Bugün - 14 Kasım 2019 Perşembe
İstanbul 25°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Halil Köprücüoğlu

Halil Köprücüoğlu - MÜTHİŞ DEFİLE ve  HARİKA SEMPOZYUM

MÜTHİŞ DEFİLE ve HARİKA SEMPOZYUM
Yazı Tarihi: 02 Temmuz 2019 Salı

Sipil Dağındaki
Kâinat Sempozyumuna, Canlılar Defilesine Katılmalıydınız.......
Bir zaman önce önüme hissiyatıma örtüşen şu satırlar düşeverdi:
Hiç “kimse” yok “kimsesiz”
Herkesin var bir “kimsesi”
Ben bugün “kimsesiz”kaldım
Ey kimsesizler “Kimsesi”
Eskiler, zaman zaman dağlarda mağaralara çekilir, kendi iç dünyalarına rahatlıkla sirayet ederlermiş. Peygamberim ASM’ın Hira günleri hiç unutulmaz. Üstadım Bediüzzaman’ın tevahhuş, bunalım denebilecek zamanlarda mağaralara kapanmak istemesi de beni hep etkilerdi. Benim için çok iyi bir rehber, örnek olmuş M.Fırıncı abimin de Nurtaşı’ndaki odasına, o belki de sahibinin taşıdığı manevi yükten çökmüş yatağına sığınması, saatlerce, bazen günlerce namaz dışında dışarı çıkmaması, mizacıma, halime uyar, beni çok düşündürür, tesir ederdi. Bende de bu kapanışlar, halden kaçışlar, içime dönüşler hep oldu, geldi!
Son yıllarda acz ve cehlimden olacak ki ruhum
“Bu terazi bu sıkleti çekmez...!” diye bağırıyor. Hadisat, insanların, devletlerin hali, iman davasında beraber olmaktan şeref duyduğum dostlarımın bile bu kadar farklı tezahürlerle hâle yansımaları beni ezdi, dizlerimin üstüne çöktürdü.
“Hadisat ziyadeleştikçe Nurların gözüyle bakmak...” tavsiyesine uyup, çoktandır medet arardım. Zaman zaman ayni kaynaklardan beslenen; fırtınalara, tehlikelere kapalı limanlar mahiyetindeki ağabeylerime de sığınıp huzur, şifa, hakikat aradım.
Şehirden, Ramazanı da vesile ederek “eneyi kabul etmeyen, edemeyen dağlardan birisi olduğunu sandığım Sipil dağının üstlerinde, bin metrelik bir rakımındaki mağara hükmünde bir dağ evine o şaşkın ene’m ile beraber sığındım. Daha ilk gecelerde Kamer haşmetiyle tam karşımızdan, ondördündeki, başkasından alsa da, bütün halkası ışıkla, nurla dolu olarak, şevkle etrafı neredeyse gündüz gibi aydınlatarak ortaya çıktı. . Adeta bana bağırıyordu. “Benim gibi milyarlarca taş ve ateş parçası cirimleri bir semavi denizde kaptansız, dümensiz, frensiz olarak müthiş bir nizamla, yakıtları bitmezcesine, çok yüksek hızlarda çarptırmadan çeviren bir Güçlü Zat varken, neden ümitsizmiş gibi boynunu büküyorsun!” deyiverdi...Ruhumu ve aklımı aydınlatıverdi. Birileri içimi okuyor gibi irkildim, etrafa göz attım. Bütün kainat bir Sempozyum Tebliğcileri gibi manayı harfleriyle avaz avaz ve hikmetle bağırıyorlardı!
Dağlar, “Bugün, otuz-otuz beş santigrat derecenin çok üstünde sıcaklıkta Manisa yanarken, bizim üstümüzdeki serinlik, sana soba yaktıran gece ayazı, ne kadar kıymetli dedirtmedi mi. Bizi yaradana fikren taşımadı mı seni! Bugün Beşpınar çeşmelerinden aldığın o soğuk suların binlerce km. Uzaklardan, belki taaa Atlas Okyanusundan bulutlaşarak, havaya binip gelen, deniz sularını, içimizden süzerek bu kaynak sularının zengin mineralleriyle size takdim edişimizi de anlayamadın mı?” diye kızgın ve gücenmişçesine haykırdı.
Etrafımdaki binlerce çam ağacı adeta birer vazifedar canlı fabrikalara dönüştü! “Bizler sizin ve hayvanların artıklarınız olan Karbondioksiti havanızdan temizlerken, o zehirli maddeden size oksijen üretirken de Merhametli Rabbimizi hala idrak edemediniz mi?” deyince utandım.
Bunları biz okumuştuk, ama neden böyle anlayamadım diye düşünürken
“Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim” diyen Sultanlar Sultanının mesajı adeta kâinat sayfasının her tarafında yazıldı!
Sabahın ilk ışıklarında Kiraz ağaşları mikrofonlarını ellerine almıştı:” Sizin panel dediğiniz bu yapraklarımızla, klorofil diye bize lütfedilen cihazlarla, kimsenin henüz başaramadığı o karmaşık Fotosentezi bizim yaptığımızı mı sanıyorsunuz? Oksijene kavuşmanız yanında, besinlerle beslenmenizin sebebi, bizim gibi aciz cahiller mi sandınız? Saplarımızdaki idrar söktürücülüğün Şafi-i Hakiki dışında birilerinden mi kaynaklandığını sandınız. O renkler, o tadlar, mineral ve vitaminleri biz yapabilir miyiz? İlimleriniz de bunu haykırır iken, bu Kudret, İlim, İrade sahibinin huzurunda bu karamsarlık neden? Utanman lazım! Ümitsizlik İslam’da küfür derler! Bunu da mı duymadın? O Zatın kudreti her derde deva olurken, sen gündüzü gece yapmışsın!” diye bana acıyarak, ikaz ettiler...
Kayısı, Armut, Ceviz ağaçları da onların arkasında bu manaları alkışlayarak adeta tekrar ettiler. Mahcubiyetimi kat kat artırdılar. Rüzgarla sallanan dalları, yaprakları, dile gelen eşcârın, jest ve mimikleri gibi göründü bana!
Zaman zaman kıyafet defileleri seyreder, çok garip kıyafetleriyle geçen mankenlere güler, açık saçıklıkla vücutlarını da sergilemerine kızıp başka kanallara geçerdim.
Fakat ağaçların altında çok daha kapsamlı, şaşaalı bir defilenin yapıldığını adeta kalp gözüyle, imanım ve iz’anımla müşahede etmeye başladım. Bazen geceleri teleskopumla uzaklara nazar ederken şimdi de yakınlarımdaki bitki ve böceklerin resmi geçidi gibi tahayyül ettim, öyle gördüm. Onların pek çok çeşidinin, mucizâne hallerini, Yaradanlarına arz ederek geçişleri, beni tamamen ayrı bir boyuta taşıdı. Çanım Peygamberim Muhammed ASM’a bütün mahlukatın serfuru etmesi misüllü, onunla mukayese edilemeyecek kadar olmasa da, size göre çok zayıf olsa da, inanın kalp gözü beni cennetlere uzandırdı. Perdeler çok inceldi. O gelinlikler, o çok nakışlı sanatın zirvesinde elbiseler, abiyeler, meyve çiçeklerinin yere düşmüş parçaları arasında yürüyen eşsiz mankenler halindeki bitkilere aşık olurcasına başka bir nezih âleme taşıdılar beni.
Papatyalar değişik gruplar halinde raks ederken, ismini bilmediğim Afrikalılar gibi Hacda Şeytan taşlamaktan dönerken ritimli yürüyüp ilahiler, telbiyeler söylüyor gibi hissettim onları. İşte şu pembelere bürünmüş merasim koyafetindeki grup bana yeminle sanki el sallıyor. “Memleketin Kula’da bizim ayni kıyafetteki akrabalarımızı hatırladın mı” dercesine, “ayni ustanın eseri olduklarını” lisan-ı halleriyle haykırdılar.
Kimisi bizim Hacda ayıp olur diye kaçındığımız, başlarını kazımış, kına sürmüşler, rüzgara ayak uydurup zikrediyorlar, hiç de telaş, ümitsizlik emaresi göstermeden, Güneşe “ya nâri kûnî berden ve selâmen” âyetını okuyorlardı!
Çoğunun yağmursuz uzun zaman geçirmeleri, kendini buraların sahibi sananın(!) çevreyi sürmemesi, çapalamaması sebebiyle toprağa girmekte zorlanmış “fe gul nadrip, bî âsâkel hacer...” âyâtıyle Halıklarınden yol açmasını talep için, zikre devam ediyor, havanın rutubeti bile, Fotosentez maharetinin anında lütfuyla, biraz cılız olarak da olsa, şen şakrak bu defilede yerlerini alıyorlardı.
Kimisi, insanın dünyaya teşrifi sırasından beri 35.000 senedir tohum üretip, paraşütü insandan önce icad etmiş! Nesillerini her tarafta devam ettirmesi, oralardaki canlılarında beslenmesi için tohumlarını ilginç tüycüklü paraşütlerle rüzgara bindirmiş, sevkiyat yaparak çalışıyorlardı.
Defiledeki böcek, bitki vb. İsimlerle ünlenen, asla müstehcenliğe cüret etmeyen mucizevî mankenlerin yanlarına dürbünümü ters çevirerek ve büyüteçlerimle yaklaştım. Yapraklara, çiçeklere,tohumlara, anten ve duyargalarla kanatlara, sinek ve arılara, iğnelere, havaya binişlerine, kanat çırpışlarındaki maharetlerine....kalp ve aklımla nazar ederken, kendimi tutamadım, Rablerinin, hepimizin Rabbinin İlmi, Kudreti, İradesi, Hikmeti, Mezeyyin, Musavvir oluşunun farklı bir tezahürü ile bu mankenleri ellerimle, inciltmeden sevmeye başladım. Yarım asırdır okuduğum, dinlediğim, anlattığım, yazdığım bütün Esma birikimimi bu defilede ihtiyarım dışında mütalaa ettim. Kimseyi sıkmak istemem. Kısa anlatmak gerektiğinden kendimi frenliyorum....
Bunları görecek göz, hakikatlerini anlayacak ruh, beyin, kalp verdiği için; 124.000 Peygamber göndererek bize anlattırdığı için, bilhassa Heygamberim ASM’ı Rehberi Ekmel olarak bize lütfettiği için, bize O’na ulaşmada aracı olduğu için de Mevlana, İ.Gazali, İ.Rabbani ve Bediüzzaman’a bin teşekkür ettim. Hıçkırıklarım, göz yaşlarımla karıştı. Ulaştığım zevki anlatamam. Bütün bunların Ustasını, Halıkını binbir esmasıyla tanımak,, O’nun ilmini, kudretini adeta bizzat görürcesine idrak etmek, beni öyle bir imana taşıdı ki küre-i arz bomba olup patlasaydı, tüylerim ürpermeyecekti.
Kalp ve ruhumun müşahedâtına dilim ancak bu kadar tercüman oluyor. Hem Rabbimle aramdaki bu hissiyatın raha gazla ifadesi adaba da uygun değil. İnşallah bütün okuyucularımız, bundan daha ince hissiyatlarıyla, cennet gibi Manisa’mızın tabiatında yüksek tefekkürlerle, âli lezzetlere ulaşırlar. Bütün dertlerden uzaklaşıp, rahatlarlar. Bu müthiş sanatkârın güç ve ilmiyle teneffüs ederler.
Her gününüzün saadet ve bereketle geçmesini dilerim.

Halil KÖPRUCÜOĞLU

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 95


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

TANRI (!) VAR MI, YOK MU (2)
TANRI (!) VAR MI, YOK MU ?
SEN ÇOKTAN BÜYÜMÜŞSÜN
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (2)
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (1)
EKİP ZAMANI ve ŞURANIN ÖNEMİ (2)
BİZLER DE BÖYLE MİYİZ?
EKİP ZAMANI ve ŞURANIN ÖNEMİ (1)
KURBAN VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 2
KURBAN VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ! (1)
İnsanca yaşamak - 2
İNSANCA YAŞAMAK - 1
ZAMANIMIZDAKİ ERGENLİK
BiZLER DE BÖYLE MiYiZ?
MÜTHİŞ DEFİLE ve HARİKA SEMPOZYUM
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-C-
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-2
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-1
HAKLI GURURUN ÖNEMİ VE SEVİYESİ!
RAMAZAN AYI: MUHTAÇLIĞIMIZIN FARKINA YOĞUN ŞEKİLDE VARMAMIZI SAĞLAMASIDIR.
KULLUĞUMUZU İDRAK ETTİREN ORUÇ (2)
NEDEN ORUÇ, NEDEN AÇLIK...(1)
ARKADAŞ ARIYORUM.
AH HİSLER, BİZİ YAKAN HİSLER, AH! AH!
Diğer Yazarlar

GERÇEK PAS TUTAR AMA YOK OLMAZ; (Kırgızistan Atasözü)
YÜRÜ!!! YÜRÜ BE YİĞİDİM!!! YÜRÜ Kİ, DÜNYA ADAM GÖRSÜN.
4 gollü ŞOV
ŞEYTANIN ARACI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
4×4 TRABZONSPOR
KÖTÜLERİ YALNIZ BIRAKMAYIN. BİR TEKMEDE SİZ VURMAYIN!
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
GÖNÜLLÜMÜZ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
Yazarlar
Rukiye Aydın
KINALI KIZ TÜFEĞİ…
  Kınalı kız tüfeği mi olur? demeyin.Ol...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Bülent Ertekin
FETÖ İLE YAPILAN MÜCADELEYİ SEKTEYE UĞRATMAYIN.
Tüm ulusal tv kanalları... ATVSTARSHOWHABERT...
EYÜPHAN KAYA
Ruhu Kürt, Yaşam Dili Türk Olmak
Sevgili dostlar, 28 Avrupa Ülkesi kendileriyl...
Nesibe TÜKEL
ÇOCUK ASKER.
Bu vatan; yaşı, cinsi, dili, ırkı, etnik köke...
Aydan KURT
AMATÖR RUHLU, PROFESYONEL STK. İZKAB
  Dernekçilik nedir bilmeden emek ver...
Mehmet Nuri BİNGÖL
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
      Arada bir “al...
Erol Aydın
KÜÇÜK GÖRÜMCE, ASLINDA KÜÇÜK DE DEĞİL!
         ...
Dr. Levent Bilgi
TENKİT, MUHALEFET VEYA İKTİDARLARIN KÖRLEŞMESİ
1. Aynı hayat görüşünü ve aynı...
Abdulkadir Menek
HAYAT DERSLERİ (20)
İslamiyet; selamet, huzur, sükûnet ve t...
Halil YOLDAŞ
KÖTÜLERİ YALNIZ BIRAKMAYIN. BİR TEKMEDE SİZ VURMAYIN!
Milletleri ayakta tutan onları sürekli kılan ...
Ravza ZEYBEK
HER ÇOCUK ÖZELDİR
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&hell...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
ASRIN DERDİ İLE DERTLENEN ADAM (Vefatının sene-i devriyesi vesilesiyle) BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ 37
Milletinin İstiklali İçin Çalışmıştı...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
GELECEK ENDİŞESİ VE BÜYÜK FİNAL SINAVI
Öğrenciler tarafından sınavlar, bir öl&u...
Halil Köprücüoğlu
TANRI (!) VAR MI, YOK MU (2)
Sayın Özkök ve Dan Brown’la, sohbe...
Şener Mengene
Deprem Afet ve Acil Durum Hazırlıkları
Deprem riski yüksek bir coğrafya da yaşamakta...
Hasan TÜRKYILMAZ
GERÇEK PAS TUTAR AMA YOK OLMAZ; (Kırgızistan Atasözü)
  Her hatayı kendin işleme!İnsanın ve toplum...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 1
Sayılar her kültürde ve dilde olduğu gib...
Salih Arıkan,
GÖNÜLLÜMÜZ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Türkiye Beyazay Derneği İzmir şubesi olarak &...
İbrahim Balcıoğlu
Böyle Demokrasi Olur mu?
Geçtiğimiz günlerde yapılan TÜRMO...
Mücahit Güler
ŞEYTANIN ARACI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
Bizlere kul olma şerefini veren Allah’a hamd...
Emine BİLGE
YÜRÜ!!! YÜRÜ BE YİĞİDİM!!! YÜRÜ Kİ, DÜNYA ADAM GÖRSÜN.
Yürü... Yürü ki; dünya s...
Ergun DUR
O BİR LİDER.. ALİYA İZZETBEGOVİÇ
Hayat, İnanan ve Salih Ameller işleyenler dışında ...
Bilal Dursun YILMAZ
Kürt katliamı mı?
Allah’ım aklıma mukayyet ol! İnsan ne diyec...
Zehra Kınalı
KAFİRLER TOPLULUĞUNA KARŞI BİZE YARDIM ET. (Bakara Suresi, 250)
"Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımı...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
ÖMER ÖZCAN
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
Ziya Nur Aksun’u 9. vefat yıl dönü...
Handan YILDIRIM
Toplum ve Devletler Kadınların gücü ile yükselir.
Kadına değer veren Devlet ve Toplumlar geleceğe g&...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Ahmet BEREKET
BU ZİHNİYETLE Mİ FETÖ İLE MÜCADELE EDECEKSİNİZ?
15 Temmuz hain darbe girişiminden önce, FET&O...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Murat Gülşan
BELEDİYE OTOBÜSÜ DERSHANESİ-3
Yazın Bunaltıcı sıcaklarında işim icabı Çan...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
DEPREMİN AYAK SESLERİ…
-Zeynel Bey öncelikle sizi tanımak isteriz ? -Jeofizik mühendisiyim, evliyim ve 7 yaşında Erdem Hüseyin adında bir oğlum var. Eşimin de destekle...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(49 Online) 0,27ms