Bugün - 13 Ekim 2019 Pazar
İstanbul 22°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Bilal Dursun YILMAZ

Bilal Dursun YILMAZ - GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!

GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!
Yazı Tarihi: 10 Eylül 2019 Salı

Geçen yıl bu zamanlar yani okulların açıldığı günlere tekabül eden bugünlerde eğitim konulu birkaç yazıyı bu köşeden paylaşmıştım. Eminim ki şuan konuyla ilgili onlarca kalem erbabı bugün bu konuyu masaya yatıracaktır. Kimi öğretmen eğitimini, kimi öğretmen atamalarını, kimi müfredatları, kimi eğitim bürokrasini, kimi siyasetin eğitimdeki rolünü, kimi de topyekûn sistemi ve sistemin arızlarını konu alacakladır. Yazılmayan şey kaldı mı kalmadı da yazmayalım mı? Aslında hiçbir konuda söylenmedik söz yok ama söylemeye de devam ediyoruz. Sosyal değişimler bugünden yarına olmuyor tedricen oluyor, uzun yıllara yayılıyor. Ben bugün yukarıdaki konulara değinmeyeceğim. Henüz çocuğu okula yeni başlayan taze bir veli olduğum için bazı şeyleri yaşamadan genel yargılar üzerinden eleştirmek, eleştirmek için eleştirmek yolunu bu kez ihtiyar etmeyeceğim. Ama geçen yıl birkaç yazı ile üzerinde durduğum sonradan yaşanan müspet bir gelişme sonucu haberini de Iyaptığım benim ruhumu acıtan bir konuya tekrar parmak basacağım. Basacağım da ne olacak hiç… Ama en azından kendime, kendi vicdanıma bir ihtar yapmış olacağım. Konu şu: bilerek ve isteyerek hatta bundan mutluluk duyarak kültür emperyalizmine evlatlarımızı kurban ediyoruz, hem de bunu şuursuz bir hazla gerçekleştiriyoruz. Yani neresinden bakarsak bakalım müthiş azgın bir kültürel hegemonyaya bizim sabileri, en saf, en kıymetli varlıklarımızı kendi ellerimizle özene bezene teslim ediyoruz. Eminim bu yazıyı okuyan pek çok veli bu durumu hiç umursamayacak, bazısı “e ne yapalım, kaçış mümkün mü, çantasının üzerinde Spiderman değil de Fatih Sultan olsa ne yazar hepsi sırtımızdan para kazanıyor ” diyecek en iyisi de benim gibi biraz vicdan azabı duyup sonrasında hegemonyanın kollarında hazlara ulaşacağız. Keşke şu yazımı okuyan kişilerden bazıları çıksa da bana cevap yazsa yanılıyorsun, hiç de öyle değil deseler...

Bu yıl okula başlayacak evladım için her veli gibi okul alışverişine çıktık ve gördük ki biz; biraz mütedeyyin, biraz milli ve manevi değerlerine muhafazakâr aileler “aman çocuğum zararlı cereyanların, milli olmayan fikrîlerin etkisine kapılmasın” diye çırpınırken böyle bir şeyin neredeyse imkânsız olduğu gerçeğiyle karşılaştık. 6 yaşında okula başlayacak çocuğumuza Batı’nın tezgâhlarında üretilen sahte kahramanları, büyü ve sihir Ikarakterlerini bir de lisanslısı, orijinali olsun diye kucak dolusu para ödeyerek satın alıyoruz. Sonra da çocuklarımızın bize davranışlarına, kullandıkları kelimelere bakıp “çocuklarımız niye böyle oldu” diye iç geçiriyoruz, sanki biz nasılız da? Hafta sonu İzmir Konak’ta adını vermeyeceğim bir AVM’de okul malzemelerine (çantalara) şöyle bir göz gezdirdim, “Marvel” lisanslı o meşhur kahramanların resimlerini üstünde taşıyan ilkokul çantalarının fiyatları en düşük 150 TL’den başlıyor artık gidebildiği kadar gidiyor. Mahalledeki esnafa geldim aynı manzaranın mahalle versiyonu ile karşılaştım, daha ucuz malzemeden yapılmış aynı görsellerin kullanıldığı ürünler belki onların farkı lisanslı olmamalarıydı. Sonra BİM, ŞOK, A-101 gibi yaygın perakende mağazalarına da uğradık nispeten daha alt gelir guruplarına yönelik fakat aynı görsellere sahip yine o ürünler ama tanıtım broşürlerinde “lisanslı” notu ile satılıyordu bu kez...
Yazıyı okuyan arkadaşlarımdan ricamdır “lisanslı” kelimesinden ne anlıyorlar? Muhtemelen çok kişi üç aşağı beş yukarı aynı şeyi anlıyordur.
Lisans; dünyaca tanınmış markaların, futbol kulüplerinin, sinema ve çizgi film karakterlerinin veya dijital oyunların haklarının belli bir süreyle farklı bir ürün kategorisi veya bir servis için kullanılmasıdır.
Tweety’li yastık… Bugs Bunny desenli diş fırçası… Ben 10 baskılı T-Shirt… Batman oyuncak figürleri… Süper Kahraman logolu takılar… Tüm bunların ortak noktası yılda 172 milyar dolarlık satış hacmine sahip lisans dünyasından sadece bir kaç örnek.
Arkamıza yaslanarak bir düşünelim 20 Ymilyonu aşan öğrenci kitlesinin olduğu bir ülkede kaç milyon olduğunu bilmediğim ilkokul öğrencisinin kaçının çantasının üzerinde Barbie, Mickey Mouse, Spiderman, Frozen veya bunlara benzer biri yok? Ne yapıyoruz: bir o markaları ortaya çıkaranlara para kazandırıyoruz, iki onların daha da çok kazanması için gönüllü reklamcıları oluyoruz ve en önemlisi de çoğu saçma sapan bu karakterlerle çocuğumuzun dünyasını şekillendiriyoruz. Adı milli olan eğitimimize milli olmayan bilinçaltı ile başlıyoruz. Bunları burun kıvırıp okuyanlar, yazdıklarımı saçma bulabilirler lakin onların bu tavrı gerçekleri ortadan kaldırmıyor…
Oysaki geçen sene Türkiye’nin en büyük kırtasiye mamulleri üreticisi holdingimiz (Adel Kalemcilik /Anadolu Grubu) TRT ile anlaşmış, TRT’de yayınlanan Türkiye menşeli çizgi film karakterlerinin okul ürünlerinde kullanılması ile ilgili lisans sözleşmesi yapmışlardı. Bu bir PR çalışması değilse o zaman niye bu sene ben hiçbir yerde bu ürünleri görmedim? Hemen şu denilecektir: satmıyor kardeşim! Elbette satmayacak zaten mesele bu. Bugün en lüks mağazadaki aynı çizgi karakterli okul çantası da lisanlı olarak satılıyor BİM’ deki de lisanlı biri fakiri teselli ediyor, diğeri zengini tatmin ediyor. Garip olan madem bu lisans belli bir kaliteyi, belli standartları temsil ediyor o zaman biri beş kuruşken diğeri neden yirmi beş kuruş, birini eline alınca her halinden kalitesiz bir ürün olduğu anlaşılırken diğeri niye çok kaliteli? Üstelik lisans anlaşması bir hukuki anlaşma olduğuna göre her üretici lisansın sahibine hem para ödüyor, hem onun daha da geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Lisans anlaşması yapan firmalar elbette satışlarına, cirolarına bakıyorlar onların derdi kültürel değerler falan değil dolayısıyla onlar için satmayan ürün yerine hazır müşterisi olanı tercih etmek kapitalizmin bir gereği. Bu kısır döngü de böyle gidiyor ve gidecek gibi görünüyor. Bizler de leylek misal “lak lak” ile ömür geçiriyoruz... İki kuşak önceki atamızın dilinden iki kelimeyi şu yazıya serpiştirince “bu ne anlaşılmaz lisan, biraz daha sade yaz” diyen, dedesinin mezar taşı yazısını okumaktan ve anlamaktan aciz bizler niye böyle olduk? Niye kendi geçmişine, kendi kültürüne yabancı hatta odan utanan nesiller vücuda getirdik?
Aşağıda görseli olan ürünleri ben gezdiğim yerlerde görmedim olmadıklarını iddia etmiyorum lakin…

Bilal Dursun YILMAZ

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 45


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!
BİZİ KİM KURTARABİLİR? 2/2
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
Duygular Anlatılabilir mi?
KÜÇÜK AMA İŞLEVİ BÜYÜK
Ak Parti, gençler ve gelecek…
MÜZMİNLİĞİN KIRILIŞI
SUSKUNLUK SARMALINI KIRAN ADAM …
SİYEZ BULGURU VE DEĞİŞEN STATÜ GÖSTERGELERİ
Diğer Yazarlar

BABAMMMMM....DOLU DOLU BABAM DEMEYİ O KADAR İSTERDİM Kİ.
4 gollü ŞOV
NEFSİN NESNESİ OLMAK MI? İMANIN ÖZNESİ OLMAK MI?
4×4 TRABZONSPOR
(MERCEK) GELECEĞİMİZ UMUTLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ!
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
YOK DEĞİLİZ!!! BURDAYIIIIZ!!! BEKLERİZ.
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI ANLAMIŞ...
Toplum ve Devletler Kadınların gücü ile yükselir.
Yazarlar
Bülent Ertekin
ALLAH'A YAKINLIK, HUZURUN KENDİSİDİR.
Devlet demir yollarından çalışan İsmail Boy...
Nesibe TÜKEL
ASLA BİR TÜRKÜ TEHDİT ETME...
Eşkiya mı deseeeek? Haydut mu deseeek?Yada kızıl ...
Mehmet Nuri BİNGÖL
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI ANLAMIŞ...
Öylesine farkındaki bu mananın, o da bal gibi...
EYÜPHAN KAYA
Kürdistan Rojavasında neler oluyor?
Diyeceksiniz ki nedir bu Kürtlerin başına gel...
Aydan KURT
HAYATA GELMEMİZİN BİR SEBEBİ VAR
Herkes aynı şartlarda gelmiyor dünyaya. ...
Erol Aydın
KUL OLMA KONUSUNDA TUTUMLAR, DAVRANIŞLAR
Kul, en yalın ifadesi ile yaratıcı olan Allah&rsqu...
Salih Arıkan,
YOK DEĞİLİZ!!! BURDAYIIIIZ!!! BEKLERİZ.
Yokmuşuz gibi davranıyorsunuz.  Günler,...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
ASRIN DERDİ İLE DERTLENEN ADAM (Vefatının sene-i devriyesi vesilesiyle) BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ 32
Sultan 2.Abdülhamid’ten ne istemiş Ger...
Zehra Kınalı
SA-KI-NA-CAK-SIN!!!
Ne söyleser hak için söylemişler....
Ravza ZEYBEK
ÖMÜR VAKFİYESİ
En güzel sözlerin sahibinin adıyla &hell...
Emine BİLGE
BABAMMMMM....DOLU DOLU BABAM DEMEYİ O KADAR İSTERDİM Kİ.
Kimilerine göre bir mana ifade etmeyebilir......
Halil Köprücüoğlu
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (2)
Kutsi Kaynaklarda ve ulemanın eserlerinde, pek &cc...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Mücahit Güler
NEFSİN NESNESİ OLMAK MI? İMANIN ÖZNESİ OLMAK MI?
Vefanın nasıl olması gerektiğini bizlere öğre...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Rukiye Aydın
SİZ, KİMİN YÂDA KİMLERİN GAZİSİSİNİZ?
Nerden nereye geldik... Neleri...Kimleri konuşuyo...
Dr. Levent Bilgi
ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK ARTIK YETERLİ DEĞİL. İMKANSIZ GÖRÜNENİ YAPMALIYIZ
  “Artık kurallara göre oynayarak...
Halil YOLDAŞ
(MERCEK) GELECEĞİMİZ UMUTLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ!
2019 -2020 Eğitim ve öğretim yılımız aç...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
ŞEFKAT ELİ
Diyarbakır HDP binası önünde bir eylem y...
Muhammed Emin Tombak
Seferilik Sadece Meşakkat midir?
 Seferilikle ilgili yapılan tüm mün...
Abdulkadir Menek
ARNAVUTLUK’TA ENVER HOCA DÖNEMİ VE SONRASI
1925 yılında Ahmet Zogu ile başlayan ve yirmi yıl ...
Bilal Dursun YILMAZ
GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!
Geçen yıl bu zamanlar yani okulların a&cced...
Ergun DUR
İZMİR’İN KURTULUŞU.. 9 EYLÜL 1922
9 Eylül 1922 Esaretin bittiği Yaman, Yiğit Ha...
ÖMER ÖZCAN
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
Ziya Nur Aksun’u 9. vefat yıl dönü...
Handan YILDIRIM
Toplum ve Devletler Kadınların gücü ile yükselir.
Kadına değer veren Devlet ve Toplumlar geleceğe g&...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Şener Mengene
CUMA DUASI
Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhamme...
Hüseyin Yılmaz
Bir dostun kaleminden Haluk Dursun!
 1987’de çalışma masama buyur ed...
Ahmet BEREKET
BU ZİHNİYETLE Mİ FETÖ İLE MÜCADELE EDECEKSİNİZ?
15 Temmuz hain darbe girişiminden önce, FET&O...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Murat Gülşan
BELEDİYE OTOBÜSÜ DERSHANESİ-3
Yazın Bunaltıcı sıcaklarında işim icabı Çan...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
İbrahim Balcıoğlu
Giresun Dernekçiliğinin Serencamı…
Giresun dernekçiliğinin tarihi gurbet&ccedi...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
DOYURAN LEZZET Marka kalite, Gıda sicil sertifikaları ile farkında lığını gösteriyor.
Kurum Yöneticilerinden Halil SEVİM Doyuran Lezzet anlattı:”DOYURAN LEZZET, ISO 9001:2008, ISO 22000:2005, marka tescil belgesi, gıda üretim sert...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(34 Online) 0,25ms