu: Arkadan vurdular teması. Yemen’de, Irak’ta Osmanlı’nın savaşarak geri çekildiği dönemlerde, 19.yüzyıl sonu 20.yüzyıl başında, Balkanlarda olduğu gibi Batı’nın emperyalizmi oralara giriyor. Osmanlı İmparatorluğunu Oradan söküp çıkarmaya çalışırken işte Araplar da onlarla işbirliği yapıyorlar. Tamam, belki de tarihi bir gerçeklik payı var bu görüşlün. Buna ek olarak ikinci bir çekince konumuz veya duvarımız var: Türkiye Cumhuriyeti laiklik temeli üzerine kurulmuştur ve Ortadoğu’ya hitap eden halifeliğin kaldırılması ve laik bir cumhuriyetin kurulması, bu kurucu fikir Türkiye Cumhuriyeti kimliğinin ayrılmaz bir parçası. Bunu da anlıyorum, doğru bir şey, bu konularda hiçbir çekincem, itirazım yok. Öyle olmalıydı, fakat kimliğimizi oluşturmak, korumak ve onun Ortadoğu kimliği, Arap kimliği, İslam kimliği tarafından eritil­memesi, laik bir Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşması çok önemli. Ama şu da çok önemli, biz o coğrafyadayız ve o tarihin bir parçasıyız, o kültürün bir parçasıyız dolayısıyla bizim 1920’lerden 1930’lardan başlayıp Ortadoğu’nun, her ülkesini, İran’ı, ayrıntıya kadar çalışan bütün bu ülkeleri çalışan bölümlerimiz olmalıydı. Bir ideoloji korkusu var. Acaba Ortadoğu ülkeleri bizi yutar mı? Bizim Türkiye Cumhuriyeti kimliğiyle oluşturulan laik, Batıya açık kimliğimiz geri plana gider mi, tekrar İslamiyet’in önde olduğu ve geçmişin önde olduğu bir kimlik geri gelir ve cumhuriyetçi-laik kimliğimizi baskısı altına alır mı?  Böyle bir korku…

 

Orta Asya’da Türkiye Cumhuriyeti mi, cemaatler mi, yoksa diğer gruplar mı var?

 

Üzerinde çalıştığım bir konu. Dünyanın bütün ülkelerinde TC’ni temsil eden elçilikler var, bu elçiliklerin içinde Din İşleri Müşavirliği var. Bu bütün Avrupa ülkelerinde, Almanya’da, Orta Asya ülkelerinde, Ortadoğu ülkelerinde var. Hakikaten göz kamaştırıcı bir örgütlenme. Biz Kazakistan ve Kırgızistan açısından çalıştık, meslektaşım Mustafa Şen ile ve şunu gördük: Her yıl her iki ülkede de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yoğun çalışmaları var. Türkiye’de görmeye alıştığımız türden camiler yaptırmışız ve buralara imamlar gönde­riyoruz. Bu camilerin bazılarına giderek görüşmeler yaptık. Kırgızistan’da kaç tane var bilmiyorum ama Kazakistan’da sanıyorum 20- 25 civarında imam görevli olarak üç yıllığına Kazakistan’ın değişik bölgelerinde TC Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptırdığı Türk usulü camilerde görev yapıyor. 2. Kitaplar getiriliyor. Türkiye’de satılmış kitapların dergilerin yerel dillere çevrilerek dağıtılması var 3. Bölgenin değişik yerlerinden seçilmiş öğrencilerin Türkiye’ye götürülüp eğitilmesi meselesi var. Burada dinsel alanın kuruluşu daha başından uluslararası etkilenmeyle başlamış. Bugün bölgeye baktığımızda.

 

Prof. Dr. Bahattin AKŞİT

Şubat 1946’da Denizli’de doğdu. İlk ve ota öğrenimini burada yaptı. 1964'de girdiği ODTÜ'de Sosyoloji bölümünü okudu, aynı üniversitenin asistanı olarak 1968'de göreve başladı. Akademik kariyerine Amerika’da Department of Sociology, University of Chicago'da (1971–1975) devam etti. 1985'te Doçent, 1991'de Profesör olarak ODTÜ’de akademik yaşamını sürdürdü. Akşit'in ulusal ve uluslararası birçok yayında makalesi yayınlandı. Ortak ve şahsi olarak birçok esere imza atan Akşit, akademik hayatında çeşitli alanlarda yöneticilik yaptı. 2005–2006 ve 2006–2007 eğitim yılında Kırgızistan- Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü olarak görev yaparken kendisiyle yukarıdaki röportaj yapıldı.

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / EditörSalim ZorbaOkunma Sayısı: 494

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Kültür Sanat Haberleri
İki güzel insana; Hasana ve Mahmut’a mektup
Üsküp'te Türk Filmleri Haftası başladı
INSTAGRAM FİLTRESİ TOFD: KAPAK AVCISI OYUNU YAYINDA

INSTAGRAM FİLTRESİ TOFD: KAPAK AVCISI OYUNU YAYINDA
DOĞA SENİ BEKLER'' LİSELİLER ARASI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür…
Cazibe yolu Beyoğlu Kültür Yolu
Seyfi Dursunoğlu kimdir, usta sanatçı neden öldü? Doktorundan açıklama geldi.
Diğer Başlıklar

Sağlık Bakanlığına aitmiş izlenimi verilen SAHTE Kart
Montrö’ye göre Türkiye’ “savaş” yakınlığı hissedince alacağı tedbirler
Doğu Akdeniz de Atış eğitimi için Navtex ilan edildi
STM, Yerli Elektronik İzleme Sistemi Adalet Bakanlığında
Azerbaycan karşı operasyon başlattı
Ermenistan, Azerbaycan’a ait tankların vurduğu anlar
Karadeniz'in Yalnız Nineleri Profesyonel kategoride finalist oldu
KARABAĞLAR KAYMAKAMIN'DAN OTİZİMLİ ÇOCUKLARA ZİYARET.
Tc. At. Fed. dağ Koş. balkan şam. ve milli takım seçmeleri bugün Köprübaşında
188 adet Adet ebebil İran’a teslim edildi
Yazarlar
Rukiye Aydın
SİZ, AKINTIDAMISINIZ YOKSA AKIŞTAMISINIZ?
Dünya... İki nehir...Birinin adı AKINTI...Di...
Aydın BENLİ
''ÜŞÜMEK''
Soğuk kış günleri, yavaş, yavaş kapımızı &cce...
Bülent Ertekin
RABBİM CAN-I GÖNÜLDEN VERENLERDEN EYLESİN.
Bir sağdan... Bir soldan...Fırsat vermeyin...Veri...
Ülkü Sürmen Saritaş
Bizim kumaşın kalitesi düşük
Kahrolsun Amerika derken kastettiğimiz bu muydu?.....
Nejla YAPICI
ZEYNEP KAMİL 'İN ÖYKÜSÜ
●Genelde masallarda olur böyle aşk &oum...
Hasan TÜRKYILMAZ
MÜSLÜMANLIK BİR ETİKET DEĞİL ŞAHSİYET MESELESİDİR
Müslümanlığın namaz kılmak,  Oru&c...
Mücahit Güler
Eleştirel Düşünme Ahlakı 2
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Mahir Adıbeş
ZAMANIN ÜZERİNDEN GEÇİŞ
“Zamanın üzerinden geçerek &cced...
Dr. Vehbi KARA
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
Değerli Yazar Abdurrahman Dilipak ile bir panel ar...
Ravza ZEYBEK
ANADOLU’NUN ÖZÜ TASAVVUFTUR
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Engin AKYOL
SAĞLIĞI ÖNEMSE, SAĞLIKLI ORTAM YARAT
Tüm dünyayı ele alan ve günden g&uu...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
MUCİZE HEDEFİNDEKİ TEKNOLOJİNİN DİLİ VERİLEN CİHAZLARI HEDER ETMİYELİM
O zaman Allah’ın bize vermiş olduğu duygular...
Mehmet Nuri BİNGÖL
Maydanoz ve Limon “İfrat tefriti netice verdiğinden daha mûzırdır.”
Hikmetli ifadeyi her okuduğumda , dinlediğimde, &l...
Abdulkadir Menek
BEYİTLER (32)
AKİBET Cehennem günahkârı, inkâr...
Kemal YÜCEL
KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
KORONA VİRÜS SALGINI  DÖNEMİNDE&nbs...
Kenan DURALİOĞLU
KOMŞU KOMŞUYA SESLENİRKEN DAHİ ZİKİR EDERDİK BİZ...
“Hu Hu” diye seslenirdik komşumuza...&...
Gülsen KILINÇER
Mesele İmam Hatip değil, sen hâlâ anlamadın mı?
Bir asker eskisinin İmam Hatipliler yönelik t...
Mehmet Emin KOÇ
MA’ŞERİ VİCDAN KÖRELMESİ…
İbn Haldun'un Mukaddime'sini ilk okuduğum yıllar, ...
Dr. Levent Bilgi
DENMEZ
Adam vatansever, vatan, millet, bayrak için...
Resul Hamza Emin
Türkiyede ve Trabzonda Otobüsçülük TRABZON'DA OTOBÜS YAPIMI.
Trabzon’da otobüs yapım merkezi S&uum...
Harun PUNAR
SÖZÜNÜZ YERE DÜŞMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN
Evet SÖZ.... Ya Rahmetten bir damla,Ya da At...
Halil YOLDAŞ
HACI BEKTAŞ’I VELİ’ Yİ TANIMAK
Halil YOLDAŞ Eğitimci Yazar Onüçü...
Nesibe TÜKEL
GÖLGE OYUNUNDAN DA OYUNCULARINDAN DA ARTIK BIKTIK!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de d&u...
Emine İPEK
HÜZÜN AYI, EYLÜL...
İşte geldik, sarı yapraklı Eylül ayına. Eyl&u...
Mustafa SEYMEN
☝️MÜSLÜMAN BROKRAT,
☝️MÜSLÜMAN BROKRAT, makamı ...
Hasan Basri Çabukol
Beni her ölüm etkiler. 
Tanımasam bile üzülürüm yitiri...
Handan YILDIRIM
Çekin elinizi kadınların üstünden. ..
Allah (c.c) buyurdu  Cennet Anaların ayağı al...
Osman KÖSE
30 AĞUSTOS ZAFERİNİN HİKAYESİ
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yıldönü...
MİSAFİR KALEM
KİMSE KİMSENİN YERİNİ DOLDURAMIYOR...
Göğüs kafesimizin içinde kü&...
Mahmu ERDEM
Bugün 26 Ağustos...
Gece sabaha kavuştuğunda, ayaza kesti Afyon ovası....
Halil Köprücüoğlu
RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİMİZİ GÖRMEK, İSTER MİSİNİZ? (2)
GÜNEŞTE saniyede yaklaşık 564-600 milyon ton ...
Erol Aydın
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN DOĞAYA SAYGI DUYALIM VE KORUYALIM
Doğa canlı yaşamı için vazgeçilmez v...
EYÜPHAN KAYA
JEO BİDNE’NIN HADDİNE Mİ DÜŞMÜŞ, ERDOĞANI DEVİRMEK!
Cumhuriyet döneminde siyaset alanında etkin b...
Mümin ÇÖPÜR
AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ
Dijital dünyada gözlerini hayata a&ccedi...
Bilal Dursun YILMAZ
Hasan Ağabeye mektup/1
Uzun zamandır bu köşede yazmadığımı takip ede...
Salih Arıkan,
ÇEKMEYECEĞİM.
Değerli arkadaşlar bu dönemde erişilebilirlik...
Şener Mengene
TÜRKİYE’DE DEPREM GERÇEĞİ
Türkiye Deprem Haritası'na göre, ül...
Murat FİDAN
BEŞERİN TELAHUK-U EFKÂR İLE BİNLERCE YILDA GELEBİLDİĞİ TEKNOLOJİK NOKTA, BİR TEK ELEKTRON İLE KARŞILAŞTIRILSA, ÇOK İLKEL BİR SEVİYEDE KALIR...
Aziz dostlar! Şu alttaki resimde aynı hizada ay v...
Murat Gülşan
MURAD-I HAYAL
Öğlen namazı çıkışı Devati hazretlerin...
Zehra Kınalı
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINI YAŞATIRMIŞ (!)
İstanbul sözleşmesi kadını yaşatırmış(!) Oys...
Kahraman Sarı
İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı
İşim gereği  çok gezmem. İşe gidip gel...
Ahmet BEREKET
“AKSAÇLILAR”DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Yüce milletimizin, İslamiyet’le şerefle...
Ergun DUR
YÜREK BURKAN BİR BAYRAM HİKAYESİ
Hikayede kurban kesemeyen bir çocuğun duygu...
Salim Zorba
En aptal çocuk nasıl yetiştirilir? İstediği her şeyi karşılıksız, sorumluluk vermeden elde ederek...
“Eczacılığı kazandım, heyecanla memlekete gi...
İsmail Dinçer
HUZUR
Huzur, nedir huzur? Nasıl hissedilir? Gel kardeş...
İmren DERELİ
AÇAR SANA
Öfke kinden geçer isen Derin aşka d&u...
Prof Dr Şener DİLEK
AYASOFYA HAKKINDA....
1. Ayasofya’nın açılışı manevi bir Mi...
Fatma Bozkurt
BAĞIMLILIKTAN NASIL KURTULUNUR..?
Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstad...
Mustafa ÇEBİ
Bir dolara Papazların Efsunlanmış Müritler
Bundan 4 Yıl Önce Kendilerini 1 Dolara Dü...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Mesut KÖSEOĞLU
Kaybolan Bir Haslet: Diğerkâmlık
Ramazan ayının güzelliklerinden biri olsa ger...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 5
Telifleriniz ilgili sahada yapılan ilmi çalışmalara kaynaklık teşkil ediyor mu? Sizin çalışmalarınız ilmi bir metodolojiyi takip ediyor mu? KAYNA...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(99 Online) 0,31ms