Bugün - 02 Nisan 2020 Perşembe
İstanbul 15°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz - Diyanet’in Atatürk’le imtihanı

Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Yazı Tarihi: 12 Kasım 2019 Salı

Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi değil; o işi otuz yıl önce “Yakın Tarihimizin Anlatılamayan Hikâyesi” üst başlığı altında yedi kitab neşrederek yapmıştım. Herkesin kıyısından köşesinden bir parça Atatürkçüleştiği bu tuhaf devirde Kamal Atatürk’le aramdaki uçurumun daha da derinleştiğini söylemekten sürur duyarım. Hiçbir zaman sempati ile bakmadım, hiçbir meselede hemfikir olmadım. Zirâ, bunun hiçbir şekilde zemini yok. Ne o dirilip yaptıklarından pişman olduğunu söyleyebilecek durumda, ne ben yaptıklarını görmeyecek kadar şuur kaybı yaşıyorum. Her ne ise…

Devrinde gerçekleşen iyi işlerdeki hissesini hepiniz kadar ben de biliyorum, mübalağaya gerek yok; putperestliğe de! Kurtaran Allah’dır ama ille de o devrin fânilerinden birisine kurtarıcı diyecekseniz aklıma ilk gelen isim Kâzım Karabekir olur, onun sırtında yükselen Kamal Atatürk’ün harcamakta zerre kadar tereddüd göstermediği Kazım Karabekir…

Kamal Atatürk’e muhalefetimin dünyevî hiçbir sebebi yok! Karşı duruşumun sebebi sadece uhrevîdir. Bugün Atatürkçülük veya Kemalizm dediğiniz şey, iki yüz yıllık geçmişiyle bu milleti İslâmiyet’ten koparmak, bir daha Batıya korkulu rüyalar yaşatmayacak şekilde şuur felci yaşatmak, mankurtlaştırmak emelidir.

Hiçbir milletin bin yıllık inancı, tarihi, ahlâkı ve irfânı kendilerinden birileri tarafında bu şekilde tahrib edilmemiştir.

Daha önce de yazdım, söyledim, konuştum: Milletlerin iki vatanı vardır. Birincisi üzerinde yaşayıp karnını doyurduğu toprakları ifâde eden maddî vatan. Diğeri, dinini, inançlarını, tarihini, irfanını, an’anesini, içtimâî şuurunu meydana getiren mânevî vatan. Birincisi işgale uğradığında bir şekilde kurtarma şansınız her zaman vardır. Ama ikincisini kaybettiğinizde bir daha iflâh olmanız mümkün olmaz, ebediyen kaybedersiniz…

Biz, en acı, en tahribkâr, en ağır şekli ile ikinci vatanımızı Kamal Atatürk’ün icraat ve inkılâbları ile kaybettik.

Türkçe ezan, yasaklanan Kur’an tedrisatı, Hilâfetin kaldırılması, bin yıllık irfanımızı ademe mahkum eden harf inkılâbı, iffet ve ahlâkımızın sembolü örtünün yasaklanması ve saymakta acze düştüğüm, abes telâkki ettiğim daha bir yığın icraat devlet cebri ile tatbik sahasına konarak mânevî vatanımız yıkıldı, zihnen köleleştirildik. Karşı koyanların şanslı olanları bedelini uzun ve çileli zindan yılları ile diğerleri ise derme çatma darağaçlarında hayatları ile ödediler.

Bize kaybettirilenlerin yerine ikame edilenlerin tamamı ise bütünüyle Batının habis ruh ve düşünce dünyası ile birlikte hayvanları utandıracak ahlâksızlıkları oldu.

O devrin müsbet gibi görünen tek icraatı ihdas edilen Diyanet İşleri Başkanlığıdır! Müsbet değil, müsbet gibi gösterilmiştir. Maksad, bütünüyle imhasına muvaffak olamadıkları İslâmiyet ve Müslümanları diyanet vasıtası ile kontrol altında tutmak, zaman içinde Kemalistleştirmektir. Ne var ki, bu müessese bütün baskılara, bütün şeni maksadlara rağmen kendi içinde bir direnç geliştirmiş, zararlı olduğundan çok daha fazla faydalı olmanın zemini olmuştur. O kadar ki, en zor devirlerde bile âlenî Atatürkçülük yapmamış, Kamal Atatürk’ü hayında girmek istemediği mabede mematında sokmamıştır.

Lâkin Ak Parti ile başlayan devir başka bir devir, 15 Temmuz sonrası için ise tam bir felâket. Ak Parti kadrolarının tüylerini diken diken eden, ecel terleri döktüren FETÖ’nün bir gün intikam almaya muktedir olabileceği ihtimaline karşılık hâmi olur ümidi ile el uzatılan asırlık eski darbeciler, Kemalistler, Ulusalcılar yeniden devletin aslî sahipleri, milletin kurtarıcıları mevkiine fırladılar.

Devr-i iktidarlarının ilk yıllarında 10 Kasım’da Anıtkabire gitmemek için doktor raporu ile hastalanan veya ülke dışına seyahate çıkan Ak Partililerin dilinde zoraki “Ulu Önder” 15 Temmuz’dan sona “Gazi”liğe terfi etti. 10 Kasım merasimleri tarihinin hiçbir devrinde görülmedik bir şa’şa ve ibadet vecdi ile göz kamaştırıcı bir irtifa kazandı.

Va esefa ki, bu içtimâî çöküşten, bu soluklayan herkesi zehirleyen atmosferden Diyanet İşleri de kurtulamadı. Tarihinde bir ilk olmasa da, en azından hayatım itibariyle şahid olduğum bir ilke imzâ atarak 10 Kasım mesajı neşretti.

Başkanlığın resmi sitesinde, “Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyetimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 81. yılı dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı.” üst başlığı ile neşredilen mesaj şöyle:
“Allah’ın en güzel şekilde yarattığı ve üstün kabiliyetlerle donattığı insanın, dünyadaki varlık gayesi, Âlemlerin Rabbine iman ederek yeryüzünün imar ve ıslahı için çalışmaktır. Elbette her canlı ölümlüdür ve tüm insanlar için kalıcı mekân ahiret yurdudur. Tarih boyunca bu inanç ve gaye ile ömrünü hak, hakikat, hürriyet, adalet, ezan, bayrak gibi mukaddes değerler uğrunda mücadele ederek ve iyilik yolunda çalışarak geçiren nice örnek ve önder insan gelip geçmiştir. Bize düşen, onların milletimize emanet ettikleri ve insanlık için bıraktıkları güzel eserlere sahip çıkmaktır. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü dar-ı bekaya irtihalinin 81. yılında saygı ve rahmetle anıyor; vatanımızı işgal etmek isteyen düşman güçlere karşı destansı bir mücadele ile istiklalini ve istikbalini koruyan aziz milletimizin her bir şehidini ve gazisini minnetle yâd ediyoruz.”
Aslında mesaj kendi içindeki tezadın da ortaya koyduğu gibi ya bir cebrin, ya da gönülsüzlüğün eseridir. Hangisi olursa olsun, kabul edilebilir mi? Sualin cevabını zaman gösterecektir.
Tezada gelince, şu ifadeyi bir daha okuyalım:
“Allah’ın en güzel şekilde yarattığı ve üstün kabiliyetlerle donattığı insanın, dünyadaki varlık gayesi, Âlemlerin Rabbine iman ederek yeryüzünün imar ve ıslahı için çalışmaktır. Elbette her canlı ölümlüdür ve tüm insanlar için kalıcı mekân ahiret yurdudur. Tarih boyunca bu inanç ve gaye ile ömrünü hak, hakikat, hürriyet, adalet, ezan, bayrak gibi mukaddes değerler uğrunda mücadele ederek ve iyilik yolunda çalışarak geçiren nice örnek ve önder insan gelip geçmiştir.”
Diyanet, sırf İslâmiyet’i hatıra getiriyor diye ismini bile Kemal’den “Kamal”a çeviren Atatürk’e bu vasıflardan hangisini yakıştırdığını söylemiyor, ama yalnız başına iman şartı bile bu mesâjı hükümsüzleştirir. Dostları ve düşmanlarının ittifakıyla sabittir ki, Kamal Atatürk, Allah’a ve âhirete inanmadığını defalarca ifade etmiştir. Belki yazılı kaynaklara geçen en son örnek ölümünden kısa bir müddet önce Fransız bir gazeteciye verdiği mülakatta âhirete inanmadığını tekrarlamış olmasıdır. Zaten icraat ve düşünceleri de bu boşluktan fışkırmıyor muydu? Müslümanım, diyen kaç insan o inkılâbların herhangi birisini gönül rahatlığı ile gerçekleştirebilirdi?
Kitablarımı, makalelerimi okuyanlar; konuşmalarımı dinleyenler bilirler ki, Kamal Atatürk’ün şahsıyla, nesebiyle, yaşama tarzı ile hiç meşgul değilim. Tenkid ve itiraz ettiğim hususlar, bir devlet ricâli olarak yaptığı icraatlar ve düşünceleri ile ilgilidir. Aksine ise beni iknaa kimsenin ne gücü yeter, ne aklı kifayet eder. Bütün dünya Kamal Atatürk hakkında hüsn-ü şehadette bulunsa ne hakkındaki yakinim sarsılır, ne de dehalet ederim.
Bu yazıyı yazmamın sebebi Kamal Atatürk’ün kendisi ve icraatları değildir. Siyaset sahnesine çıktıkları ilk günden beri oyumla desteklediğim Ak Parti ve Diyanet İşlerinin gidişatına dikkat çekmek, bu ülkenin Müslümanlarını ikaz etmektir. Bu gidiş, doğru; bu yol, yol değil.
Ak Partinin dindar kimliğinin 15 Temmuz’dan sonra kararmasının bedelini bu ülkenin Müslümanları ödememeli, Diyanet mensubları da maişet belâsıyla buna âlet olmamalılar.
Din umumun müştereğidir, herkes sahib çıkmayıp birilerine emanet ederse emanetçinin zaaf ve ihanetleri herkese pahalıya patlar. Benden hatırlatması…

Hüseyin Yılmaz
11 Kasım 2019-Çamlıca

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 148


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
BURSA ’YI DEĞİL BİR MEDENİYETİ ÖLDÜRDÜK !
Bir dostun kaleminden Haluk Dursun!
YARGI VE DEVLET TERÖRÜ!
ÖLÜYORUM
Deli ve hâin olmayanlara sesleniyorum: Irkçılıktan vaz geçiniz!
İÇİMDEKİ ÇOCUK !
27 MAYIS DARBESİ, ALÇAKÇA BİR CİNAYET!
BİR KAHRAMAN DAHA EBEDİYETE GÖÇTÜ.
ALİ GÖLLÜ DEĞİL. "GÜLLÜ"
Bir Toplantı: İttihad-ı İslam ve Şûra
RABİA VATAN ÖLDÜ MÜ? ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?
VAZİYET-İ ÂLEM!
AK PARTİ NE YAPTI? NE YAPMALI?
AK PARTİ ’'YE BİR DERS VERSEK Mİ?
DÜŞÜNCE HAYATIM
KÜÇÜK ŞEYLER ”İN KÜÇÜK ADAMININ İSLÂM DÜŞMANLIĞI!
KORUMA KANUNU MU, ŞUUR İĞDİŞİ Mİ?
Diğer Yazarlar

İTİRAF EDİYORUM ALLAHIM.
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
KADİR ŞEKER...
HİÇ DEĞİLSE...
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
Dini Kaç kuruşa satalım
Bakış Açınızı Değiştirin
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
UMUDA YOLCULUK. EVDE KAL TÜRKİYEM.
Yazarlar
MİSAFİR KALEM
İTİRAF EDİYORUM ALLAHIM.
Anadolu ve İstanbul'un manevi bekçisi Eyyub...
Bülent Ertekin
SAĞLIK PERSONELİ İÇİN KAMPANYA YAPMAYA NE DERSİNİZ?
Onlar bu işin sevdalıları. Yaptıkları iş ile hem ...
Salim Zorba
Virüs değil, psikolojik inanç öldürür
950’li yıllarda bir İngiliz şilebi Portekiz&...
Mehmet Nuri BİNGÖL
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
   Kimilerine çok klişe gelebilen...
Salih Arıkan,
Vekillere Açık Mektup.
Aile toplumun temeli. Önceleri büyü...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
KESİN DAVET 49 HAYAT KANUNDUR, NURDUR
Hayatı planlayan, projelendiren, yaratan, mahiyet...
Emine İPEK
UMUDA YOLCULUK. EVDE KAL TÜRKİYEM.
Acı çekmek. Çektiğin acıyı ç...
Abdulkadir Menek
MUSİBETİN DİLİ
 Dehşetli bir musibet başlamış bir sefere B&...
Dr. Vehbi KARA
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
Korona virüsüne neredeyse herkesten fark...
Aydan KURT
HAYIRDA BULUŞALIM
2020 yılı afatlarla geçerken hiç mi ...
Mesut KÖSEOĞLU
Bakış Açınızı Değiştirin
Av Mevsimi’nin meşhur repliğidir: “Bak...
EYÜPHAN KAYA
Şimdi İman Etme Zamanı!
Sevgili dostlar İslam’ın hoş sedası gün...
Ravza ZEYBEK
BU YOL NEREYE GİDER?
‘Ey Rabbim, göğsümü aç...
Murat Gülşan
UNUTULAN DEĞERLERİMİZ.
Bu virüs çıktıktan sonra var olan değe...
Dr. Levent Bilgi
İNSANLIĞA KORONAVİRÜS MESAJI
  Said Nursi Sözler adlı kitabının Onbi...
Halil YOLDAŞ
MERCEK
Unutmayın bütün mazlum milletlerin g&oum...
Hasan TÜRKYILMAZ
KULA bela gelmez HAK yazmayınca, HAK bela yazmaz KUL azmayınca;
Corona virüsü ile insanlık neyi anladı? ...
Nesibe TÜKEL
BEŞ PARMAK DAĞLARINDA BİR TANK.
Kahraman... Kahramanlar...Kahramanlık.Bu milletin...
Erol Aydın
KİM BU FIRSATÇILARDAN ZİYADE, NİYE FIRSATÇILIK?
Ekonomi kendi kuralları içerisinde var ola...
Bilal Dursun YILMAZ
Korona’ya mektup
Korona, senin canibinden bana gelen son mektupsun ...
Zehra Kınalı
SEVDİĞİN HER ŞEYİ ER YADA GEÇ KAYBEDECEKSİN, ÂMÂ
Ünlü yazar Franz Kafka her sabah rutin y...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
Ergun DUR
ZULMÜN ADI.. HOCALI KATLİAMI
Dile kolay tam 28 yıl önce bugün, &...
Halil Köprücüoğlu
Dertsiz ve mesut bir garibi dinlemek ister misiniz?
BEN Salihli Kurşunlu Kaplıcaları yolunda garip bir...
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Mücahit Güler
KATEGORİ DIŞI MÜSLÜMANLIK…
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Mahir Adıbeş
VİRÜS SALGINI VARSA
  Virüslerin yaptığı hastalıklar sık sı...
Engin AKYOL
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN EĞİTİMLERE RENK KAT
  Duyarlı toplum ve duyarlık gelecek eğitim ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
Ahmet BEREKET
KISSADAN HİSSE
  Sözlerime Hz. Ömer Efendimizden ...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
Rukiye Aydın
[01:59, ADAM OLMAK HER İNSANIN OLACAĞI BİR ZANAAT DEĞİLDİR.
  1989 yılında, İstanbul'a ilk kez gelen Car...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Mümin ÇÖPÜR
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
Yalnızlık öylesine acı veren ve ürkü...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Mahir ADIBEŞ
HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇEN HASTALIKLAR
Bilindiği gibi 6 Temmuz 2019 günü Dü...
Şener Mengene
DOĞU TÜRKİSTANDA YAŞANAN ZÜLME VE İNSANLIK DIŞI İŞKENCELERE KARŞI
  BASIN AÇIKLAMASI Yıllardır devam e...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Handan YILDIRIM
Bana olağanüstü gelen şeyler ama Türkiye'de yaşayan insanımızın alışık olduğu ve gayet tabii gördüğü şeyler.
 Ben şunu bilir şunu söylerim:Bu memleke...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
GELECEK ENDİŞESİ VE BÜYÜK FİNAL SINAVI
Öğrenciler tarafından sınavlar, bir öl&u...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bolotbek Şamşiyev: Kumancan Datka Filminin Kalitesini Düşük Buluyorum
Bolotbek Şamşiyev ile 2009 yılında dönemin Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in başdanışmanlığını yaptığı dönemde bir röportaj vesilesiyle K...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(13 Online) 0,55ms