Bugün - 27 Eylül 2020 Pazar
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Bilal Dursun YILMAZ

Bilal Dursun YILMAZ - Meşveret, Cemaat, İttihat, İslam

Meşveret, Cemaat, İttihat, İslam
Yazı Tarihi: 05 Aralık 2019 Perşembe

 

Takriben 13 yaşımda gurbete çıktım.  O yaşa deyin Özal ismi haricinde siyasi bir figür duymamıştım. Hatta siyaset kavramını da duymamıştım, bilmiyordum. 91 seçimlerine kadar Özal’a rey veren babam 91’de yapılan milletvekili genel seçimlerinde Erbakan’a oy vermişti, adı köyde “Erbakancı” olan iki kişiden biriydi.  Benim köyden çıkarken aklımda kalan son şeydi bunlar.

İzmir’e berber çırağı olarak gelmiştim. Çalıştığım yer de, ikamet ettiğim yer de hayatı son derece seküler yaşayan bir akrabamın yanıydı.

O yıllar Türkiye’de İslami faaliyetlerin ivme kazandığı dönemlerdi. 94 yerel seçimlerinde Refah Partisi içinde İstanbul ve Ankara’nın da olduğu pek çok ilde belediye başkanlıklarını kazanmış iktidar alternatifi bir parti konumuna yükselmişti. O dönem hain niyetlerini henüz kimsenin fark etmediği FETÖ  hareketi...Yamanlar Kolejinde Başbakan Çiller’inde katıldığı büyük çaplı Risalet programları yapıyor, Kombassan ve Yimpaş gibi çok ortaklı büyük şirketler İslami duyarlılığı öne çıkaran söylemleri ile bilhassa Avrupa’da hissedarlar topluyor, önemli özelleştirmeleri satın alıyordu. Yeşil sermaye, yeşil pop ve yeşil kozmetiğin revaçta olduğu o yıllarda ben de bir ergen olarak dünyayı olmasa da Türkiye’yi anlamaya, tanımaya çalışıyordum. Köylü dindarı olan aile yaşamım, fıtratımdaki çekingenlik,  çocuk yaşta gurbete avdet etmem ve akrabalarımın seküler yaşam tarzı beni şehre adapte olmaktan geri koymuştu. Tüm bunları görünce modern seküler yaşama cephe almıştım. Etki tepki kanunu gereği olsa akrabalarımın yaşam stili, geneli göçerlerden oluşmuş ne şehirli ne köylü olan bozulmuş bir mahallede alt gelir ve alt kültür grubunu hedef kitle yapmış berber dükkânında dönen muhabbetler beni alternatifi olana zorluyordu. Berberde olan genel konuşmalar futbol, politikaya dair şeyler ve erkeklere özgü amiyane uçkur muhabbetleriydi. Müessese sahibinin meşrebi neyse doğal olarak o konular yoğun olarak konuşulurdu. Benim patronum olan akrabam da siyaset ve futbol merakı olmadığından üçüncü konu en fazla konuşulan ve haz alınan sohbetti. Bütün bunlar benim kendime, karakterime bir yer edinmeme zemin hazırlamıştı. Çocukluğum, aile özlemim ailemin değerlerine bağlı kalmamı gerektirirken o günlerde bugünkü isimleri aynı olan medyanın harladığı alaşağı dindarlık haberleri, cemaat ve tarikat kavramları, akrabalarımın köydeki yaşamlarından 90 derece dönmelerine duyduğum tepkiler beni İslami konuları öğrenmeye ve İslami grupların eylemlerini anlamaya sevk etmişti. O dönem bu konular beni iyice meraklandırmıştı. O dönemde Milli Gazeteye abone olmuştum çıraklıktan aldığım bahşişlerle gazetenin parasını ödüyordum. Gazetenin her satırını okuyor, okurların gönderdiği içinde edebi bir değerin olmadığı kara mizah türü şiirlerin tamamını ezberliyordum. Lakin patronum o gazeteyi almamı istemiyordu. Onun istememesi gazetenin yayın politikasından ziyade benim bahşiş olarak aldığım paraları gazeteye vermeme olan tepkisiydi. O, “bir daha bu gazeteyi aldığını görmeyeceğim” dese de gazeteyi ona sezdirmeden almaya devam ediyordum. Görmesin diye de gazeteyi erkenden okuyor, buruşturup eski gazetelerin içine atıyordum. Nasıl olduysa bir gün bunu fark etti ve o gazeteyi ağzıma tıkarak yedirmeye çalıştı. İşte o yıllarda babamın hatırası Huzur Sokağı romanını okuyor, başka İslami romanları temin edip okumaya çalışıyordum. Benim merakım kamuoyunda konuşulan, yazılan çizilen, karikatürize edilen cemaatler ve tarikatlardaydı.  Bunlar nedir, kimdir? Ayinleri nasıldır, hakikaten berberde konuşulduğu üzere gidenlere para veriyorlar mı daha bir sürü şey ben bunları öğrenmek istiyordum. Lakin akrabamın yanında çocuk olmam hasebiyle kimsenin beni muhatap aldığı yoktu. Kimse bir yere çağırmayınca ben de bir yere gidemezdim. Henüz 14 yaşımda Refah Partisi Karşıyaka ilçe başkanlığına gidip partiye üye olmak istedim onlarda 18 yaşını doldur üye ederiz dediler öyle kaldı. 95 yılı olacak bir gün benden birkaç yaş büyük birisi beni bir sohbete davet etti. Zaten merakım kat kat artmış dolayısıyla hemen o sohbet grubuna gittim. İlk gün ne okuduklarına ne konuştuklarına bakmadan o dönem için aklıma gelen tüm soruları sorduğumu hatırlıyorum. İşte benim cemaat ve siyasetle tanışmam bu adımla başladı ve sonraki yıllarda devam etti. Fıtratımdaki merak ve ilgimin bu alana yoğunlaşması beni bu konuları araştırmaya sevk etti.

Evet araştırmalarım literatür bilgisine haiz, ilmi metodolojiyi esas alan araştırmalar olmamakla birlikte popüler gündemde yazılanlar çizilenler üzerinden bu konuları irdelemeye çalıştım.

Şimdiden sonra yazacaklarım başlıkla ilgili olacak ama muhtemelen bu yazıya sığmayacak ikiye bölünecek. Elbette bu yazdıklarım bir siyasal tarih, siyaset bilimi ve sosyoloji literatürü taramalarından mürekkep şeylerden ziyade yaşayıp deneyimlediğim, gözlemlediğim şeylerdir. Dolayısıyla eleştirilerin de bu nazarla olması gerekir.

Ben gerek dünyada gerekse Türkiye’de İslamlığı esas alan faaliyetleri, genel olarak üç ana kategoriye ayırırım; birincisi tasavvuf, ikincisi siyasal İslam, üçüncüsü cemaattir. Elbette bu üç kavram birbiri içinde dercedilmekle birlikte doğrudan sosyolojik bir olgu olarak da ayrıca değerlendirilmektedir. Üç ana ekol içinde birbirine geçişler şüphesiz var olmakla birlikte her üçünün de mesleki farkları vardır. Bir de bu üçünden de bağımsız şahıs eksenli dönem dönem vuku bulan cereyanlardan söz edilebilir. Bunların entelektüel varlıkları ve etki alanlarının gücü bazen sözü edilen üç ekolden de daha etkin olduğu dönmeler olmuştur. Fakat toplumsal tabana yayılamamaları onları devamlı kılmamıştır. Şunu başta belirtelim yukarıda belirtilen bu üç ana ekol de İslam peygamberi Hz. Muhammedi kendine rehber yapmıştır. Tasavvuf peygamberin zikir ve ibadet yönünü (enfüsi âlemini), siyasal İslam hilafet ve liderlik yönünü, cemaatte iman ve itikat yönünü temel esas olarak almışlardır. Tabiiki iman olmadan ibadet, ibadet olmadan İslami yaşam olmayacağı savından hareketle hepsi birbirinin mütemmimidir. Yani birbirinin tamamlayıcısıdır.

Tasavvuf tarikat yoluyla, siyasal İslam hilafet ve saltanat yoluyla, cemaatte ilim yoluyla intişar ede gelmiştir.

Tarikatlar hicretten takriben 400-500 yıl sonra ortaya çıkmıştır. Çok türlü tarikler olmakla birlikte bugüne kadar varlığını güçlü şekilde devam ettiren Kadiriye ve Nakşiye ve bugün ardıllarının varlığı muamma olan Yesevi ve Bektaşi gibi ekollere adını veren kişilerin geçmişine bakılınca tarikatın tarihi geçmişi de ortaya çıkmaktadır. Lakin tarikatların müntesipleri Hz. Ebubekir’i pir ittihaz ederler o da ayrı bir mevzudur (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).

Siyasal İslam kavramı ve tarihi süreç çok karışık olmakla birlikte kavram, Abdülhamit devri siyasetinde dünya siyaset literatürüne girerek isimlendirilmiştir (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).

Cemaat; neşir ve tebliğ modelini Ashab-ı Suffe’ye dayandırmakta ve ilim yolunu esas ittihaz etmektedir (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).

Şahsi hareketler Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Muhammed İkbal, Mehmet Akif ve daha birçok şahıs etrafında cereyan ettiğinden bunlara ayrıca girmeyeceğim.

Türkiye’de Cumhuriyet döneminde devrim kanunları gereği resmen tekkeleri ve kurumları lağvedilip, dağıtılan tarikatlar bir süre yer altına inmiş, geniş kitlelere ulaşamasalar da varlıklarını bir şekilde devam ettirmişlerdir.

Siyasal İslam hareketi de tek partili dönemde düşünce ve aksiyon adamlarını ya idam ya da sürgün yoluyla kaybetmiş, inkıtaa uğramış kurumsallaşmasını 50’lerden sonra ancak gerçekleştirmeye başlamıştır.

Cemaat ise diğer iki ekolün aksine Cumhuriyetin ilk yıllarında devrim kanunlarının tüm müdahalelerine rağmen (alfabenin kaldırılması, tekke ve zaviye, tedrisat ve kıyafet kanunu gibi vesaire ) tek partinin tek hedefi olmuş fakat yeraltına inmeden bütün engelleme ve yok etme girişimlerine rağmen faaliyetlerini aşikâre sürdürmüştür. İlk olarak kuvveden fiile 1930’lu yıllarda çıkmış o gün bugündür kendi içinde birçok meşrebe ayrılmış, dünyanın dört bir tarafına yayılmış Bediüzzaman Said Nursi’nin başlattığı bir harekettir. Hareketin mihenk noktası kitaba dayalı bir teşekkül olması ve faaliyetlerini meşveret üzerine inşa etmesidir.

Bu hareketin enteresan noktası müellifin kendi üç dünyası (eski, yeni ve üçüncü Said) olmasıdır. Bu üç dünya yukarıdaki üç ekole de tekabül ettiği söylenebilir. Nu biraz karışık durum şöyle ki…

Yazının ana kısmı bir sonraki yazıya kaldı.

 

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 433


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Hasan Ağabeye mektup/1
Hasan Ağabeye mektup/1
Korona’ya mektup
Nikâh şahidim Altaylı’ya* mektup
Selçuk Bayraktar’a Mektup…
Kızıma mektuplar/1
Öğrencilerime, genç kardeşlerime mektuplar/1*
Kardeşime mektuplar/1
Meşveret, Cemaat, İttihat, İslam
NASİHAT-İ NASİHAT …
Ömer, Kadın, Cinayet…
Kürt katliamı mı?
GÖNÜLLÜ KÖLEYİM!
BİZİ KİM KURTARABİLİR? 2/2
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
Duygular Anlatılabilir mi?
KÜÇÜK AMA İŞLEVİ BÜYÜK
Ak Parti, gençler ve gelecek…
MÜZMİNLİĞİN KIRILIŞI
SUSKUNLUK SARMALINI KIRAN ADAM …
SİYEZ BULGURU VE DEĞİŞEN STATÜ GÖSTERGELERİ
Diğer Yazarlar

KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
KOMŞU KOMŞUYA SESLENİRKEN DAHİ ZİKİR EDERDİK BİZ...
Mesele İmam Hatip değil, sen hâlâ anlamadın mı?
SÖZÜNÜZ YERE DÜŞMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN
Beni her ölüm etkiler. 
Bugün 26 Ağustos...
''ÜŞÜMEK''
HUZUR
AYASOFYA HAKKINDA....
Bizim kumaşın kalitesi düşük
Yazarlar
Rukiye Aydın
SİZ, AKINTIDAMISINIZ YOKSA AKIŞTAMISINIZ?
Dünya... İki nehir...Birinin adı AKINTI...Di...
Aydın BENLİ
''ÜŞÜMEK''
Soğuk kış günleri, yavaş, yavaş kapımızı &cce...
Bülent Ertekin
RABBİM CAN-I GÖNÜLDEN VERENLERDEN EYLESİN.
Bir sağdan... Bir soldan...Fırsat vermeyin...Veri...
Ülkü Sürmen Saritaş
Bizim kumaşın kalitesi düşük
Kahrolsun Amerika derken kastettiğimiz bu muydu?.....
Nejla YAPICI
ZEYNEP KAMİL 'İN ÖYKÜSÜ
●Genelde masallarda olur böyle aşk &oum...
Hasan TÜRKYILMAZ
MÜSLÜMANLIK BİR ETİKET DEĞİL ŞAHSİYET MESELESİDİR
Müslümanlığın namaz kılmak,  Oru&c...
Mücahit Güler
Eleştirel Düşünme Ahlakı 2
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Mahir Adıbeş
ZAMANIN ÜZERİNDEN GEÇİŞ
“Zamanın üzerinden geçerek &cced...
Dr. Vehbi KARA
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
Değerli Yazar Abdurrahman Dilipak ile bir panel ar...
Ravza ZEYBEK
ANADOLU’NUN ÖZÜ TASAVVUFTUR
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&helli...
Engin AKYOL
SAĞLIĞI ÖNEMSE, SAĞLIKLI ORTAM YARAT
Tüm dünyayı ele alan ve günden g&uu...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
MUCİZE HEDEFİNDEKİ TEKNOLOJİNİN DİLİ VERİLEN CİHAZLARI HEDER ETMİYELİM
O zaman Allah’ın bize vermiş olduğu duygular...
Mehmet Nuri BİNGÖL
Maydanoz ve Limon “İfrat tefriti netice verdiğinden daha mûzırdır.”
Hikmetli ifadeyi her okuduğumda , dinlediğimde, &l...
Abdulkadir Menek
BEYİTLER (32)
AKİBET Cehennem günahkârı, inkâr...
Kemal YÜCEL
KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
KORONA VİRÜS SALGINI  DÖNEMİNDE&nbs...
Kenan DURALİOĞLU
KOMŞU KOMŞUYA SESLENİRKEN DAHİ ZİKİR EDERDİK BİZ...
“Hu Hu” diye seslenirdik komşumuza...&...
Gülsen KILINÇER
Mesele İmam Hatip değil, sen hâlâ anlamadın mı?
Bir asker eskisinin İmam Hatipliler yönelik t...
Mehmet Emin KOÇ
MA’ŞERİ VİCDAN KÖRELMESİ…
İbn Haldun'un Mukaddime'sini ilk okuduğum yıllar, ...
Dr. Levent Bilgi
DENMEZ
Adam vatansever, vatan, millet, bayrak için...
Resul Hamza Emin
Türkiyede ve Trabzonda Otobüsçülük TRABZON'DA OTOBÜS YAPIMI.
Trabzon’da otobüs yapım merkezi S&uum...
Harun PUNAR
SÖZÜNÜZ YERE DÜŞMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN
Evet SÖZ.... Ya Rahmetten bir damla,Ya da At...
Halil YOLDAŞ
HACI BEKTAŞ’I VELİ’ Yİ TANIMAK
Halil YOLDAŞ Eğitimci Yazar Onüçü...
Nesibe TÜKEL
GÖLGE OYUNUNDAN DA OYUNCULARINDAN DA ARTIK BIKTIK!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de d&u...
Emine İPEK
HÜZÜN AYI, EYLÜL...
İşte geldik, sarı yapraklı Eylül ayına. Eyl&u...
Mustafa SEYMEN
☝️MÜSLÜMAN BROKRAT,
☝️MÜSLÜMAN BROKRAT, makamı ...
Hasan Basri Çabukol
Beni her ölüm etkiler. 
Tanımasam bile üzülürüm yitiri...
Handan YILDIRIM
Çekin elinizi kadınların üstünden. ..
Allah (c.c) buyurdu  Cennet Anaların ayağı al...
Osman KÖSE
30 AĞUSTOS ZAFERİNİN HİKAYESİ
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yıldönü...
MİSAFİR KALEM
KİMSE KİMSENİN YERİNİ DOLDURAMIYOR...
Göğüs kafesimizin içinde kü&...
Mahmu ERDEM
Bugün 26 Ağustos...
Gece sabaha kavuştuğunda, ayaza kesti Afyon ovası....
Halil Köprücüoğlu
RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİMİZİ GÖRMEK, İSTER MİSİNİZ? (2)
GÜNEŞTE saniyede yaklaşık 564-600 milyon ton ...
Erol Aydın
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN DOĞAYA SAYGI DUYALIM VE KORUYALIM
Doğa canlı yaşamı için vazgeçilmez v...
EYÜPHAN KAYA
JEO BİDNE’NIN HADDİNE Mİ DÜŞMÜŞ, ERDOĞANI DEVİRMEK!
Cumhuriyet döneminde siyaset alanında etkin b...
Mümin ÇÖPÜR
AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ
Dijital dünyada gözlerini hayata a&ccedi...
Bilal Dursun YILMAZ
Hasan Ağabeye mektup/1
Uzun zamandır bu köşede yazmadığımı takip ede...
Salih Arıkan,
ÇEKMEYECEĞİM.
Değerli arkadaşlar bu dönemde erişilebilirlik...
Şener Mengene
TÜRKİYE’DE DEPREM GERÇEĞİ
Türkiye Deprem Haritası'na göre, ül...
Murat FİDAN
BEŞERİN TELAHUK-U EFKÂR İLE BİNLERCE YILDA GELEBİLDİĞİ TEKNOLOJİK NOKTA, BİR TEK ELEKTRON İLE KARŞILAŞTIRILSA, ÇOK İLKEL BİR SEVİYEDE KALIR...
Aziz dostlar! Şu alttaki resimde aynı hizada ay v...
Murat Gülşan
MURAD-I HAYAL
Öğlen namazı çıkışı Devati hazretlerin...
Zehra Kınalı
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINI YAŞATIRMIŞ (!)
İstanbul sözleşmesi kadını yaşatırmış(!) Oys...
Kahraman Sarı
İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı
İşim gereği  çok gezmem. İşe gidip gel...
Ahmet BEREKET
“AKSAÇLILAR”DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Yüce milletimizin, İslamiyet’le şerefle...
Ergun DUR
YÜREK BURKAN BİR BAYRAM HİKAYESİ
Hikayede kurban kesemeyen bir çocuğun duygu...
Salim Zorba
En aptal çocuk nasıl yetiştirilir? İstediği her şeyi karşılıksız, sorumluluk vermeden elde ederek...
“Eczacılığı kazandım, heyecanla memlekete gi...
İsmail Dinçer
HUZUR
Huzur, nedir huzur? Nasıl hissedilir? Gel kardeş...
İmren DERELİ
AÇAR SANA
Öfke kinden geçer isen Derin aşka d&u...
Prof Dr Şener DİLEK
AYASOFYA HAKKINDA....
1. Ayasofya’nın açılışı manevi bir Mi...
Fatma Bozkurt
BAĞIMLILIKTAN NASIL KURTULUNUR..?
Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstad...
Mustafa ÇEBİ
Bir dolara Papazların Efsunlanmış Müritler
Bundan 4 Yıl Önce Kendilerini 1 Dolara Dü...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Mesut KÖSEOĞLU
Kaybolan Bir Haslet: Diğerkâmlık
Ramazan ayının güzelliklerinden biri olsa ger...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 5
Telifleriniz ilgili sahada yapılan ilmi çalışmalara kaynaklık teşkil ediyor mu? Sizin çalışmalarınız ilmi bir metodolojiyi takip ediyor mu? KAYNA...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(96 Online) 0,98ms