Bugün - 14 Ağustos 2020 Cuma
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Mahir Adıbeş

Mahir Adıbeş - Bizim Mahallenin İnsanları: Berber Bülent

Bizim Mahallenin İnsanları: Berber Bülent
Yazı Tarihi: 20 Temmuz 2020 Pazartesi

Baba Mesleği:

Genellikle öğle oluyor ya, babasının arkasından gidiyor çocuğu. Gözünü açıp o işi görüyor, tercih yapacak yaşa gelmeden alışıyor. Önce oyuncak olarak başlıyor, çırak, kalfa derken usta olup bağlanıp kalıyor.
Kime sorsan kendi mesleğini beğenmez ama sonunda o işi de bırakıp belli yaştan sonra bir başka meslek tutmaz. “Bundan sonra benim elime tornavida, İngiliz anahtarı yakışmaz, beceremem,” diyerek o kadar güzel anlatıyor ki meslekte geçen ömrünü.
Bülent Bayı, bizim mahallenin insanlarından biri. Çiğli Çay Camisinin hemen karşısında berber dükkânı var. Dükkânının özelliği yazılı bir levhası olmaması, “Birkaç defa levha astım yoldan geçen araçlar kırdı,” diyor. Bu mahallede 1977 yılında evin ilk çocuğu olarak doğmuş; iki erkek bir kız olarak üç kardeşler. “Büyük çocuk olmanın iyi tarafı da var kötü tarafı da,” diyor söz arasında. Bülent usta evli on dört yaşında bir kızı var.

Bakın Kim Giriyor İçeri:
Bülent Ustayla dükkânda sohbet ederken babasının elinde eve gidecek mutfak malzemeleri selam verip içeriye girdi. Amca oturdu yanımıza.
“Aslen nerelisiniz?” diye sordum.
“Muhaciriz,” dedi.
“Nereden?”
“Bulgaristan Şumnu’dan 1936’da gelmişiz. Ben Akhisar’da doğmuşum. Şimdi altmış sekiz yaşımdayım. Babam oradan gelirken on üç yaşındaymış. Hiçbir şey hatırlamıyor. Bir daha gitmemiş, biz de gitmedik. Orada akrabamız kalmamış,” diyor.
Alaşehir’e gelip köye yerleşmişler. Baba berberliğe başlayınca çiğliğe dükkân açmak için İzmir’e gelmiş. Burada evlenip kalmış. Eskiden bayramdan bayrama Alaşehir’e gidiyorlarmış. Artık oralarda kimseler kalmadığından uğramaz olmuşlar.
Babası Bülent’i okutmak istemiş. Çocuk okumayı sevmemiş, ortaokul ikinci sınıftan terk etmiş. Babası çok istemesine rağmen okutamamış. Okulu bırakınca götürüp bir tamircinin yanına çırak vermişler…
Bülent Usta burayı şöyle anlatıyor:
“Elbiselerim, elim, ayağım temizdi. Tamircide üzerime yağ damlayınca bu benim moralimi bozdu. O lekeyi çıkarmak için uğraştım. Orası hoşuma gitmedi, ayrıldım. Ertesi günü marangoza çırak verdiler. Birkaç gün oraya devam ettim, toz toprak, orasını da beğenmedim. Babam benim berber olmamı istemiyordu. Mesleğimi severek yapıyorum. Babam o zaman askerlik şubesinde berber olarak çalışıyordu. Sokaklarda gezmeyeyim diye beni yanında götürmeye başladı. Yavaş yavaş makas, ustura elime aldım…”
Çocukluğunda futbol oynuyormuş. “Futbolcu olmak istiyordum,” deyip dalıyor, belli gözünde kalmış. Bir ara Karşıyaka da oynamış, memnun kalmamış. Altay’a geçmiş, oradan memnun kalmış ama Demir Spor da çok daha memnun olduğunu söylüyor. “Babam bütün maçlarımı seyretmeye gelirdi,” diyor.
“Beni berber mesleğini daha iyi öğrenmem için Bayraklı Cumhuriyet Mahallesinde babam arkadaşının yanına çırak verdi. Uzun süre devam ettim elime makas vermediler. Oradan ayrılıp bir müddet babamın yanında çalıştım. Kalfa olmuştum. Bir arkadaşımın dükkânı vardı, onunla çalışmaya başladım ama futbola da devam ediyordum. Antrenmanlar, maçlar haftada üç, dört gün dükkâna gidemiyordum. Arkadaşım sıkışıyordu. Futbolu çok sevmeme, iyi oynamama rağmen aniden bıraktım. Eve gittiğimde futbolu bıraktığımı söylediğimde evdekiler donakaldılar. Bırakabileceğime inanmadılar. Öğlece futbol hayatım bitti.”
“Memnun musun?” diye sordum.
“Futbolu bıraktığım için içimde bir burukluk var. Berberlik mesleğimden memnunum. Severek yapıyorum.”
“Keşke memur olsaydım, dediğin oldu mu?”
“Heveslendiğim tek yönü, her ay ne kadar maaş alacağı belli, bir de tatilleri var. Hane halkıyla gezmelere, tatile gidebiliyorlar. Başka bir şeyine heveslenmedim. Bazen insan izin kullanmak istiyor…”
Berber dükkânının çalışma saati belli değil, nişanı, düğünü, bayramı var. Gerekirse Pazar tatil günü bile çalışmak zorunda kaldıkları oluyormuş. “On gün kapatıp tatile gitsek, bizim berber çok havalandı, diyorlar,” deyip güldü.
“Başka ne diyorlar?”
“Sermayen ne ki bir makas, bir tarak diyerek küçümsüyorlar. Aslında berberlik bir sanat hem de ince sanat. Müşteriyi tanıyacaksın, çok soru sormadan ona yakışan saç şeklini, tıraşını yapacaksın memnun kalmalı…”
“Bir gün buradan geçerken, Bülent usta tıraşım gelmiş mi, diye seslensem ne dersin.” diye sordum.
“Berbere üç numara tıraşlı bir adam, tıraşım gelmiş mi diye sormuş, iki numara yapalım, demiş, derim. Berberin işi tıraş etmek,” deyince güldük.

Berberlikte Eski Deyince:
“Sen daha çok gençsin lakin her meslekte eski, şimdi kıyaslaması yapılır. Sen nasıl anlatırsın bu ayrımı?”
Gülmeye başladı.
“Aslında benim başlamam ile bu gün arasında bile bu önemli bir fark! Şöyle, bizim meslekte de teknoloji çok gelişti. Ben ilk meslek yıllarımda sakal tıraşını ustura ile yapardık. Şimdi ustura kullanan kaldı mı bilmiyorum. Tıraş sırasında kayışla usturayı bilerdik. Her akşam dakikalarca usturayı taşta biler ertesi güne hazır hale getirirdik. Tıraş makinaları elle çalışırdı. Parmak kuvvetine dayalıydı. Benim ilk yaptığım tıraşta yarıda kaldım. Artık parmaklarım hareket etmiyordu. Tıraşı ustam tamamladı. Bu unutamadığım bir hatıra olarak kaldı. Sonraki günlerde makinayı alıp parmaklarımı alıştırdım.”

Hayallerin:
“Evim olsun, dükkânım olsun, arabam olsun, diyordum. Hepsi zamanla oluyormuş.”
Meslek iyi bir meslek, kazancıda fena değil. Yalnız günden güne tükeniyor. Terzilikten sonra berberlerin sonunun geleceğini düşünüyor. Berberlik usta çırak ilişkisiyle öğrenilir. Çırak gelmiyor. Gelen çırakların babası, “Bunu yetiştir adam olsun,” annesi arayıp, “Çocuğuma kıyma” diyormuş. Hem çırak yaz tatilinde üç aylığına yetişmez. Yazın getiriyorlar çırak veriyorlar. Bu çocuk haylazlık yapmasın, burada sahip olunsun diye getiriliyor. Okulların dörder yıllık olmaları ve sürekli olması çıraklığı bitiriyor. Lise bitince çocuğun yaşı geçmiş oluyor. On sekiz yaşından sonra bir kişi çıraklık yapmaz. Çocuğu daha önce yönlendirmek gerekiyor.

Güzel Bir Söz:
İnsan ile uğraşmak zor, herkesin bir huyu var. Berberlik bir sanat dedik ya filim seyrederken bile erkeklerin tıraşına dikkat ediyorum. İnsana yakışanı yapacaksın.
Eskiden bir delikanlı bir kızla buluşmaya gidecekse sinekkaydı tıraş, düzgün bir saçla giderdi. Şimdi hoş olmayan bir şekilde gidiyorlar. Galiba kızlar zevkini kaybetti.
Müşteriler bizi sır saklayıcı olarak bilirler. Koltuğa oturup tıraş bitene kadar anlayanlar var. Evinde olanları, dışarda yaptıklarını, ‘kimseye söyleme’ diyerek bize anlatıyorlar.
Yaptığın işi seviyorsan, tıraşı güzel yaparsın. O zaman ucuz jilet kullanmazsın.

Korona Virüs Yasakları:
Esnafı zor durumda koydu. Çark dönmüyor. Yasak kalkalı neredeyse iki ay oldu bir daha aynı müşteri seviyesine ulaşamadık. Çok kişi tıraş makinası aldı, evde saçını üç numaraya vurduruyor. Çok kişi aynı şeyi yaptığı için sokakta göz alışkanlığı oldu. Şimdi evde tıraş makinası var, artık berbere gitmiyor.
Sokaktaki insanların sakalları uzadı, saçları kısaldı. Yani bizim sanat dediğimiz saç tıraşımız birden bire son buldu. Yeni saç sakal alışkanlığı müşteriyi bizden kaçırdı.

Berberlik Harici Konuşacakların:
“Babam hafta içi hep çalışırdı. Pazar günü ise kahveye giderdi. Hep böyleydi. Benimle hiç beraber olmadı. İçimde ukde olarak kaldı. Ben onun bize yaptığını kızıma yapmadım. Pazar günleri eşimle birlikte kızımı alıp bir yerlere götürürüm, bir parkta dondurma yeriz, deniz kenarında gezeriz, bir yerde çay içeriz, paramız olunca bir öğün yemeyi dışarıda yeriz.”
Berberlerde sosyal hayat bu kadar oluyor. Sabahtan akşama kadar ayakta iş yapan bir meslek, elbet bu insanlar yoruluyorlar.
İçeri müşteri girdi. Bülent Usta, makası, tarağı eline aldı, ben müsaade isteyip yanından ayrıldım.
Berber dükkânında berberlik haricinde çok şey konuşlanır; spor, siyaset, ekonomi, ülke meseleleri gibi ama Berber Bülent yeni nesilden, düşüncesi ailesi.

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 50


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Bizim Mahallenin İnsanları: Berber Bülent
Bizim Mahallenin İnsanları: OTO TAMİRCİSİ ELVAN USTA
BİZİM MAHALLENİN İNSANLARI: BERBER NECATİ
Bizim Mahallenin İnsanları: FIRINCI SELAHATTİN YİĞİT
MİLLETLERİN HAYVAN SEMBOLLERİ
VİRÜS SALGINI VARSA
OZAN ARİF’İN ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ
TÜRKÇE’DE BULUŞUYORUZ
TÜRKÇE’DE BULUŞUYORUZ
Diğer Yazarlar

EVİMİZDEKİ SOSYAL MEDYA TEHLİKESİ
HUZUR
AYASOFYA HAKKINDA....
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca 6 Bach eseri çalar..
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
NE YAPARLARSA YAPSINLAR 2090 YILINA KADAR İSLAMIN ZAHİR VE GALİB İLERLEYİŞİNİ DURDURAMAYACAKLAR İNŞALLAH..
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
YİTİK CENNET, HER BİRİMİZİN GÖNLÜNDE…
LİDER VE LİDERLİK..
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Yazarlar
Ülkü Sürmen Saritaş
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca 6 Bach eseri çalar..
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de b...
Mehmet Nuri BİNGÖL
NUR'UN İKİ KURMAYINDAN BIRİ: Mustafa SUNGUR
“ Sungur Ağabey”i ilk defa, bir vesile...
EYÜPHAN KAYA
Polis Şefi Hayra Mani Oldu!
7 Ağustos Cuma günü Diyarbakır Ulu Camid...
Erol Aydın
HER DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEN ZOR İNSANLAR
         ...
Nesibe TÜKEL
NAMAZ... NAMAZ... NAMAZ.
  "Namazı kıldın mı?" diye sordum! "Kıl kıl ...
Rukiye Aydın
İYİLER HER ZAMAN KAZANIR...!!! KİRACI KADIN.
Bir bayan öğretmen anlatmıştı... “Bir ...
Bülent Ertekin
KARIŞIK İŞLER.
Son bir haftadır özellikle ulusal kanalların ...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
MUCİZE HEDEFİNDEKİ TEKNOLOJİNİN DİLİ
ASANSÖR VE UZAY ASANSÖRÜ Bugü...
MİSAFİR KALEM
EVLİLİKTE MUTLULUK
Dr.Yusuf Özertürk *Evlilikte mutluluğun...
Murat Gülşan
MURAD-I HAYAL
Öğlen namazı çıkışı Devati hazretlerin...
Mustafa SEYMEN
ZALİM DÜNYA
Zalim dünya… Ne zalimler geldi ge&cced...
Nejla YAPICI
HUZUR EVİ
Biz karı koca çalışıyoruz seninle ilgilenem...
Dr. Vehbi KARA
Fuat Sezgin’in Arapçanın Üstünlüğüne Dair Görüşleri
Sosyal medyada son zamanlarda Arapça karşıt...
Mücahit Güler
Ağzımızdan Çıkan Her Söz İmtihanımız, Kırdığımız Her Kalp Odunumuz Olacak…!
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Abdulkadir Menek
DÖRTLÜKLER (12)
HASRET AĞRISI Ruhumun feryatları, ebediyet &ccedi...
Hasan TÜRKYILMAZ
MENFAAT BİR SANDALYEYE BENZER;
Başının üzerine koyarsan, seni alçaltı...
Ravza ZEYBEK
‘Mü'minler Ancak Kardeştirler.’
              &...
Salih Arıkan,
MAZERETİM VAR; ASABİYİM BEN
Mazeretim var... Asabiyim...Olmayayım diyorum...G...
Zehra Kınalı
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINI YAŞATIRMIŞ (!)
İstanbul sözleşmesi kadını yaşatırmış(!) Oys...
Handan YILDIRIM
isyan tıpkı sinema salonundaki bir öksürük sesi gibidir .
 önce bir tane ardından bir tane daha, s...
Aydın BENLİ
EVİMİZDEKİ SOSYAL MEDYA TEHLİKESİ
Kıymetli okurlarım; Sosyal medyanın hayatımıza gir...
Engin AKYOL
Doğa ve çevre sevgisini yeşertelim
Doğa ve çevre sevgisinin yeşermesi iç...
Kahraman Sarı
İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı
İşim gereği  çok gezmem. İşe gidip gel...
Ahmet BEREKET
“AKSAÇLILAR”DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Yüce milletimizin, İslamiyet’le şerefle...
Ergun DUR
YÜREK BURKAN BİR BAYRAM HİKAYESİ
Hikayede kurban kesemeyen bir çocuğun duygu...
Salim Zorba
En aptal çocuk nasıl yetiştirilir? İstediği her şeyi karşılıksız, sorumluluk vermeden elde ederek...
“Eczacılığı kazandım, heyecanla memlekete gi...
Halil YOLDAŞ
AYASOFYA’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Ayasofya “ Bütün dünyada&rdqu...
Dr. Levent Bilgi
Fehmi Koru, Said Nursi ve Susmak
Tolstoy’un günlüklerine bayılırım....
Osman KÖSE
KOVİD-19 VE AŞI ÇALIŞMALARI
Kovid-19’la mücadelede, aşı çalı...
İsmail Dinçer
HUZUR
Huzur, nedir huzur? Nasıl hissedilir? Gel kardeş...
Şener Mengene
Yıldırım Harekatı
Kaplan Pençesi-Kartal Pençesi Hareka...
İmren DERELİ
AÇAR SANA
Öfke kinden geçer isen Derin aşka d&u...
Murat FİDAN
NE YAPARLARSA YAPSINLAR 2090 YILINA KADAR İSLAMIN ZAHİR VE GALİB İLERLEYİŞİNİ DURDURAMAYACAKLAR İNŞALLAH..
Allah’ın ilmi, ezelden ebede kadar olmuş ve ...
Prof Dr Şener DİLEK
AYASOFYA HAKKINDA....
1. Ayasofya’nın açılışı manevi bir Mi...
Fatma Bozkurt
BAĞIMLILIKTAN NASIL KURTULUNUR..?
Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstad...
Mahir Adıbeş
Bizim Mahallenin İnsanları: Berber Bülent
Baba Mesleği: Genellikle öğle oluyor ya, bab...
Resul Hamza Emin
SÜLEYMAN DEMİREL ANIT MEZARI
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in İslam ...
Mehmet Emin KOÇ
YİTİK CENNET, HER BİRİMİZİN GÖNLÜNDE…
Gönüllerimiz ve medeniyetimiz üzeri...
Mustafa ÇEBİ
Bir dolara Papazların Efsunlanmış Müritler
Bundan 4 Yıl Önce Kendilerini 1 Dolara Dü...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Mümin ÇÖPÜR
Çocuğunuzu evin hükümdarı yapmayın
Her ihtiyacı karşılanan çocuk,  bir s&...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Halil Köprücüoğlu
NURLU BİR MÜMİNİN BİR GÜNÜ
Nurlu mümin, Kur’an’ın, Sünn...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Emine İPEK
ÖZLEDİM...
Yüreğimin en derin yerinde bir ağırlık var.&n...
Mesut KÖSEOĞLU
Kaybolan Bir Haslet: Diğerkâmlık
Ramazan ayının güzelliklerinden biri olsa ger...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Bilal Dursun YILMAZ
Korona’ya mektup
Korona, senin canibinden bana gelen son mektupsun ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür…
Oysa kıymet ve ehemmiyet ondan hâsıl olan faydaya göre tezayüt eder. Mesela çok küçük bir hastalığın keşif ve tedavisind...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(102 Online) 0,97ms