Bugün - 13 Ekim 2019 Pazar
İstanbul 22°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Muhammed Emin Tombak

Muhammed Emin Tombak - Seferilik Sadece Meşakkat midir?

Seferilik Sadece Meşakkat midir?
Yazı Tarihi: 15 Eylül 2019 Pazar

 Seferilikle ilgili yapılan tüm münazaralarda şimdiye kadar hep meşakkat yönüyle durum değerlendirmesi yapılmıştır. İnsan düşünmeden edemiyor. Seferilik yalnızca meşakkatten mi ibaret? Biz monoton, otonomca çalışan ve robotvari varlıklarız ya! Dünya nimetlerinden zevk almaya, Allah’ın nimetlerini temaşa etmeye ne hakkımız olabilir? Rasulü Ekrem (sav) efendimizden daha iyi biliyoruz (!) birçok şeyi! Ya da Allah (c.c) ahir zamanda uçakların, hızlı trenlerin, otomobillerin, otobüslerin, vb. taşıtların üretilerek bu denli gelişeceğini ve yolların bu denli kısalacağını bilmiyor muydu? Haşa! Seferilik denen olgunun sadece at, eşek gibi hayvanların var olduğu ve yaya olarak seyahat edilen zamanlarla sınırlı olduğunu artık günümüzde yolların kısaldığını, yollardaki meşakkatin sona erdiğini ve gelişen teknoloji ile yolculukların konfora dönüştüğünü haliyle bu nedenle artık seferilik denen olgunun günümüzde geçerli olmadığını iddia edenler vardır. Bu iddianın sahipleri insanı otonom bir şekilde çalışan robotvari bir varlık sanıyorlar bence. Günümüzde gelişen teknoloji elbette yolculuklarımızı konforlu hale getirdi ama mesele sadece meşakkat değildi. Bu durumu çoğumuz görmezden geliyoruz. O halde gezilerimizde neler yaptığımıza bir göz atalım. Genelde zamanımız da kısıtlı oluyor. Bir çalışanın en fazla 30 gün izin hakkı bulunuyor. Bu 30 günün bir kısmının sılairahim yaparken eridiğini göz önüne alırsak gezmeye pek vakit kalmıyor. Ayrıca turlara, kamplara katıldığımızda da yine belirli bir zaman kısıtlaması bizleri bekliyor. Bu durumda gittiğimiz yerlerdeki çarşıları, pazarları, tarihi ve doğal yerleri gezmeye pek vakit bulamıyoruz. Ayrıca o yörelerin lezzetlerini tatmaya da pek zaman bulamıyoruz. Diyeceksiniz ki bütün bunların ne önemi var? O halde biz insanların hayvanlardan ne farkı kalıyor? Allah bizden tanışıp kaynaşmamızı istemiyor mu? Seferilikte bildiğimiz gibi 4 rekâtlık farz namazlar yarıya iniyor ve sünnetler tamamen terk edilebiliyor. Ayrıca öğle-ikindi ve akşam-yatsı-vitr namazları arasında cemitakdim ve cemitehir yapılabiliyor. Bu kolaylıklar hem tefekküre hem gezmeye hem alış-verişe yani Allah’ın emrettiği helâl ticari hareketliliğe hem de kamp vb. Etkinliklere bolca zaman bırakır. Bir iş seyahatine gittiğimizi var sayalım. Gittiğimiz yerdeki ortam alışkın olmadığımız tarz ve şekillerde olabilir. Belki bir saniye bile bizim için değerli olabilir. Aldığımız ürünü hızlı bir şekilde ilgili noktaya nakletmemiz gerekir. Örneğin tırcılık mesleğini icra edenler için geç kalmak büyük bir kayıptır. Seferilik bu kimseler için nimettir. Gezi, kamp ve/veya tatil için gittiğimiz yerlerde tarihi yerleri gezer, alış-veriş yapar, insanlarla kaynaşır ya da biraz dinleniriz. İnsanın şu yoğun tempoya zaman zaman es vermesi gerçekten çok faydalı oluyor. Bu molada da ister gezerken, ister sılairahim yaparken, ister kitap okurken, ister yıldızları seyrederken, ister doğa yürüyüşü yaparken, isterse de kamp, piknik, vb. aktiviteler yapılırken o anın tadını doyasıya çıkarmak isteriz. Diyeceksiniz ki namaz tüm bunlardan daha önemli değil mi? 15 dakikalık bir namaz planlarımıza engel mi, diye de sorabilirsiniz. Bunlara verebileceğim tek cevap yaşamadan bilemezsiniz, olacaktır. İnsan 2 – 3 saatlik bir şehir gezisinden öğle namazını tam kıldığı için tam olarak yararlanamadığında ve planladığı yerlere gidemediğinde seferilik kavramını daha iyi anlayacaktır ya da sılairahim için gittiğinde bulunduğu ortam seferilik kavramının ne denli önemli olduğunu gösterecektir. Bir iş seyahatinde seferiliği en iyi anlayan kişi iş insanıdır. Bir gezi ve kampta seferiliği en iyi anlayan kampçılardır. İnsan gezide, kampta, ikamet ettiği yerin dışında, tatilde, sılairahimde ve herhangi bir il dışı organizasyonda içinde bulunduğu anın etkisiyle uzun bir namaza konsantre olamayabilir de. Namaz uzadıkça içinde bulunulan hâlin de etkisiyle dikkatimiz dağılabilir. Oruç tuttuğumuz günlerde normalde hemen kıldığımız akşam namazını bile erteleyip iftardan sonra kılıyorsak ve bu durum sünnet olarak uygulanmış ise bir kere daha düşünmeliyiz. Rasulullah efendimiz (sav) bir hurma ile de olsa iftar ettikten sonra namaz kılmamızı öğütlemişse bir düşünmek gerek. Akşam ezanı okunduğunda orucu açma isteği o namazın konsantrasyonunu bozabilir ve namazı ifsad edebilir. Ayrıca hazır bir sofra varken namaza durmak o namaz için bir tehlikedir çünkü akıl sofrada kalacaktır. Bir sofra varken veya iftar ederken durum böyleyken seferilikte normal bir namaza nasıl konsantre olabiliriz? Üstelik zamanın kısıtlı olduğu gezi ve kamplarda durum daha vahimdir. Allah’ın zaten bizim namazlarımıza ihtiyacı yok. Kaldı ki sılairahim, tefekkür, temaşa gibi durumlar da ibadetken çok endişe etmemize gerek var mı? Kraldan çok kralcı olmaya gerek var mı? Rasulullah (sav) efendimizin sürekli namaz, oruç gibi ibadetlerle meşgul olmak isteyip dünya hayatını iyice geri plana atmak isteyen sahabelere dediklerini unutmayalım. Rasulullah (sav) Allah’tan en çok korkanınız benim ama ben öyle yapmıyorum, diye uyarmamış mıdır? Rasulullah (sav) zaten bizzat seferiliği uygulamıştır. Biz şartları kendimiz zorlaştırmıyor muyuz? Seferilik için plan belli ise 15 günlük bir süre tanınmış ki bu süre gerçekten harika belirlenmiş. Kaplıca gibi yerlerden tam olarak istifade etmek için 15 günlük kürler tavsiye ediliyor. Zaten ilk ve son günlerde tam gün hizmet alınamıyor. Yaklaşık 13 – 14 günlük bir tatil ki bu da en yakın mesafede böyleyken kaplıca için kilometreler kat eden insanların halini düşünelim. Zaten Rasulullah (sav) bu hali de göz önüne alarak yoldaki zamanı ayrı, varılan yerde geçen zamanı ayrı gruplandırmış yani yoldaki geçen zaman ayrı bir seferilik ve varılan yerde geçen süre ayrı bir seferiliktir yani yol üzerinde herhangi bir yere vardığımızda seferilik sayacımız sıfırlanır ve seferilik süremiz yeniden baştan başlar. 6 veya 12 ay süren uzun yolculuklarda da durum böyledir. Seyyahlar seferiliği çok iyi bilirlerdi bu sebeple. Ayrıca varılan yerle ilgili kesin bir planımız yoksa yani ne zaman ikamet ettiğimiz yere döneceğimiz net değilse veya planımız bozulduysa seferilik 18 güne kadar çıkabiliyor ki bu da hikmetler barındıran bir konu. Kısacası bizler robotvari varlıklar değiliz. Duygularımız var. Bazen iş, bazen gezi, bazen de sılairahim hangi sebeple olursa olsun kısacık değişikliklere ihtiyaç duyarız. Bazen bir namazın bile planları alt üst ettiği olur. Seferiliğe belki bir gün ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir kenarda dursun. Seferilik sadece geçmişte kalan meşakkatlere has bir olgu değildir. Seferiliğin bir zararı yoktur aksine faydası çoktur. Bunları yaşayarak görebiliriz.

Muhammed Emin Tombak

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 42


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Seferilik Sadece Meşakkat midir?
Sevgini Kurban Et Ömrün Bayram Olsun
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
Bizim bir derdimiz var!
Diğer Yazarlar

BABAMMMMM....DOLU DOLU BABAM DEMEYİ O KADAR İSTERDİM Kİ.
4 gollü ŞOV
NEFSİN NESNESİ OLMAK MI? İMANIN ÖZNESİ OLMAK MI?
4×4 TRABZONSPOR
(MERCEK) GELECEĞİMİZ UMUTLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ!
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
YOK DEĞİLİZ!!! BURDAYIIIIZ!!! BEKLERİZ.
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI ANLAMIŞ...
Toplum ve Devletler Kadınların gücü ile yükselir.
Yazarlar
Bülent Ertekin
ALLAH'A YAKINLIK, HUZURUN KENDİSİDİR.
Devlet demir yollarından çalışan İsmail Boy...
Nesibe TÜKEL
ASLA BİR TÜRKÜ TEHDİT ETME...
Eşkiya mı deseeeek? Haydut mu deseeek?Yada kızıl ...
Mehmet Nuri BİNGÖL
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI ANLAMIŞ...
Öylesine farkındaki bu mananın, o da bal gibi...
EYÜPHAN KAYA
Kürdistan Rojavasında neler oluyor?
Diyeceksiniz ki nedir bu Kürtlerin başına gel...
Aydan KURT
HAYATA GELMEMİZİN BİR SEBEBİ VAR
Herkes aynı şartlarda gelmiyor dünyaya. ...
Erol Aydın
KUL OLMA KONUSUNDA TUTUMLAR, DAVRANIŞLAR
Kul, en yalın ifadesi ile yaratıcı olan Allah&rsqu...
Salih Arıkan,
YOK DEĞİLİZ!!! BURDAYIIIIZ!!! BEKLERİZ.
Yokmuşuz gibi davranıyorsunuz.  Günler,...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
ASRIN DERDİ İLE DERTLENEN ADAM (Vefatının sene-i devriyesi vesilesiyle) BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ 32
Sultan 2.Abdülhamid’ten ne istemiş Ger...
Zehra Kınalı
SA-KI-NA-CAK-SIN!!!
Ne söyleser hak için söylemişler....
Ravza ZEYBEK
ÖMÜR VAKFİYESİ
En güzel sözlerin sahibinin adıyla &hell...
Emine BİLGE
BABAMMMMM....DOLU DOLU BABAM DEMEYİ O KADAR İSTERDİM Kİ.
Kimilerine göre bir mana ifade etmeyebilir......
Halil Köprücüoğlu
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (2)
Kutsi Kaynaklarda ve ulemanın eserlerinde, pek &cc...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Mücahit Güler
NEFSİN NESNESİ OLMAK MI? İMANIN ÖZNESİ OLMAK MI?
Vefanın nasıl olması gerektiğini bizlere öğre...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Rukiye Aydın
SİZ, KİMİN YÂDA KİMLERİN GAZİSİSİNİZ?
Nerden nereye geldik... Neleri...Kimleri konuşuyo...
Dr. Levent Bilgi
ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK ARTIK YETERLİ DEĞİL. İMKANSIZ GÖRÜNENİ YAPMALIYIZ
  “Artık kurallara göre oynayarak...
Halil YOLDAŞ
(MERCEK) GELECEĞİMİZ UMUTLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ!
2019 -2020 Eğitim ve öğretim yılımız aç...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
ŞEFKAT ELİ
Diyarbakır HDP binası önünde bir eylem y...
Muhammed Emin Tombak
Seferilik Sadece Meşakkat midir?
 Seferilikle ilgili yapılan tüm mün...
Abdulkadir Menek
ARNAVUTLUK’TA ENVER HOCA DÖNEMİ VE SONRASI
1925 yılında Ahmet Zogu ile başlayan ve yirmi yıl ...
Bilal Dursun YILMAZ
GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!
Geçen yıl bu zamanlar yani okulların a&cced...
Ergun DUR
İZMİR’İN KURTULUŞU.. 9 EYLÜL 1922
9 Eylül 1922 Esaretin bittiği Yaman, Yiğit Ha...
ÖMER ÖZCAN
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
Ziya Nur Aksun’u 9. vefat yıl dönü...
Handan YILDIRIM
Toplum ve Devletler Kadınların gücü ile yükselir.
Kadına değer veren Devlet ve Toplumlar geleceğe g&...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Şener Mengene
CUMA DUASI
Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhamme...
Hüseyin Yılmaz
Bir dostun kaleminden Haluk Dursun!
 1987’de çalışma masama buyur ed...
Ahmet BEREKET
BU ZİHNİYETLE Mİ FETÖ İLE MÜCADELE EDECEKSİNİZ?
15 Temmuz hain darbe girişiminden önce, FET&O...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Murat Gülşan
BELEDİYE OTOBÜSÜ DERSHANESİ-3
Yazın Bunaltıcı sıcaklarında işim icabı Çan...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
İbrahim Balcıoğlu
Giresun Dernekçiliğinin Serencamı…
Giresun dernekçiliğinin tarihi gurbet&ccedi...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
DOYURAN LEZZET Marka kalite, Gıda sicil sertifikaları ile farkında lığını gösteriyor.
Kurum Yöneticilerinden Halil SEVİM Doyuran Lezzet anlattı:”DOYURAN LEZZET, ISO 9001:2008, ISO 22000:2005, marka tescil belgesi, gıda üretim sert...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(186 Online) 0,27ms