Bugün - 19 Şubat 2020 Çarşamba
İstanbul 11°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Abdulkadir Menek

Abdulkadir Menek - ‘’MAVİ KELEBEKLER’’ VE PETER HANDKE

‘’MAVİ KELEBEKLER’’ VE PETER HANDKE
Yazı Tarihi: 31 Aralık 2019 Salı

Bosna’daki savaş Müslüman Boşnaklara karşı bir öfke ve katliam savaşı olarak cereyan etti. Sırplar ve onları destekleyen güçlerin en büyük maksadı, şüphesiz Avrupa’nın ortalarında bir Müslüman devlete izin vermemek ve burada yaşayan Müslümanları tamamen saf dışı bırakmaya çalışmak şeklinde bir seyir izledi.

Sırplar ve bazen de Hırvatlar, bu amacı gerçekleştirmek için her türlü ahlaksız yola, zulme ve kıyıma, hiçbir insani kaygı taşımadan tevessül ettiler. Srebrenitsa’da uygulanan dehşetli soykırım, işte bu öfke ve düşmanlığın ulaştığı korkunç boyutların adeta bir göstergesi olarak hafızalara kazındı.
Savaşın başlarında organize olmayan ve bu saldırılara hazırlıklı olmayan birçok Boşnak şehri, Sırplar tarafından kolaylıkla ele geçirildi. Bu sıralarda etrafı tepelerle çevrili olan Srebrenitsa benzeri bazı yerleşim yerleri kendilerini uzun süre savunmaya devam ettiler. Birleşmiş Milletler ise, bunca katliamın ardından, aralarında Srebreitsa’nın da bulunduğu altı yerleşim birimini 1993 yılında ‘’Güvenli Bölge’’ olarak ilan etti ve buralara asker gönderdi.
1995 yılının Mayıs ayında Sırplar Saraybosna’daki saldırılarını arttırdı. Bu saldırıların artması üzerine NATO, Sırpların mevzilendikleri bölgelere karşı hava saldırıları düzenlendi. Sırplar da bu saldırılara karşı BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edilen yerleşim yerlerine saldırılar düzenleyerek üç yüz kadar BM askerini rehin aldı ve Srebrenitsa’yı ele geçirmek üzere hareke geçti.
Müslüman Boşnaklar, bu saldırılar üzerine BM’e başvurarak korunmaları için yardım talebinde bulundular. ‘’Güvenli Bölge’’ olarak ilan edildiği için burada yaşayan Boşnakların silahları da ellerinden alınmış ve yardım talepleri de karşılıksız bırakılmıştı. Bu şekilde Srebrenitsa’da yaşayan Boşnaklar silahsız ve savunmasız bir şekilde ve BM şemsiyesi altındaki Hollandalı askerler tarafından korunmayarak Sırplara hedef haline getirildi.
1995 yılının Temmuz ayında Sırp Komutan General Mladiç komutasındaki birlikler, BM Bayrağı ile şehirde bulunan Hollandalı komutan ile anlaşarak ellerini kollarını sallayarak şehre girmiş, Hollandalı askerlerin destek ve yardımı ile büyük bir katliam gerçekleştirmişlerdir. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelme yaşından başlayarak bütün erkekler otobüslere bindirilmiş ve kampın yakınlarında topluca kurşuna dizilerek öldürülmüştür.
Bu vesile ile Bosna savaşının kahramanlarından Naser Oriç’ten de kısaca bahsetmek gerekir. Srebrenitsa katliamının ardından bu şehre gelen Naser Oriç, bu çirkin katliama karışan Sırplarla çok büyük bir mücadeleye girişmiş ve bu masum insanlarının kanlarının yerde kalmaması için insanüstü bir gayret ve kahramanlık göstermiştir.
2. Dünya Savaşından sonra gerçekleşen bu en büyük soykırımda on bin civarında Boşnak katledilmiş ve bunların cesetleri de bulunmasın diye farklı yerlere açılan çukurlara gömülmüştür. Yapılan bütün çalışmalara ve aramalara rağmen, bugüne kadar binlerce kişinin cenazesine hala ulaşılamamıştır. Bu büyük trajedinin en ilginç taraflarından birisi de, Hollandalı askerler memleketlerine döndükleri zaman kahramanlar gibi karşılanmış ve hükümetleri tarafından kendileri madalya ile ödüllendirilmişlerdir.
Ratko Mladiç komutasındaki Sırp Ordusu; Radovan Karadziç, Momcilo Perisiç, Slobodan Miloseviç ve Sırbistan İçişleri Bakanlığı’nın desteklediği paramiliter grup olan “Akrepler”  bu katliamın esas aktörleri oldu. Yaşanan bu katliam BM ve Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından 2004 yılında “Soykırım” olarak kabul edildi.
Katliama imza atan Sırplar, toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzaklara ve farklı yerlere gömdüler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun bir şekilde üzerlerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasını engellemek için, manyetik değişkenlik taramasının yapılmasına mani olmak amacıyla mezarların içine metal parçaları bıraktılar.
Boşnak kadınlar ve anneler eşlerinden, kardeşlerinden, evlatlarından bir haber alamamanın acısı içinde çırpınmaya başladılar. Cenazelere bile ulaşmak mümkün olmadı. Yakınlarından tamamen umut kesen bu acılı insanlar, bir mezarı arar hale geldiler. Bazı yerlerde tespit edilen toplu mezarlara, bir yakınlarının kemiklerine ulaşabilme ümidi ile koşmaya devam ettiler.
Çok profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda, Sırplar bir şeyi hesaba katamadılar. Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda Artemis adında çiçekler yeşermeye başladı. Çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitkiyle beslenen Mavi Kelebekler de bu bölgelerde hızla çoğaldı. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve konunun yerel basına yansımasıyla birlikte bölge halkı da araştırmalara katıldı.
Mavi Kelebekler takip edilerek üç yüz kadar toplu mezar bulundu. Toplu Mezar Enstitüsü bu zamana kadar yaptığı çalışmalarda ülke genelinde 20 bin kişinin cesedine ulaştı ancak bunlardan 18 bin kadarının kimliğini belirleyebildi. Cesetlerin parçalanmış ve yakılmış olması kimlik belirleme çalışmalarını güçleştiren en önemli faktör olarak ifade ediliyor.
Bu günlerde ilginç bir gelişme yaşandı. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen ve dünyanın en prestijli ödüllü olarak kabul edilen Nobel 2019 yılı Edebiyat Ödülünün, Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verildiği açıklandı. Bu açıklama büyük bir tartışma ile birlikte, Avrupa’nın Bosna konusundaki samimiyetinin bir kez daha sorgulanmasına vesile oldu.
Avusturyalı yazar Peter Handke, Yugoslavya iç savaşının önde gelen komutanlarından ve ‘Sırp Kasabı’  olarak bilinen Slobodan Miloseviç hayranı olarak biliniyor. Bu karar Edebiyat dünyasından önemli bazı itirazların yükselmesine sebep oldu.
Peter Handke savaş sonrası yazdığı yazılarda Srebrenitsa Soykırımı’nı reddetmiş, Boşnakların kendi katliamlarını düzenleyerek Sırpları suçladığını, medyanın da Sırpları kötü göstermeye çalıştığı gibi saçma sapan bazı görüşleri dillendirmişti. Handke, aynı zamanda 2006’da Lahey’deki hücresinde ölü olarak bulunan Miloseviç’in cenaze törenine katılarak, övgü dolu bir konuşma yapmış ve ‘Sırp milliyetçiliğinin kabardığını’ dile getirmişti.
Bu arada Handke’ye Nobel Edebiyat ödülü verilmesine en anlamlı tepki, Srebrenitsa katliamında hayatını kaybeden çocuklarının cesetlerini arayan kadınların kurduğu ‘’Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneğinden’’ geldi. Dernek, Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Avusturyalı yazar Handke’den “Srebrenitsa’daki soykırımı inkâr ettiği” ve “savaş suçlularını desteklediği” gerekçesiyle ödülün geri alınmasını istedi.
Barışa katkıda bulunan şahsiyetlere verilmesi gereken ve prestijli bir ödül olarak kabul edilen Nobel Ödüllerinden birisinin, Sırpların yaptığı ve bütün dünyanın kabul ettiği katliamı inkâr eden, BM’in verdiği soykırım kararını kabul etmeyen, mazlum ve mağdur Boşnaklara düşmanlığı ile bilinen bir yazara verilmiş olması da, bu ödülü verenlerin ve gereken tepkiyi göstermeyenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkaran bir turnusol vazifesi gördü.
10 Aralık 2019 tarihinde yapılan Nobel Ödül Törenine, Türkiye ile birlikte Kosova, Arnavutluk ve Hırvatistan gibi ülkeler katılmayarak bu çirkin kararı protesto ettiler. Maalesef, böyle çirkin bir tercihe gösterilen tepkiler, beklenilen düzeyin çok çok altında gerçekleşti ve bir yönü ile Avrupa’nın da ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya serdi.
Aslında Nobel Komitesi çok büyük insani jest yaparak ve tarihe geçecek sembolik bir karar alıp Nobel Barış Ödülünü, Mavi Kelebeklere vermeliydi. Belki bu çirkin soykırımın ve vahşetin korkunç boyutlarını ve barışa olan özlemi, bu şekilde ifade etme yoluna gidebilirdi. Fakat ne yazık ki, Nobel ödüllerinden birisini soykırım inkarcılarından birisine vererek bu büyük insanlık suçuna ortak olmuş ve çok büyük bir prestij kaybına uğramıştır.
Ne yazık ki Avrupa’daki hâkim zihniyet, ruhuna işleyen zulüm ve katliam anaforundan bir türlü çıkamıyor.

Abdülkadir MENEK 

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 227


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

‘’MAVİ KELEBEKLER’’ VE PETER HANDKE
HAYAT DERSLERİ (20)
BOSNA-HERSEK
ARNAVUTLUK’TA ENVER HOCA DÖNEMİ VE SONRASI
ARNAVUTLUK
MANASTIR ’'IN ORTASINDA İKİ CAMİ
MAKEDONYA’DA BİR HİCRAN YARASI: OHRİ
İHLASI BEKLEYEN TEHLİKE
SURİYELİ MUHACİRLER
15 Temmuz destanı ve gelecek vizyonumuz
HELAL LOKMA
Muhammed Mursi (3)
MUHAMMED MURSİ (2)
MUHAMMED MURSİ-1
HAYAT DERSLERİ.
ÖLÜM ÖZGÜRLÜKTÜR ’
Diğer Yazarlar

KAR GİBİ HÜKMÜ YOK...
KADİR ŞEKER...
HİÇ DEĞİLSE...
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
Dini Kaç kuruşa satalım
AŞK İMİŞ HER NE VAR ÂLEMDE
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
NERDE YANLIŞLAR YAPTIK?
VİRÜS SALGINI VARSA
Yazarlar
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
KESİN DAVET 31 KABRİN ARKASI İÇİN ÇALIŞINIZ
  Tekrar da olsa, konunun önemine g&oum...
Mehmet Nuri BİNGÖL
Maydanoz ve Limon
  “İfrat tefriti netice verdiğinden da...
Nesibe TÜKEL
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR. (1)
Hepsi birer kahraman... Adı ve soyadı...Nerde yaş...
Mahir Adıbeş
VİRÜS SALGINI VARSA
  Virüslerin yaptığı hastalıklar sık sı...
Bülent Ertekin
BİLİN Kİ: BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL!!!
  Hainler hainliklerini...Alçaklar ak...
EYÜPHAN KAYA
İnsanı Önemse, Mutlu ol!
İnsan yaratılanların en özeli, yeryüz&u...
Bilal Dursun YILMAZ
Kardeşime mektuplar/1
Bu köşeden yazılarımı takip eden kıymetli olu...
Dr. Levent Bilgi
ÖZGÜR VE ÖZGÜN
İnsan öğrenen, öğreten, kabiliyetlerini ...
Engin AKYOL
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN EĞİTİMLERE RENK KAT
  Duyarlı toplum ve duyarlık gelecek eğitim ...
Dr. Vehbi KARA
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
  Suriye’de önce 8 şimdi de 5 ask...
Mevlüt KALELİ
KAR GİBİ HÜKMÜ YOK...
Gece, gece  Kar yağıyor...Kar yağıyor sevdiğ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Ravza ZEYBEK
KIYAMET KOPACAK!
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&hell...
Halil Köprücüoğlu
SULTANLIĞIMIZIN FARKINA VARMALIYIZ!
  İşte bu sabah yine uyandım. Sultan Parkınd...
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
Ahmet BEREKET
KISSADAN HİSSE
  Sözlerime Hz. Ömer Efendimizden ...
Salih Arıkan,
YAPIŞTI BASTONUMA.
Uzun zamandır yazı yazmıyorum. Aynı şeyleri tekrar...
Zehra Kınalı
KOÇ'LARIMIZ(!) NEREDE?
  7'den 70'e Türk/İslam dünyası de...
Murat Gülşan
ÇEVREMİZDEKİ BİLMEDİĞİMİZ TARİH
Maalesef ekonomik şartlardan olsun, kültü...
Erol Aydın
HER ŞEY PARA DEĞİLDİR, PARA HER ŞEY MİDİR?
Paragöz olarak kabul edilen insanların her ş...
Emine İPEK
NERDE YANLIŞLAR YAPTIK?
Aman Allahım neler oluyor. Ölümler &cce...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
Mesut KÖSEOĞLU
AŞK İMİŞ HER NE VAR ÂLEMDE
Ünlü Rus yazar Lev Tolstoy’un k&uu...
Mücahit Güler
Sorun Trump’ta değil, Müslümanlarda…
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Aydan KURT
BİR AN...
Annenin evladına evladın annesineSevenin sevdiğine...
Rukiye Aydın
[01:59, ADAM OLMAK HER İNSANIN OLACAĞI BİR ZANAAT DEĞİLDİR.
  1989 yılında, İstanbul'a ilk kez gelen Car...
Hasan TÜRKYILMAZ
İŞİMİZ VAKTİMİZDEN ÇOK;
Kudüs Müslümanların Kırmızı Ç...
Ergun DUR
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
Geçmiş olsun ELAZIĞ’IM.. Geçm...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Mümin ÇÖPÜR
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
Yalnızlık öylesine acı veren ve ürkü...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Abdulkadir Menek
‘’MAVİ KELEBEKLER’’ VE PETER HANDKE
Bosna’daki savaş Müslüman Boşnakla...
Mahir ADIBEŞ
HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇEN HASTALIKLAR
Bilindiği gibi 6 Temmuz 2019 günü Dü...
Halil YOLDAŞ
EYVAH ÇOCUĞUM BÜYÜYOR
Halil YOLDAŞ Değerli Anneler ve babalar;Hızla akı...
Şener Mengene
DOĞU TÜRKİSTANDA YAŞANAN ZÜLME VE İNSANLIK DIŞI İŞKENCELERE KARŞI
  BASIN AÇIKLAMASI Yıllardır devam e...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Handan YILDIRIM
Bana olağanüstü gelen şeyler ama Türkiye'de yaşayan insanımızın alışık olduğu ve gayet tabii gördüğü şeyler.
 Ben şunu bilir şunu söylerim:Bu memleke...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
GELECEK ENDİŞESİ VE BÜYÜK FİNAL SINAVI
Öğrenciler tarafından sınavlar, bir öl&u...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
ÖMER ÖZCAN
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
Ziya Nur Aksun’u 9. vefat yıl dönü...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bolotbek Şamşiyev: Kumancan Datka Filminin Kalitesini Düşük Buluyorum
Bolotbek Şamşiyev ile 2009 yılında dönemin Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in başdanışmanlığını yaptığı dönemde bir röportaj vesilesiyle K...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(83 Online) 0,33ms