Bugün - 23 Ekim 2020 Cuma
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Haber Detayları

İki güzel insana; Hasana ve Mahmut’a mektup

İki kardeşin ortasındaki fotoğraf makinası şuan aktif olarak kullanılıyor. Kaç tarihli olduğunu unuttum ama hayli eski, antika bir parça…

Kültür Sanat Haberi - 03 Eylül 2020 Perşembe - 19:14
İki kardeşin ortasındaki fotoğraf makinası şuan aktif olarak kullanılıyor. Kaç tarihli olduğunu unuttum ama hayli eski, antika bir parça…
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Küçük bir anekdotla başlamak istedim sonu nereye varacağını bilmediğim mektubuma…

İlk gençlik yıllarımda okumuş ya da dinlemiştim bu hikâyeyi gerçek midir, israiliyat[1]tan mıdır bilmiyorum. Mana itibariyle hoşuma gittiğinden ve uzun bir gurbetçilik geçmişim olduğundan gittiğim memleketlere dair bakış açımı ifade etmesi bakımından her daim anlatırım bu hikâyeyi. Hikâye şu: bir zaman bir şeyh (buraya, padişah, öğretmen, yönetici istediğinizi koyabilirsiniz) iki müridine (buraya da asker, öğrenci, eleman gibi şeyleri koyabilirsiniz) İstanbul’a gitmelerini ve orada bir süre geçirip tekrar dönmelerini vazife veriyor. Bu vazifeyi yerine getirecek talebeleri için de uymaları gereken bir şart olduğunu söylüyor. O şart ise şart şudur: şeyhin huzuruna çıkana kadar iki mürit birbirlerini hiç görmeyecekler ve konuşmayacaklar. Müritler İstanbul’a varırlar vazifelerini deruhte eder ve verilen süre içinde de tekrar şeyhin huzuruna ayrı ayrı çıkarlar. İlk çıkan mürit samimi bir muhabbetle, yüksek bir sevinçle İstanbul’dan hahişle bahseder ve derki: “o ne muhteşem bir şehir, o ne güzel bir belde öyle; her yer ilim meclisi, her yer medrese, her yer mescit, her yerde minare; müezzinlerin minarelerden okuduğu Sabâ makamındaki ezanı fecir vakti bir saat boyunca dinlemek insanı mest ediyor. Huşu içinde dinlediğim o ezanlarla sanki kendimi adeta asrısaadetteymişim gibi hissediyordum. Yedi tepeli o şehir beni büyüledi” diyerek İstanbul’u bu şekilde tasvir eder. Sonra diğer mürit gelir şeyhin huzuruna ilk müritte sessizce bir köşe onu dinler. Bu sefer o anlatır İstanbul’u “aman efendim! amaaan! o ne feci bir memleket, her mezbele orada var. Her yer meyhane, her tarafta işret, her tarafta sefahat ve lehviyat had safhaya çıkmış. Lut kavmi de orada Semut kavmi de… Nemrut’ta orada Firavun da… Öylesi bir dalalete öylesi bir sefalete duçar bir memleket görmedim ben” der ve gördüklerini bu şekilde tasvir eder. Şeyh tebessümle dinlediği iki müride birden dönerek şu sözleri söyler: “aynı şeye bakan gözler farklı şeyleri söylüyorsa bakan gözün ardındaki niyette aramak lazımdır hakikati… Kim neyi görmek isterse onu görür.”  Yine bir hadiste rivayet olunur ki efendimiz Hz. Muhammed (sav) arkadaşlarıyla bir köpek laşesinin yanında geçerken herkes çürümüş cesetten çıkan kokuyu duymamak için burunlarını sıkıp, laşeyi görmemek için de uzaktan geçmeye çalışırken efendimiz “ne güzel dişleri var” şeklinde kafatası iskeletini işaret ederek tebessümle köpek cesedine bu şekilde bir iltifatta bulunmuştur. Yine bu manayı ifade eden çok veciz bir sözdür Bediüzzaman’ın “Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.” Evet, kasdedilen manayı ifade eden başka çok hikmetli sözleri, menkıbeleri yazmak mümkündür, lakin ben konuya gireyim.

İzmir’den Tokat’a taşınırken bir kısım tanıdıklarım, yakın çevrem “ya İzmir bırakılır da Tokat’a gidilir mi” şeklinde sözler sarf ediyordu. Geldiğim yerde de yine bir kısım arkadaşlarım” İzmir’den gelen birisi için Tokat çok küçük gelebilir, sıkılırsınız” gibi aynı mana sözleri tekrarlıyorlardı. O yüzden bu hikâyecik ve devamındaki rivayet ve vecizeyle yazıma başladım ki maksadıma matuf olayım… Demek istediğimin anlaşıldığını ümit ederek saadete geçeyim. Hani geçen gün Yüksek Kahve kıraatlerinden söz etmiştim ya işte orada iki güzel insanla, iki kardeşle tanıştım. Gerçekten güzel insanlar. Neden güzel olduklarını onlarla ilgili yazdıklarımı okuyunca siz de hak vereceksiniz. Lakin onları anlatmak bu köşeye, bir yazıya sığar mı o biraz meçhul. Çünkü ben veciz anlatmayı maalesef beceremiyorum... Sözün kıymeti veciz olanda özü ise icazdadır.

Hasan (26) Mahmut (24) kardeşler Tokat’ın en çok bilinen ve en önemli tarihi mekânlarından birisi olan Taşhan’da esnaflar. Esnaf… Bu kelime o gençler için aslında çok itici bir ifade… Elbette itici olan esnaflık değil, bu şekilde bir tarif… Çünkü esnaf ticaretle meşgul, iş erbabı, geçim için, maişet için tedarik mücadelesi veren kişidir. Bu kardeşlerim de iaşelerini temin etmek için kısmen de olsa esnaflık yapıyorlar. Lakin onların asıl mesleği sanat ve zanaat bunu da hissetleri bir sorumluluk bilinciyle yapıyorlar. İşlerine aşk derecesinde sevdalılar. Yaptıkları şeyleri işten öte bir vazife telakki etmişler. Şehrin, bir noktada tarihin hafızasını muhafaza etmeyi birer görev bilmiş adeta birer muhafızlar. Arzularına râm olmak için giriştikleri yolda ümitlerini ve hayallerini yıkan tüm “diğer” insanlara rağmen yollarından dönmemişler. Onlar da akranları gibi “sürü”lerin takip ettiği kolay bir yolu takip edip, “devlete bir kapak attım mı”, “bir yolunu bulup paçayı kurtardım mı gerisi bana ne”  deyip günü gün etmeyi tercih edebilirlerdi. Gençler, yakışıklılar… Lakin onlar zor olana tutkuyla talip bire gönüllü… Neyin gönüllüleri? Medeniyetin… Ortak hafızanın… Hasan ağabey gibilerle, Hasan ve Mahmut gibilerle tarih bilincimiz, millet şuurumuz devam ediyor. Yoksa ne mi olurduk ya beyni iğdiş edilmiş “Mankurt” ya da satılmış birer “Köz-kaman”… Gerçi bu bahsini ettiğim Mankurt ve Köz-kaman’lardan memleketimizde hatırı sayılır bir miktar var ama netice itibariyle az olsa da öz olan yani neşvünema bulanlar değerlidir. On adet tohumun veyahut yirmi adet yumurtanın çoğu çürük çıksa bir kaçı hayattar olsa ebetteki tohumdan ya da yumurtadan gelen zararı fazlasıyla izale eder… …

Evet, ola ki bu yazıyı buraya kadar okuyanlar “geç bunları diyebilirler” lakin ben onların yanına vardığımda Mahmut’un sanatına verdiği değere ve o sanatı yaşatma mücadelesine yakinen tanık oldum. Üstelik bu kardeşler bir sanatı değil, yok olmak üzere olan birkaç sanatı yaşatmak için büyük gayret içinde olduklarına bizzat müşahit oldum.  İşte o sanat ve zanaatlar:  kökboyacılığı, bakır işlemeciliği ve klasik fotoğrafçılık… Fotoğraflar, albümler hepimiz için önemlidir. Evet, şimdiki teknoloji onu da kıymetsizleştirdi lakin yaşı 30’un üstünde olan pek çok insan için eski albümleri karıştırmak, yakınlarının siyah beyaz fotoğraflarına bakıp iç geçirmek, hele kaybettiği yakınlarından kalan son bir kareye yahut ta çocukluğundan elinde olan tek bir surete bakarken dalıp gitmek hepimiz için tarifsiz bir duygudur. Aslında o resimler elimizde kalan son belgelerdir. Onları da kaybettik mi silinir, kopar tarihimizle, geçmişlerimizle olan bağımız.  Bugün elimizde anacığımızdan kalan bir rulo film karesi olsa onu tab ettirecek bir müessese Türkiye’de artık yok. Klasik fotoğrafçılık yani rulo film, karanlık oda, banyo tabirlerinin konuşulduğu bu sanatın icra edildiği Türkiye’de sadece dört mekânın kaldığını onlardan öğrendim. Bu mekânların üçünün nerede olduğunu sormadım lakin birinin Tokat’ta bu kardeşlerin elinde olduğunu gördüm. Adı mı Terakki Foto Evi ilk defa 1921 yılında bir Müslüman tarafından kurulmuş bir müessese. Bu işleri o dönem Türkiye sathında Ermeni ve Rumlar yapıyormuş. İşte bu kardeşler hafızayı diri tutmak, onu korumak için üç kuşatır devam eden bu müesseseyi kendi bünyelerine almışlar. Bol bol düğün, eğlence fotoğrafları çekip, bunları da photoshoplayıp para kazanmak varken onlar, bu işin yerelden evrensele giden tarihini kitaplaştırmak, foto araç ve aparatlarını toplayıp müzeleştirmek gailesi içerisine girmişler.

Osmanlının dört büyük ticaret ve ekonomi merkezinden biri olan (şaşırdınız değil mi ben de şaşırdım) ve bakır işletmeciliğinin Osmanlıdaki önemli merkezlerinden Tokat’ta bugün itibariyle sadece dört bakırcı aktif olarak çalışmaktadır. Tabiiki birisi bu kardeşler. Bu kardeşlerden hariç en genci 65 yaşında olan üç zanaatkâr daha var ve bunlar da maalesef ki yeni nesillerden kimseye el vermek niyetinde değiller. Bakırı işleyip işlevsel bir sanata dönüştürmek hevesli genç de zaten pek yok… Ve ayrıca bu kardeşlerden Hasan kök boyaması üzerine de mastır yapıyor…

Ben, yaşı muhtemelen şuan 80’in üste olduğunu düşündüm zamanında Sovyetlerin önemli bir fotoğraf sanatçı ve yönetmeni olan ve hala üniversitede fotoğrafçılık dersi veren bir hocadan yıllarca bıkkınlık içinde ders olarak aynı şeyleri dinledim. Oysa Mahmut fotoğraf makinalarına âşık, onların izlerini sürmüş, yereldeki ilk fotoğraf sanatçılarının torunlarının torunlarına ulaşmış onlardan bilgiler, belgeler, aparatlar elde etmiş etmeye de devam eden bir gönüllü… Ebetteki son çıkan teknolojiyi de çok yakından takip ediyor. İşte bugün iletişim fakültelerimizde asistan olarak ve geleceğin hocası olarak bu kardeşleri görmek insana bir umut veriyor…

Bu güzel kardeşlerin anlatılacak pek çok meziyeti var lakin yazı yine çok uzadı. Onların henüz kahvesini içmedim dolayısıyla bu mektubu yarım bırakıyorum gerisini başka vakte talik ediyorum…



[1] Yahudi mitolojisi veya İsrail kaynaklı rivayetlerin bütününü kastetmekte kullanılan bir kavramdır. İslam dininde de bazı uyduma olaylar, tarihler için kullanılır.

 
Anahtar Kelimeler:İki, kardeşin, ortasındaki, fotoğraf, makinası, şuan, aktif, olarak, kullanılıyo,
Kaynak / EditörOkunma Sayısı: 155

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Kültür Sanat Haberleri
Karadeniz'in Yalnız Nineleri Profesyonel kategoride finalist oldu
İki güzel insana; Hasana ve Mahmut’a mektup
Üsküp'te Türk Filmleri Haftası başladı

Üsküp'te Türk Filmleri Haftası başladı
INSTAGRAM FİLTRESİ TOFD: KAPAK AVCISI OYUNU YAYINDA
DOĞA SENİ BEKLER'' LİSELİLER ARASI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür…
Cazibe yolu Beyoğlu Kültür Yolu
Diğer Başlıklar

Uz Dr Taşkın Her Derde dermen
Genç sporcular koronavirüse karşı özel kum torbalarıyla çalışıyor
BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ İLE TOFD PLASTİK KAPAK KAMPANYASI PROTOKOLÜNÜ İMZALADI
DR. TOKSOY ‘’BİR GİRİŞİMCİ YARATMAK’’ ADLI KİTABININ GELİRİNİ TOFD E BAĞIŞLADI
Raytheon Avustralya S-100 İHA için “üretim merkezi” planını duyurdu
UV C LAMBALARININ KULLANIMI VE ETKİLERİ
OTOKAR Attığını vuracak
Aliyev: 200 tank, 2 S-300 füze sistemi imha edildi, 33 tank ele geçirildi
ECA Robotics su altı mayın karşı önlemleri için insansız sistemler üretecek
YAZARIMIZ ZEYBEK, TÜGVA KADIN VE AİLE KOORDİNATÖRLÜĞÜ EKİM AYI KONUĞU İDİ.
Yazarlar
Dr. Vehbi KARA
FET֒yü ve Deccali Tanıma Rehberi
Fetullahçı Terör Örgütü...
Bülent Ertekin
POŞETLİK BİR MAKALE(!)
Kelimeler yetmiyor... Ne söylesem...Ne yazsa...
EYÜPHAN KAYA
Genel Merkez Taşra İlişkisini Şeffaflaştırın!
Her nedense hemen hemen tüm siyasi partiler t...
Mesut KÖSEOĞLU
İç Yakan Bir Sual
Hayran olduğum hayatlar geliyor aklıma. Edebiyat, ...
Aydın BENLİ
''BİZ KUSURA BAKIYORUZ''
TÜVTÜRK Araç muayenelerini 10 dak...
Hasan TÜRKYILMAZ
YÖNETİM KURAKLIĞI:
Bir şehri yönetmek;  O şehrin hafızasın...
Dr. Levent Bilgi
Agnostisizm veya Senin Teorin Ne ?
Bir konu üzerinde düşünmektir asl o...
Nejla YAPICI
Ağzında gümüş kaşıkla doğmak!..
“Ağzında gümüş kas&#...
Mücahit Güler
İnsanlığı Mahkum Etmeyelim
Güzelim ülkemde her gün garip olayl...
BEDRİYE ÇAMBEL
MALUM ZİHNİYET İŞ BAŞINDA
Aym üyesinin, darbecilerin kullandığı “...
Engin AKYOL
AĞAÇ SEVGİSİNİ YEŞERTELİM
Doğa sevgisi yediden yetmişe ulaştığı zaman ü...
Kenan DURALİOĞLU
BAZI ÖĞÜTLER:
▪Birinci Öğüt: Her yıl “hac...
Hasan Basri Çabukol
BIR TORBA TOZ ŞEKER"
Bundan 30 yıl kadar önce, Gaziantep’te...
Mustafa SEYMEN
ÖLECEĞİN GÜN İÇİN TELAŞLANMA!
Onca değer verdiğin bedeninin başına neler gelecek...
Ravza ZEYBEK
AĞZIMIZIN TADI YOK ARTIK
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Abdulkadir Menek
SELAHADDİN AKYIL AĞABEY
Bundan beş yıl önce bir İzmir seyahatimizde &...
Gülsen KILINÇER
Yeşilin ormanına, yatayına, dikeyine, her türlüsüne karşı bunlar
Hatay ya da İstanbul, farketmiyor. Bir kitle, yeşi...
Mahir Adıbeş
BESLENME VE GELECEK
Hayvan yeminin çuvalı 110, yonca balyası 30...
Nesibe TÜKEL
ARKADAŞ MI, DOST MU ?
Baba ve oğul konuşuyorlarmış. Babası oğluna sormuş...
İlknur ESKİOĞLU
DEPREM
Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve irade sıfatl...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
İSLAM BİLİM ADAMLARI
 1

İslam bilim adamlarının bug&u...
Zehra Kınalı
ALLAH'IM MERHAMET ET BİZE.
60 yaşındaki kadın genç sevgilisiyle yuvası...
İmren DERELİ
SULTAN OLUR
Hakk yoluna tâlib olan Sözü ö...
Mehmet Nuri BİNGÖL
"TÜRKMENEM..."
- 7 Ekim Türkmen Günü Münasebe...
MİSAFİR KALEM
KAHBE İÇERDE OLUNCA, KAPI KİLİT TUTMAZ..!
AZERBAYCAN GENELKURMAY BAŞKANI Necmettin SADIKOV G...
Gülsen KILINÇER
“Bir İstanbul Balonu” mu?
Ekrem İmamoğlu, başlıktaki hükme muhatap olma...
Rukiye Aydın
NASİBİNDE VARSA ALIRSIN KARINCADAN BİLE DERS...
Derler ya hani "NASİB" Sonra derler " Nasibse gel...
Ülkü Sürmen Saritaş
Bizim kumaşın kalitesi düşük
Kahrolsun Amerika derken kastettiğimiz bu muydu?.....
Kemal YÜCEL
KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
KORONA VİRÜS SALGINI  DÖNEMİNDE&nbs...
Mehmet Emin KOÇ
MA’ŞERİ VİCDAN KÖRELMESİ…
İbn Haldun'un Mukaddime'sini ilk okuduğum yıllar, ...
Resul Hamza Emin
Türkiyede ve Trabzonda Otobüsçülük TRABZON'DA OTOBÜS YAPIMI.
Trabzon’da otobüs yapım merkezi S&uum...
Harun PUNAR
SÖZÜNÜZ YERE DÜŞMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN
Evet SÖZ.... Ya Rahmetten bir damla,Ya da At...
Halil YOLDAŞ
HACI BEKTAŞ’I VELİ’ Yİ TANIMAK
Halil YOLDAŞ Eğitimci Yazar Onüçü...
Emine İPEK
HÜZÜN AYI, EYLÜL...
İşte geldik, sarı yapraklı Eylül ayına. Eyl&u...
Handan YILDIRIM
Çekin elinizi kadınların üstünden. ..
Allah (c.c) buyurdu  Cennet Anaların ayağı al...
Osman KÖSE
30 AĞUSTOS ZAFERİNİN HİKAYESİ
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yıldönü...
Mahmu ERDEM
Bugün 26 Ağustos...
Gece sabaha kavuştuğunda, ayaza kesti Afyon ovası....
Halil Köprücüoğlu
RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİMİZİ GÖRMEK, İSTER MİSİNİZ? (2)
GÜNEŞTE saniyede yaklaşık 564-600 milyon ton ...
Erol Aydın
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN DOĞAYA SAYGI DUYALIM VE KORUYALIM
Doğa canlı yaşamı için vazgeçilmez v...
Mümin ÇÖPÜR
AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ
Dijital dünyada gözlerini hayata a&ccedi...
Bilal Dursun YILMAZ
Hasan Ağabeye mektup/1
Uzun zamandır bu köşede yazmadığımı takip ede...
Salih Arıkan,
ÇEKMEYECEĞİM.
Değerli arkadaşlar bu dönemde erişilebilirlik...
Şener Mengene
TÜRKİYE’DE DEPREM GERÇEĞİ
Türkiye Deprem Haritası'na göre, ül...
Murat FİDAN
BEŞERİN TELAHUK-U EFKÂR İLE BİNLERCE YILDA GELEBİLDİĞİ TEKNOLOJİK NOKTA, BİR TEK ELEKTRON İLE KARŞILAŞTIRILSA, ÇOK İLKEL BİR SEVİYEDE KALIR...
Aziz dostlar! Şu alttaki resimde aynı hizada ay v...
Murat Gülşan
MURAD-I HAYAL
Öğlen namazı çıkışı Devati hazretlerin...
Kahraman Sarı
İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı
İşim gereği  çok gezmem. İşe gidip gel...
Ahmet BEREKET
“AKSAÇLILAR”DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Yüce milletimizin, İslamiyet’le şerefle...
Ergun DUR
YÜREK BURKAN BİR BAYRAM HİKAYESİ
Hikayede kurban kesemeyen bir çocuğun duygu...
Salim Zorba
En aptal çocuk nasıl yetiştirilir? İstediği her şeyi karşılıksız, sorumluluk vermeden elde ederek...
“Eczacılığı kazandım, heyecanla memlekete gi...
İsmail Dinçer
HUZUR
Huzur, nedir huzur? Nasıl hissedilir? Gel kardeş...
Prof Dr Şener DİLEK
AYASOFYA HAKKINDA....
1. Ayasofya’nın açılışı manevi bir Mi...
Fatma Bozkurt
BAĞIMLILIKTAN NASIL KURTULUNUR..?
Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstad...
Mustafa ÇEBİ
Bir dolara Papazların Efsunlanmış Müritler
Bundan 4 Yıl Önce Kendilerini 1 Dolara Dü...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 5
Telifleriniz ilgili sahada yapılan ilmi çalışmalara kaynaklık teşkil ediyor mu? Sizin çalışmalarınız ilmi bir metodolojiyi takip ediyor mu? KAYNA...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(45 Online) 0,30ms