Bugün - 09 Temmuz 2020 Perşembe
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Haber Detayları

Orta Asya’da SSCB Duvarı Vardı, Ortadoğu’da İse Biz “Irkçı” Duvarlar Ördük

Prof.

Kültür Sanat Haberi - 04 Kasım 2019 Pazartesi - 03:29
Prof.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Prof. Dr. Bahattin Akşit ülkemizin önde gelen sosyologlarından olup, kişiliği, hocalığı ve entelektüelliği ile temayüz etmiş kıymetli bilim insanlarındandır. Kendisinden bir dönem yüksek lisans dersi alma şerefine nail olup, dersin hakkını veremediğimden de kendimi acayip mahcup hissettiğim hocamdaki ders anlatma aşkını, sınıftaki performansını resimlerle karikatürize edilen Einstein’e benzetirdim. Yani hocam affetsin lakin ders anlatırken ki tipi de Einstein’e benziyordu (burada hocamın geniş gönlüne sığınarak latife yaptım). Ah hocam nasıl bir lisans okuduğumu bilmeden verdiğiniz kitapları o gün için anlamam hayli zordu siz dersi zevkli hale getiriyordunuz lakin temelimde olan sıkıntı çabalamama yetmiyordu…

Röportajın üzerinden geçen zaman bazı bilgileri eskitmiş olsa da değerli bir entelektüelle sohbet tadında ki bu söyleşiden kıymetli okurlarımızın keyif alacağını ümit ediyorum.

Bir sosyologla ne konuşulur? Ebetteki temeli toplum olan her konu sosyolojiye girer biz de biraz oradan, biraz buradan, biraz Ortadoğu’dan biraz Orta Asya’dan biraz dinden, biraz ilişkilerden konuştuk… Hocama attığım gündelik siyaset toplarını o, taca atmayı tercih etti…

 

Bilal Dursun YILMAZ: Türkiye Cumhuriyeti veya geçmişte Osmanlı devleti olarak; biz Ortadoğu, Orta Asya ve dünyanın geri kalanıyla bilimsel, diplomatik ve stratejik olarak ne kadar ilgilendik? Bu konuda geri kaldıysak neden?

 

Prof. Dr. Bahattin AKŞİT: Bu bence önemli bir soru. Ben bu sorunun diplomatik ve stratejik olarak tümüne cevap veremem ama Sosyal Bilimler olarak ne kadar ilgilendik sorusu benim üzerinde düşündüğüm bir konudur. Benim gözlemlerim Türkiye Sosyal Bilimcilerinin uzun yıllar sadece Türkiye’yi çalıştıklarıdır. Bugün yeni yeni öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız Ortadoğu ve Orta Asya’ya yönelmeye başladı. Hatta Latin Amerika üzerine araştırma yapan araştırmacılarımız bile ortaya çıkmaya başladı. Ben 1968–72 yılları arası yurt dışına gittim. Chicago Üniversitesi’nde sosyoloji masteri ve doktorası yaptım. Aklımda hep Türkiye’deki sorunlar vardı. Doktora tezimi yazmak üzere Anadolu’nun ortalarında bir kentte araştırma yapmak istiyordum. Yozgat mı, Çorum mu olsun derken Çorum’u seçmeye karar verdim. 

Bu araştırmalarınızı yukarıda bahsettiğimiz; mesela Latin Amerika’da ya da Orta Asya’da bir şehir üzerine niçin yapmadınız?

Çorum üzerine yaptığım araştırmalarımda Türkiye açısından nereye vardım, onu tartışırız. Niçin Türkiye dışındaki bir ülkede doktora tez araştırması yapmadığımı anlatmak üzere şunları belirteyim. Birincisi, 1970’lerde Orta Asya’ya gelme imkânım yoktu. Ama mesela Latin Amerika’ya veya Ortadoğu’ya gidebilirdim. Niçin gitmedim?1970’lerde çok fazla Türkiye yönelimliydik. Türkiye’den başka hiçbir yeri gözümüz görmüyordu. 1990’larda Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra durum değişmeye başladı. Ancak o zaman bile Türkiye dışına ve özellikle Orta Asya’ya yönelmek kolay değildi. Bu durumu bir anekdot üzerinden anlatayım. 1989 veya 1990’daydı. Türkiye Siyaset Bilimleri Derneği’nin Eskişehir’de bir kongresi oldu. Bizim ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden birisi Orta Asya üzerine bir sunuş yaptı. Yani burayla yeniden ilgilenmemiz gerektiği, araştırmalar yapmamız gerektiği filan gibi konulara değindi. Eski kuşaktan tanıdığım siyaset bilimcisi bir arkadaş kalkıp “Böyle bir şeyden havf ederim. Çünkü Enver Paşa’nın 20.yüzyılın başlarındaki macerasını ve onun nereye gittiğini, Sarıkamış’ın sonlarını biliyoruz. Bu öylesine macera olur ki Türkiye Cumhuriyeti için Orta Asya’ya doğru yönelmek korkutucudur. Orası üzerine araştırmalar yapmak orayı çalışmak, sosyal bilimler ve siyaset bilimleri açısından bile çekince ile yaklaşılacak bir konudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda stratejiler geliştirmesi yönünde düşünmek bile korkutucudur benim için” dedi. Bizden önceki kuşak Orta Asya ve Ortadoğu konularında çok temkinliydiler, biz de bundan etkilendik.

 

Bugün “Keşke” mi diyorsunuz yoksa o dönemin gereği buydu, bugün böyle yani o günkü şartlarda burayla ilgilenmek stratejik olarak zararlı ya da stratejik bir hata mı olurdu?

 

Bence herhalde “Keşke…” dedirtecek boyutta. O bahsini ettiğimiz kongre bitti. Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden kongreye giden arkadaşlarla birlikte (Prof. Dr. Sencer Ayata,  Prof. Dr. Ayşe Güneş Ayata, Prof. Dr. Feride Acar ve ben) geri dönüyoruz dedim ki: Böyle bir şey olamaz, yani artık bu “havfımızı”, korkumuzu üzerimizden atmamız lazım. Orta Asya, Türk Sosyal Bilimcileri açısından o kadar çok yeni imkân sunuyor ki… Bir Fransız bilim adamını, Alexandre Benningsen’i, 1970–72 arasında bir tarihte Chicago Üniversitesi’nde iken dinlemiştim. Orta Asya’daki Türklük, etnisite, ve İslamiyet üzerine çalışıyordu. Ama Türk Sosyal Bilimcileri çalışmıyordu. Belki de Türkiye de Orta Asya ile siyasal olarak ilgilenildi. Türk milliyetçileri açısından Turan veya Turancılık bağlamında Orta Asya ilgi alanıydı. Ama sosyal bilimciler açısından pek fazla ilgi alanı olmadı.

 

Siyasetçilerin açıkça ilgilenmesi, “Turan” fikri falan belki de sosyal, kültürel, ekonomik vs. açılardan ilgilenmeyi engelledi?

 

Bir korku oluşturuyordu. Aman orası tehlikeli alan diye düşünülüyordu. Gerçi hemen şunu söylemek gerekir; Zeki Velidi Togan bizden önceki kuşaktan olup hayatı boyunca Orta Asya tarihi üzerine çalışmış, araştırmış ve yazmıştır. Başkurt Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olup daha sonra kaçmak durumun­da kalan birisi olarak Orta Asya ile her bakımdan ilgilenmişti. Onun gibi Orta Asya kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bölge ile ilgilendi ancak genel eğilim onları pek fazla dinlemedi, onların yazdıklarını okumadı. Buranın, Orta Asya’nın tarihi, kültürü, edebiyatı hakkında araştırma yapıp yazan başkaları da oldu ancak bir elin parmaklarının sayısını aşamadı sayıları. Kaldı ki bu alanda bir sosyolog olarak yetişirken ben bu isimleri bilmiyordum. Osmanlı tarihi üze­rine ders aldım, Ortadoğu üzerine aldım, Batı bilimi, tarihi, kültürü vs. üzerine dersler aldım. Orta Asya ilgi alanımız dışında kaldı. Ama Orta Asya tarihi üzerine 1989–90’daki duvarın yıkılması ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ilgilenmeye başladık. Ben ODTÜ’de Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürüy­ken Avrasya araştırmaları yüksel lisans programını açtık bu alanda çalışan genç araştırmacılar ile birlikte. Ondan önce de sosyoloji bölümünden benim danış­manı olduğum bir öğrencim, şimdi meslektaşım, Mustafa Şen 1995-96’da sosyoloji doktora tezi araştırması için Kırgızistan ve Kazakistan’a doğru yönel­di. Buradaki Türk girişimciler, onların yatırımları, sorunları, kurumsallaşması konusunda bir araştırma yapmak üzere yola çıktı. Birlikte bir proje yazdık, ODTÜ Araştırma Fonu bu projeyi destekledi ve Mustafa Şen buraya geldi ve hem Kırgızistan hem Kazakistan’da iki ay kaldı. Araştırma yaptı. Buradaki girişimciler ile uzun uzun konuştu, anket yaptı, görüşmeler yaptı. Sonunda çok güzel tez yazdı. Vizyon dergisinin okuyucuları arasında Mustafa’nın konuştuğu girişimlerin olmuş olması kuvvetle muhtemeldir.

 

Tekrar başa dönerek şunu sormak istiyorum evet Orta Asya için geç kaldık. Belki bizi rahatlatacak gerekçelerimiz de vardı peki siz “Bizim yeteri kadar Ortadoğu uzmanımız, Ortadoğu üzerine yapılmış çalışmalarımız da yok” dediniz bunu neye bağlıyorsunuz?

 

Orta Asya açısından geç kalınma, Sovyetler duvarının olması. Sovyetler Birliği ile Batı dünyası bir şekilde ilişkiler oluşturdu. Batı Sovyet dünyasında olup biteni merak ediyordu, bir şekilde “Sovyetoloji” veya “Marksoloji” gibi alanlar kurarak burasını anlamaya çalıştılar. Türkiye’de benzer çalışmaların olup olmadığını ben bilmiyorum. Bir zamanlar Rusça öğrenmeye kalkanların şüpheyle karşılandığını biliyorum.  İlginç bu ama yine de bir kere Batı bilim insanları da Sovyetler Birliğini Ortadoğu’yu çalıştıkları kadar çalışmadılar. Antropologlar, sosyologlar buralara gelip rahat araştırma yapamıyorlardı. Onlar nasıl yapıyorlardı, var olan başka kaynaklardan dolambaçlı yollardan çalışıyorlardı. Sovyetler Birliğinde çalışma yapmak kendini riske atmaktı. Fakat ben bunun tek neden olduğunu düşünmüyorum. Şimdi ise bu röportaj başlamadan önce dediniz ki, Ortadoğu uzmanlarımız çok, Ortadoğu konusunda da uzmanım diyenler çok. Ama gerçekten Ortadoğu’yu çalışan sosyal bilimciler çok az. Burada Sovyetlerin engeli vardı, orada da bizim diktiğimiz duvar vardı. Bizim diktiğimiz duvar ne biliyor musun? Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak dedik ki: Araplar, Ortadoğu, Türkiye’yi arkadan vurdular. Batı ile Emperyalizm ile işbirliği yaptılar.  Onlar güvenilmezler.

 

Bu konu benim de şahsi bir yaram biz neden bugün Araplarla bu kadar mesafeliyiz? En yakın komşularımızla ilgilenmemiz en uzak ülkelere oranla daha az. Bu bence büyük hata  (röportajın yapıldığı dönem Arap baharı henüz ortaya çıkmamıştı).Tarihi ve stratejik konumu itibariyle Ortadoğu politikalarında etkin olmamız gerekirken tam tersi bütün komşu­larımızla yakın zamana kadar ciddi sorunlarımız vardı,  hâlâ da devam ediyor diyebiliriz… Hele “pis Araplar” diye çağırdığımız Arap şeyhleri/prensleri İspanya sahillerinde aveneleriyle yapmış oldukları bir seyahat tatili Türkiye’nin geçmişteki bir yıllık turizm bütçesine denk gelmekteydi ve temiz Avrupalılar “pis(!) Arapları” ülkelerinde ağırlamaktan hiç gocunmadılar, bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

 

Bence ciddî hata yaptık. Siyaset bilimleri kongresinde nasıl Sovyetler Birliğine açılmanın veya eski Sovyetlerin yıkılıp dağılmasıyla birlikte Orta Asya’ya açılmaktan nasıl “havf” ederim demiş isek, Ortadoğu için de daha öncesinde “havf” ettik. Bir kere dediğiniz gibi Arapları aşağı gördük. Araplar konusunda resmen ırkçı görüşlerimiz olduğu düşüncesindeyim. Hakikaten şunu söyleyebilirim; Türkiye’de zenciler veya Afrikalılar insan olarak Amerika’da veya Avrupa’da gördükleri şeyi görmezler. Ama Araplar konusunda öyle değil, Araplar konusunda arkadan vurdular diye bir ideoloji gelişti: Birinci konu: Arkadan vurdular teması. Yemen’de, Irak’ta Osmanlı’nın savaşarak geri çekildiği dönemlerde, 19.yüzyıl sonu 20.yüzyıl başında, Balkanlarda olduğu gibi Batı’nın emperyalizmi oralara giriyor. Osmanlı İmparatorluğunu Oradan söküp çıkarmaya çalışırken işte Araplar da onlarla işbirliği yapıyorlar. Tamam, belki de tarihi bir gerçeklik payı var bu görüşlün. Buna ek olarak ikinci bir çekince konumuz veya duvarımız var: Türkiye Cumhuriyeti laiklik temeli üzerine kurulmuştur ve Ortadoğu’ya hitap eden halifeliğin kaldırılması ve laik bir cumhuriyetin kurulması, bu kurucu fikir Türkiye Cumhuriyeti kimliğinin ayrılmaz bir parçası. Bunu da anlıyorum, doğru bir şey, bu konularda hiçbir çekincem, itirazım yok. Öyle olmalıydı, fakat kimliğimizi oluşturmak, korumak ve onun Ortadoğu kimliği, Arap kimliği, İslam kimliği tarafından eritil­memesi, laik bir Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşması çok önemli. Ama şu da çok önemli, biz o coğrafyadayız ve o tarihin bir parçasıyız, o kültürün bir parçasıyız dolayısıyla bizim 1920’lerden 1930’lardan başlayıp Ortadoğu’nun, her ülkesini, İran’ı, ayrıntıya kadar çalışan bütün bu ülkeleri çalışan bölümlerimiz olmalıydı. Bir ideoloji korkusu var. Acaba Ortadoğu ülkeleri bizi yutar mı? Bizim Türkiye Cumhuriyeti kimliğiyle oluşturulan laik, Batıya açık kimliğimiz geri plana gider mi, tekrar İslamiyet’in önde olduğu ve geçmişin önde olduğu bir kimlik geri gelir ve cumhuriyetçi-laik kimliğimizi baskısı altına alır mı?  Böyle bir korku…

 

Orta Asya’da Türkiye Cumhuriyeti mi, cemaatler mi, yoksa diğer gruplar mı var?

 

Üzerinde çalıştığım bir konu. Dünyanın bütün ülkelerinde TC’ni temsil eden elçilikler var, bu elçiliklerin içinde Din İşleri Müşavirliği var. Bu bütün Avrupa ülkelerinde, Almanya’da, Orta Asya ülkelerinde, Ortadoğu ülkelerinde var. Hakikaten göz kamaştırıcı bir örgütlenme. Biz Kazakistan ve Kırgızistan açısından çalıştık, meslektaşım Mustafa Şen ile ve şunu gördük: Her yıl her iki ülkede de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yoğun çalışmaları var. Türkiye’de görmeye alıştığımız türden camiler yaptırmışız ve buralara imamlar gönde­riyoruz. Bu camilerin bazılarına giderek görüşmeler yaptık. Kırgızistan’da kaç tane var bilmiyorum ama Kazakistan’da sanıyorum 20- 25 civarında imam görevli olarak üç yıllığına Kazakistan’ın değişik bölgelerinde TC Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptırdığı Türk usulü camilerde görev yapıyor. 2. Kitaplar getiriliyor. Türkiye’de satılmış kitapların dergilerin yerel dillere çevrilerek dağıtılması var 3. Bölgenin değişik yerlerinden seçilmiş öğrencilerin Türkiye’ye götürülüp eğitilmesi meselesi var. Burada dinsel alanın kuruluşu daha başından uluslararası etkilenmeyle başlamış. Bugün bölgeye baktığımızda.

 

Prof. Dr. Bahattin AKŞİT

Şubat 1946’da Denizli’de doğdu. İlk ve ota öğrenimini burada yaptı. 1964'de girdiği ODTÜ'de Sosyoloji bölümünü okudu, aynı üniversitenin asistanı olarak 1968'de göreve başladı. Akademik kariyerine Amerika’da Department of Sociology, University of Chicago'da (1971–1975) devam etti. 1985'te Doçent, 1991'de Profesör olarak ODTÜ’de akademik yaşamını sürdürdü. Akşit'in ulusal ve uluslararası birçok yayında makalesi yayınlandı. Ortak ve şahsi olarak birçok esere imza atan Akşit, akademik hayatında çeşitli alanlarda yöneticilik yaptı. 2005–2006 ve 2006–2007 eğitim yılında Kırgızistan- Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü olarak görev yaparken kendisiyle yukarıdaki röportaj yapıldı.

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / EditörSalim ZorbaOkunma Sayısı: 408

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Kültür Sanat Haberleri
Kurutulmuş sebzeler nedir ?
Ahıskalı Alp Atasının İzinde
HAYALLERİ GERÇEK OLDU

HAYALLERİ GERÇEK OLDU
Ünlü oyuncu Ayşegül Atik hayatını kaybetti!
Cahit Zarifoğlu kimdir?
ONLINE KÜLTÜR SANAT
Asrımızın son büyük ozanı anıldı
Diğer Başlıklar

13 ilimizde en yüksek haftalık vaka sayılarına son 1 ay içinde veya yeni ulaşılmaktadır
İstanbul'da Üsküdar sahilinde çekirdek yemek yasaklandı.
Elektrikli araç satışları artıyor petrol ithalatı azalıyor
Pandemi döneminin ilk 6 ayında 80 Ülkeye ihracaat
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'tan Ayasofya açıklaması
Kadın kıyafetiyle kaçmaya çalışırken paralarla yakalandı!
14 büyükbaşın öldüğü mera kapatıld
Dicle Elektrik'ten elektrik borcu ödemelerine ilişkin açıklama
Samsun'da silah kaçakçılığı operasyonu: 24 gözaltı
Adana’da tefecilere operasyon!
Yazarlar
Ergun DUR
1990 VE 2000 NESLİNI KAYBETTIK !...
Ankara, Bağlum’da akşam saatlerinde evden ay...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
MUCİZE HEDEFİNDEKİ TEKNOLOJİNİN DİLİ
GEMİYİ İNSANLIĞA MUCİZE ELİ HEDİYE EDİYOR Nuh Ale...
EYÜPHAN KAYA
Mardin’e Selam Ver Ey Devlet!
Hangi derdimi anlatayım bilemiyorum ama ben bu yaz...
Dr. Vehbi KARA
Faiz En Büyük Günahlardan Bir Tanesidir
İnsanlık alemi yüzyıllardan beri savaş, kan v...
Murat FİDAN
MOLLA SADREDDİN YÜKSEL: “BENİM KADER MEVZUUNDAKİ TEREDDÜTLERİMİ GİDEREN VE İMANIMI TAHKİKİ HALE GETİREN BİR ESERE CANIMI VERSEM UCUZDUR.”
Prof. Dr. Mehmed Coşkunsel, arkadaşı Prof. Dr. Abd...
Şener Mengene
Jeopolitik Kuşatma-Stratejik Savunma
Anadolu Türk tarihinde Karadeniz önemli ...
Mehmet Nuri BİNGÖL
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
Bahar mevsimi malum katarına renk renk, desen dese...
Nejla YAPICI
İBRETLİK, DOKUNAKLI BİR HİKÂYE! OKURKEN GÖZLERİNİZ DOLACAK!
(Allah (cc), Hiçbir Kimseyi Yoklukla İmtiha...
Ravza ZEYBEK
İstanbul Sözleşmesi Huzur Vermedi
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Engin AKYOL
.İNSANLIĞI YEŞERTELİM....
Toplumun bütünlüğünü birl...
Mücahit Güler
Yerli ve Milli 3D Nesli Geliyor!
              &...
Abdulkadir Menek
AYASOFYA
İstanbul’un Fethinin mukaddes bir nişanı D&...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Mümin ÇÖPÜR
Çocuğunuzu evin hükümdarı yapmayın
Her ihtiyacı karşılanan çocuk,  bir s&...
Dr. Levent Bilgi
İTİBAR
İtibar.  Ne de çok özlenen, iste...
Bülent Ertekin
NEDEN BİZ İHTİYACI OLMAYAN İNSANLARA KARŞI CÖMERT OLDUK?
Cömertmiyiz??? Şüpheli...Yardımsevermiy...
MİSAFİR KALEM
GÜNÜMÜZDEN 1960'A TALEBELERİNDEN BEDİÜZZAMAN'A MEKTUP...
Ey Alem-i İslam’a gelen darbeleri önce ...
Salih Arıkan,
SALGIN DÖNEMİNDE ERİŞİLEBİLİRLİK.
Salgın döneminde erişilebilirlik  &cced...
Hasan TÜRKYILMAZ
TİLKİLERİN BOYNUNA GEÇEN KEMENT KURDA İŞLEMEZ:
"Evladım bu ülkede sağcı, solcu; ilerici, ger...
Nesibe TÜKEL
ASLINDA LÂYIK OLDUĞUNUZ HEP KAĞIT BARDAKTIR..."
Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması ...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Mustafa SEYMEN
BEHLÜL DANE’YE “HUŞU” NEDİR
Diye sorarlar: Cevap çok enteresan; Bir ad...
Erol Aydın
SOSYOLOJİK OLARAK SİYASİ KLİŞELER
Klişe, Fransızcadan dilimize geçmiş olsa d...
Handan YILDIRIM
GÖZ YAŞIMDAKİ UMUTLAR....
Ne Güzel Söylenmiş ...Can YÜCEL ......
Ahmet BEREKET
HIZLA BÜYÜYEN VE ÖNLENEMEYEN TEHLİKE. MİSYONERLİK FAALİYETLERİ!
Bundan yaklaşık 6 sene kadar önce yazılı ve g...
Zehra Kınalı
İNSAN OLARAK ÜZÜLÜYORUM. ÇÜNKÜ NE OLURSA OLSUN ÖLEN BİR İNSAN.
Bir haber... DJ'lik yapan 31 yaşındaki sosyal med...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Murat Gülşan
CUMA ADABI
  “Ey iman edenler! Cuma günü...
Mehmet Emin KOÇ
Milli Parasızlık, sadece mutfağı değil, dünyayı yakıyor
Kapitalizmin ve onun revize edilmiş hali olan libe...
Osman KÖSE
PANDEMİ VE ÖDÜL
Yaşasın!! Nihayet bitiyor. Kısıtlı, yasaklı gü...
Salim Zorba
Malcolm X'in Hac sırasında yazdığı mektubu
Hz. İbrahim’in (a.s) ve Hz. Muhammed’i...
Halil Köprücüoğlu
NURLU BİR MÜMİNİN BİR GÜNÜ
Nurlu mümin, Kur’an’ın, Sünn...
Rukiye Aydın
SİNİR KÜPÜ ANNELERE MEKTUP
Selamünaleyküm. Değerli hanımefendi, Al...
Mustafa ÇEBİ
Su içilmesi ve içilmemesi gereken haller
7 HALDE SU İÇİLMEZ : 1 - Banyodan sonra su...
Halil YOLDAŞ
Bayramlaşmayı Başarabilecek miyiz?
Allah Hamd ve Şükürler olsun ki bu koron...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
İmren DERELİ
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER
Gergindi.  Sinirliydi.Öfkesi fırtına ol...
Mahir Adıbeş
Bizim Mahallenin İnsanları: OTO TAMİRCİSİ ELVAN USTA
Bizim mahallenin insanlarından Oto Tamircisi Elvan...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Emine İPEK
ÖZLEDİM...
Yüreğimin en derin yerinde bir ağırlık var.&n...
Mesut KÖSEOĞLU
Kaybolan Bir Haslet: Diğerkâmlık
Ramazan ayının güzelliklerinden biri olsa ger...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Bilal Dursun YILMAZ
Korona’ya mektup
Korona, senin canibinden bana gelen son mektupsun ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Yukarıpınar : “Gençler azmederseniz başarırsınız”
Haber34 efendim sizi kısaca tanıyabilir miyiz İbrahim Yukarıpınar: Tabi ki  Salim bey evvela benimle röportaj yapmak istemeniz beni onurlandırdı &cc...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(194 Online) 0,23ms