Bugün - 21 Temmuz 2019 Pazar
İstanbul 29°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz - Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!

Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
Yazı Tarihi: 08 Temmuz 2019 Pazartesi

İnsan eski tabirle “me’luf ve malûm”dan hareket eder; iki kelimelik bir müdahale  ile bugüne aktaracak olursak: İnsan, alışık olduğu ile bildiğinden hareket eder... Hırsız, bütün âlemi hırsız; nâmussuz bütün insanları nâmussuz sanır. İnsanı faziletlerinden tecrid ederseniz, parçalayan bir canavar olmakla iktifa etmez, aynı zamanda edebsiz bir şeytan olur.

Dinî, ahlâkî, örfî ve târihî bütün değerleri Batılılaşma sarası geçirenlerce tahrib edilen insânımızın içinde bulunduğu ruh hâlinin, herkesi kendisi gibi alçak bilen deninin ruh hâline bürünmüş olması niçin şaşırtıcı olsun? Hayır, şaşırmıyorum... Fıtrî bir meyil, fıtrî bir zaaf bu: Kişi, herkesi kendisi gibi bilir...

Türkçe’nin bütün imkânlarını kullanarak ve avazımın çıktığı kadarıyla ırkçılığın gayr-i insanî, ahmakça, aptalca içtimâî bir hastalık olduğunu haykırıyorum... Kürt ırkçılığı kadar Türk, Arap, Laz, Çerkez ve diğerlerinin ırkçılığının da budalalık olduğunu, değil Türkiye gibi çok kavimli bir ülkede, dünyânın herhangi bir yerinde, tek bir kavmin hâkim olduğu topraklarda yapılacak bir ırkçılığın bile tehlikeli, sirâyet edebilen bir taun istidadı taşıdığını söylüyorum; adam katmerli bir ırkçılıkla dönüp bu satırların sahibini ırkçılıkla ittiham ediyor. Hastalık ve şuursuzluğun bu had safhasına memleketi mahkûm eden, asırlık Ankara ırkçılığıdır. Hangi pırıltılı mefhumun arkasından sahneye buyur ederseniz ediniz, milliyetçiliğin her türlüsü kalbinde öldürücü bir ırkçılık nüvesi taşır ve bu çekirdek her fırsatta zehirli sarmaşıklar gibi boy atar, atabilir.

Irkçılığın insanî, dinî, aklî ve içtimaî hiçbir sağlam delile müstenid olmadığına dair kaç makale yazdığımı hatırlamıyorum, bu yazıda oraya dönmeden son oyunu bir daha akıl ve vicdanınızın takdirlerine arzetmek istiyorum.

Derler ki, “Eşek, aynı çamurda iki sefer düşmez!”  Milletimizi eşşekoğlu eşşek zannedenler, bir asırdır aynı çamurda debelenmemiz ve defalarca düşmemiz için oyun üstüne oyun, tertib üzerine tertib sahneliyorlar. Önce “Bir Türk cihâna bedeldir!” hezeyânı ile Türklere ırkçılık zehrini şırınga edip baştan çıkarttılar. Yetmedi, meş’um ırkçılık saikasıyla, “Kürt yoktur!” deyip Kürtlerde karşı bir ırkçılığın uyanmasını temin ettiler. Irkçılığın en bâriz vasfı, kendisini üstün kavim görmesi; geride kalan bütün insanlığı ise ikinci üçüncü sıralarda köle vehmetmesidir. Başkalarının mükellefiyeti kendisine kölelik yapmaktır, hizmetkâr olmaktır. Hizmetlerine mukabil yaşamalarına müsaade edilmesi, kölenin hakkı değil; ırkçı efendinin âlîcenâblığıdır, lütfudur.

Türkler ile Kürtlerin müşterek vasfı bir değil, bir çok: Bir kere aynı dine mensublar,  Müslmümanlar;  sonra bin yıllık ortak bir târihe sahibler ve Osmanlı’nın kalbi mesabesindeler... Bu müştereklerin tahkim ettiği birlikte yaşama irâdesinin kendiliğinden sarsılmayacağını anlayan eski düşman, şimdilerde güyâ dost Batılı hasımlarının yapabileceği tek şey kalmıştır: Bölmek...

Savaş meydanlarında elde edemedikleri zâfere götürecek olan taktik, aralarına ırkçılık illeti ile fitne verip, birlikte yaşamalararını imkânsızlaştırmaktır. Evet, her geçen gün Türkler ile Kürtlerin birlikte yaşama irâdesi de, imkânı da kan kaybediyor. Bu elim neticeyi elde etmek için kullanılan yegâne tezgâh: Irkçılık... En kaba, en deni şekliyle ahmakça bir ırkçılık.

Bulanık dâvâsını Samsun’a almak, kasıttan kaynaklanmıyorsa, tehlikeli idâri bir yanlışlıktı. Hâinlik yapmak kastıyla hareket edilmiş olsa, bu kadarı yapılabilirdi. İlk duruşmada Ahmed Türk’ün burnunu kırdırtmak, hıyanettir. Bu hıyanete Ladik’te iki polisi katletmekle cevap vermek ise, katmerli hıyanet... Bütün bu tertipler kimin eseri olursa olsun, elde edilmek istenen netice aynıdır: Türkler ile Kürtleri birbirine düşürüp, birlikte yaşama irâdelerini kırmak ve Türkiye’yi bölmek. Ve hazîndir ki Türkler ile Kürtleri bu noktada ahmak vehmedenler mesafe alıyor. Evet Türkler ile Kürtklerin ırkçılıkla ahmaklaştırılan kısmının tutuştukları kavganın umuma sirâyet etmesinden endişe duyuyorum. Bu endişe, anlatılamayacak ve anlaşılamayacak gibi de değil, vaziyet ortada, görmek isteyen herkesin görebileceği bedâhette.

Bu tehlikeli gidişatı durduracak tedbirleri almak, bu memlekette yaşayan haysiyetli her insanın nâmus borcudur. Hareket noktası, ırkçılığın her türlüsünü tel’in ile amme vicdanında mahkûm etmek, Türk-Kürt ırkçılığı kokan telkin ve teşviklere sed teşkil edecek bir seferberlik başlatmaktır. Sonra, Türkler ile Kürtlerin en büyük müştereği olan İslâmiyeti öcü gibi görmekten vaz geçip, hayatlanmasına çalışmaktır. Bir asır önce milletin ana değerlerine düşman bir yola girilmiş olmasını hakikat-ı mutlak vehmedip vaz geçilmez bir tabu hâline getirmek; milletin hukuk, haysiyet ve geleceğini düşmanlarına peşkeş çekmektir. Bir kaç kandırılmış budala ve hâinin dinî gericilik olarak vasıflandırmalarına devlet teminatı getirmek ve bir asır muhafazasına çalışmak, âleme maskara olmaktır. Milleti rezil ettiniz, artık yeter!

Netice-i kelâm: Türkler ile Kürtleri bir arada yaşatacak olan aslî ve birinci âmil dindir. Sonra, bin yıllık müşterek târihleri ve bu müşterek târihten devşirdikleri ortak değerleridir. Bu topraklarda ırkçılık yapmak, cünûndur... Deli olmayanlar için hüküm daha ağırdır: Hıyanet... Evet, bu topraklarda ırkçılık yapmak için ya deli olmak, ya da hâin olmak gerekir. Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
Milliyetçilik diye size yuturulan şey, ırkçılığın maskeli halidir; arkasında aynı habis ruhu saklar: Irkçılığı...

Allah, bu memlekette yaşayanlara iman, iz’an ve insaf versin... Irkçılık yapanları da Kahhar ismiyle kahretsin, zirâ ıslâh kabiliyetlerini kaybetmiş görünüyorlar.

Hüseyin YILMAZ

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 38


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
İÇİMDEKİ ÇOCUK !
27 MAYIS DARBESİ, ALÇAKÇA BİR CİNAYET!
BİR KAHRAMAN DAHA EBEDİYETE GÖÇTÜ.
ALİ GÖLLÜ DEĞİL. "GÜLLÜ"
Bir Toplantı: İttihad-ı İslam ve Şûra
RABİA VATAN ÖLDÜ MÜ? ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?
VAZİYET-İ ÂLEM!
AK PARTİ NE YAPTI? NE YAPMALI?
AK PARTİ ’'YE BİR DERS VERSEK Mİ?
DÜŞÜNCE HAYATIM
KÜÇÜK ŞEYLER ”İN KÜÇÜK ADAMININ İSLÂM DÜŞMANLIĞI!
KORUMA KANUNU MU, ŞUUR İĞDİŞİ Mİ?
Diğer Yazarlar

NASIL BİR EĞİTİM?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
Lâmı-cimi yok
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
Mutluluktan keyif aldınız mı ?
BİR MİLAT OLARAK 15 TEMMUZ
ALLAH'A MEKTUP YAZAN DELİ !
SOSYAL KÜLTÜREL YARDIM VE DAYANIŞMANIN YENİDEN HAYAT BULDUĞU STK 'LAR
PÜRÜZSÜZ
Yazarlar
Zehra Kınalı
UTANMAKTAN UTANAN BİR NESİL GELDİ DÜNYAYA. NERDE KALDI EDEP NERDE KALDI HAYA?
Bugün gazete okurken baktım bir itiraf haberi...
Bülent Ertekin
SİZ, VATANI TERKEDEN HAİNLER!!!YÜREĞİNİZ VARSA OKUYUN!!!
Vatan sevgisi imandandır amenna ve sadakna der baş...
EYÜPHAN KAYA
Belediyeler Birliği Kime Hizmet Ediyor?Malumunuz b...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
ASRIN DERDİ İLE DERTLENEN ADAM (Vefatının sene-i devriyesi vesilesiyle)
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ 16 Delilsiz ispatsız ...
Azîz Hikmet
NASIL BİR EĞİTİM?
Bize varlığı, insanı ve kâinatı tanıtırken, ...
Erol Aydın
DEĞİŞEN VE DÖNÜŞEN KINA GECELERİ
Yaşadığımız çağın en büyük ö...
Bilal Dursun YILMAZ
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
  Dün öğle arası mesai arkadaşımla...
Halil Köprücüoğlu
ZAMANIMIZDAKİ ERGENLİK
En samimi arkadaşlarıma bakıyorum, çok tuha...
Dr. Levent Bilgi
DARBELER VE FARELER 1
“Cihânı baş aşağı seyrediş bir hoş tem...
Muhammed Emin Tombak
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
Tevhidi mana olarak incelemeyeceğim. Sadece Tevhid...
Aydan KURT
Mutluluktan keyif aldınız mı ?
Dernek çalışmalarını gören insanlar bi...
Ergun DUR
GÖZYAŞI VE KANIN ADI "SREBRENİCA"
11 Temmuz 1995 yılında gerçekleştirilen ins...
Ravza ZEYBEK
BİR MİLLETİN TEKRAR DESTAN YAZMASI
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Abdulkadir Menek
15 Temmuz destanı ve gelecek vizyonumuz
Türkiye tam üç yıl önce &cce...
Ahmet BEREKET
HAYKIRMAYA DEVAM! 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR!
Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3 yıl ...
Nesibe TÜKEL
SOSYAL KÜLTÜREL YARDIM VE DAYANIŞMANIN YENİDEN HAYAT BULDUĞU STK 'LAR
Eskiden köylerde imece usulü, şehirlerde...
Rukiye Aydın
BİR MİLAT OLARAK 15 TEMMUZ
Evet; 15 TEMMUZ bir milattır, suskun, masum, yılla...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Hüseyin Yılmaz
Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
İnsan eski tabirle “me’luf ve mal&ucir...
Murat Gülşan
BELEDİYE OTOBÜSÜ DERSHANESİ-3
Yazın Bunaltıcı sıcaklarında işim icabı Çan...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Şener Mengene
lusal Afet Planlaması
Dünyada ve ülkemizde meydana gelen k&uum...
İbrahim Balcıoğlu
Giresun Dernekçiliğinin Serencamı…
Giresun dernekçiliğinin tarihi gurbet&ccedi...
Oktay GÜLER
ALLAH'A MEKTUP YAZAN DELİ !
Elazığ Tımarhanesi'nde (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastan...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
M.Akif YAŞAR
YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNİN KOKTEYL İTTİFAKINDA OLUŞTURDUĞU HASAR ve TOPLUM DEĞERLERİNE KATKISI
            &nb...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
BOŞ MEZAR ’DAN GELEN MESAJ
1960 Yılı Ramazan ayının 25’inci gün&uu...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Umuthan KÖSE
Serbest Köşe
Uyudukça Uyuyası Gelir İnsanın. Yür&u...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
TARİHİ YAZAN, YAPANA SADIK DEĞİL…
Yusuf Halaçoğlu: tarihçi kimliği ile öne çıkan siyasetçi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'nin 24., 25. ve 26. döne...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(64 Online) 0,16ms