Bugün - 19 Şubat 2020 Çarşamba
İstanbul 11°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL -     FASL-I PAŞA

FASL-I PAŞA
Yazı Tarihi: 12 Şubat 2020 Çarşamba

 

   ( Çok köşe yazım orijinal... Pek nadir iktibasım olur; o da indelhace... Aşağıdaki yazımı iktibas sebebim ise AKIL FİKİR YAYINLARI tarafından M. Nuri YARDIM refikimin yeni neşredilen kitabında mezkûr yazımın iktibas edilmesidir. Dost ve kardeşlerime kitabı tavsiye ediyorum )
  
   Maskara…

    Turuncu ve sarı zemin üzerine beyaz çizgilerin çalım sattığı ilk kedimin adı. O namı hak etmediği hâlde tam tersi sıfatlar gösterdiğinden kinaye kabilinden bulduğum isim.

   Hayatımın çeşitli merhalesinde ise Karam, Masum ve Paşa var…

    ***

    Paşa, bir yıl öncesine kadar evimi ve hayatımı süslüyordu. Kızlarımın okula giderken yaramaz çocukların ellerinden kurtarıp eve getirdiği Paşa’nın ilk görünüşüne ad düşünseydim eğer, Zenci’yi daha münasip bulurdum.

    O kadar siyahtı ki renginin o olduğunu sanıp infiale kapılmış ve “Alın götürün bunu…” demiştim. “Böyle kara bir kediyi çekemem.”

    Çocuklarım, bilhassa mimarlıkta okuyan küçük kızım, okula geç kalma ve müdürden “papara yeme” pahasına kediciği şampuanla yıkayınca, o simsiyah rengi ötelere kaçıştı ve beyaz, gri, siyah karışımı desenleri ortaya çıktı. Titreyen ve aç olduğu anlaşılan kediciği besledikten sonra eğitim yuvalarına koştular…

    ***

    Bahar’ın kendine has o kokusu ve yeşil aleminin sere serpe yayıldığı bir gün. Mesaideyim…

    Okuldan eve öğle arası için dönerken, öğleden sonra dersimin olmadığı ve mesai haftasını tamamladığım için memnundum.

    Evde misafirlerim vardı; kayınpeder, kayınvalide ve yaşları küçük baldızlarım… Demek onca yolu aşmak için direksiyon sallamış ve ailesini ziyaretime getirmişti.

    İlk vazife mahallim henüz ilçe olmamıştı. Gediz’e bağlı bir nahiye idi; Şaphane… Anlatırlar: Dönemin meşhur bir siyasetçisi kasabaya propaganda için geldiğinde, Belediye Başkanları halkı tembihlemiş.

    “Eğer konuşmasının sonunda, sizden ne istediğinizi soracak olursa, bir ağızdan ‘Şap, şap, şap!’ diye bağıracaksınız.”

    Denileni aynen yapmışlar ve o “meşhur siyasetçi” iktidar olduğunda kasabada çıkarılan şap madenini işleyecek bir fabrika kurulmasını sağlamış.

    Bunun bir “şehir efsanesi” olduğunu diyen de vardır ama fabrikanın inşası doğrudur. Bir şap işletme kooperatifi vardı orada. Bunu yöre halkı kendi bağımsız gayretiyle mi şekillendirmiştir, yoksa “Ankara” tarafından mı kurdurulmuştur, tam bilemem.

   Ama gerçekti ve kasabaya ilk indiğimde fabrikayı görünce, ilkönce birinci tayin yerimin bir nahiye olduğundan dolayı kırılan kalbimdeki serazat hisler istikrara kavuşmuş, çalışma şevkiyle dolmuştu. Neşir dünyasını mecburen terk etmekten ileri gelen infial ve kırgınlığım silinip gitmişti.

    ***

   Şaphane, Gediz’e bağlı bir nahiye ama ulaşımı bayağı zor. Her hatırladığımda hasret dokuduğum mekanı ilçe olduktan sonra görmedim. Oradaki bir yüksekokulda okuyan lise mezunu öğrencimin verdiği bilgiye göre, yolu bayağı düzeltilmiştir ama  sarp mevkiini değiştirmenin imkanı yoktur buna rağmen.

   Demek “kayınpeder” sırf kızını görmek ve “Akdağ”a tırmanan o tepecikleri aşarak hâla gözümde tüten mekana “vasıl” olmak için ter dökmüştü. Şimdi bile şükranla yad ederim bunu.

    Bugün gibi hatırımdadır; günlerden Cuma idi.

    Acele bir “Hoş geldiniz…” faslından sonra yine aynı telaşla abdest alıp kayınpederle beraber Cuma’ya gidip döndük. Sebebi bilinmez bir burukluk ve yorgunluk hissedince müsaade alıp yatak odasına çekildim. Öğleden sonra dersimin bulunmadığını tekrar hatırlayıp, biraz uyursam açılırım diye kendimi yatağa attım.

    ***

    Bir kedi sesi…

    Önce rüyada sandım kendimi. Veya hafızamın bana sürpriz yaptığını… Büyükbabamların Kaplan isimli kedisinin sesinin, rüyamdan gelen bir akisle harici dünyaya geçtiğini zannediyordum. Birkaç defa duyunca miyavlamayı, odayı terk edip dışarıya bakma ihtiyacı hissettim.

    Kapıyı aşınca küçük baldızımın dış kapıdan içeriye girdiğini, kucağında da henüz isim koymadığım Maskara’nın kurumla oturduğunu gördüm.

    “Ne o Nuriş,” dedim; “kedicik annesi, ümm-ü hüreyre olmaya mı niyetlendin?”


    “Yok.” dedi ciddi ciddi. “Ben kim, annelik kim? Sokakta masum masum oturuyor görünce alıp getirdim.”

    Maskara’nın evimize teşrifi, altı ay sonra, şimdi kimya mühendisi ve erkek çocukları bulunan kızımın dünyaya geleceğinin de müjdesi oldu bize.

    ***

    Her hatırladığımda, “Ah Maskara, vah Maskara!” diye düşünmeden yapamadığım kedimiz, iki yıl sonra, tayinim bir başka memleket köşesine çıktığı vakit, sanki hissetmiş gibi ortadan kayboldu, yani Şaphane’de kaldı.

    Demek ki vatanseverdi, doğup büyüdüğü, hatta bizimle tanıştığı toprağına, yani vatanına düşkündü. Hele bugün, çok insanda demeye dilim varmasa da millettaş bildiğimiz kimilerinde bulunmayan hamiyetvari hissine hâla hayranlık duyarım. Anlaşılan vatanseverliğin kaynağı olan İslami vahdet itikadı olmayınca, “insan” Yüce Kitabımız Kur’an’da buyurulduğu gibi “belhüm adall” derekesine iniyordu!

    Neyse, geçelim…

    Salon-sofa karışımı odaya yönelip, küçük baldızımın halıfleks üzerine bıraktığı kedinin emirlerime uyamayacağımı sanıyordum. Sokakta bulunmuş bir hayvanın “evcil” olamayacağını biliyordum.

    Ayakta dolaşan hayvana, “Otur otur…” dedim.

     O ana kadar biraz huzursuz olan hayvan sakince oturup, “Daha başka ne yapayım?” der gibi gözlerimin derinliklerine baktı. Yeşil bir denizi andıran gözlerinden ayırmadan bakışlarımı,

    “Elini ver bakayım,” dedim.

    Bu sefer de sağ “patisini” uzatınca, kedicik değil ama genç kediye “Bayağı evcilmiş…” diyeceğime, “Vay maskara hayvan.” demişim.

    Dolayısıyla iki yıl müddetince o gurbet elde can yoldaşımız olan Maskara’ya  isim de bulmuş oldum.

    ***

    Bu satırları yazarken babama bayramlaşmaya gitmiştim. Böyle bir yazı hazırladığımı belirtince, “Sen çocukken ‘adsız’ olan kedimizi hatırlar mısın?” dedi.

    Hafızamı o kadar yoklamama rağmen aklıma gelmeyince, annem atıldı.

    “Peki, babanın Almanya’ya işçilik niyetiyle yola düşüp, hasretimize dayanamayarak İstanbul’dan işçi kafilesini terk edip memlekete dönüşünü hatırlıyor musun?”

    “Hayal meyal de olsa, evet.”

   “Gelir gelmez sizi sormadan kediyi sordu baban. O kadar düşkündü ona.”

    Anlaşılan, demek ki, zira…

    ***

    Gelelim Maskara’nın “maskaralık”larına…

    Gece ziyaretlerine giderdik bazen. O “akıllı” hayvan evde kalmaz, beraber çıkar, sokağın en ileri noktasına kadar bizimle gelir ve o noktaya çakılıp kalırdı.

    Ziyaretten dönerken bakardık ki Maskara bizi “uğurlamak” için kendini sabitlediği mekanda durup bizi bekliyor.

     Oradan itibaren de bizi eve kadar takip eder, içeriye birlikte girerdik.

    Yavrusu oldu, o küçüğe tıpkı insani bir anne gibi “tuvalet eğitimi” verdiğine şahit olunca apışıp kaldım.

     Tayinim çıkınca ev eşyalarımın kamyona yüklendiğini görür görmez kaybolduğunu daha önce anlatmıştım.

    İyi ki ardımdan gelmek için kamyona binmemişti, çünkü “atandığım” ilçede, iskan edeceğim kiralık bir evi ancak üç ay aradıktan sonra bulabilmiştim.

    ***

    Paşa faslına o kadar yer ayıramayacağım.

    O da şimdi Mimarlık’ta okuyan küçük kızımın yadigarıydı.

   Meslek hayatımın bazı sıkıntı verici hâllerinden gelen bütün stresimi, eve girer girmez beni karşılayıp dizime veya yanıma çöreklenişiyle giderir, diğer kalem çalışmalarıma hız kazandırırdı.

   Hele o kadir bilirliği…

    Arada sırada -yeri balkonda olduğundan- onun tarafından “düzeni” bozulan balkonu tanzim eder, temizlerdim.

    Ben bu yorgunluk için söylenip dururken  ayağıma sürünür, berjere oturunca da fırlayıp kucağıma çıkardı. Öyle bir yalanmaya dururdu ki o “tanzime” teşekkür ediyor sanırdınız. Belki de gerçekten şükran hisleri içindeydi, bilemem elbet.

    Yalnız kucağıma gelip de “mır mır” ses çıkarmaya başlayınca, Üstad’ın kedi hatırası aklıma gelir, hakikaten öyle demiş olmasa da Paşa, benim de “Ya Rahim, Ya Rahim” veya mükemmel hayatı için “ Ya Hay, Ya Razık…” dememe vesile olurdu.
.........
Mehmet Nuri BİNGÖL

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 23


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Maydanoz ve Limon
FASL-I PAŞA
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
“SEYDA!”
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
Doğubayezıd Hâni
FİKİR CÜCELİĞİ
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
KİMLERE?
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI..
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI ANLAMIŞ...
"GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ HAYALİ" BEŞ PARA ETMEZ
Dönemeçle Süslüydü Yollar
Üslubum ve mesai arkadaşım bir yazar
TAHASSÜR
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
MERİÇ, AKILDAN GÖNÜLE, BİLGİDEN İRFANA ERMİŞ BİR DERVİŞTİ
Diğer Yazarlar

KAR GİBİ HÜKMÜ YOK...
KADİR ŞEKER...
HİÇ DEĞİLSE...
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
Dini Kaç kuruşa satalım
AŞK İMİŞ HER NE VAR ÂLEMDE
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
NERDE YANLIŞLAR YAPTIK?
VİRÜS SALGINI VARSA
Yazarlar
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
KESİN DAVET 31 KABRİN ARKASI İÇİN ÇALIŞINIZ
  Tekrar da olsa, konunun önemine g&oum...
Mehmet Nuri BİNGÖL
Maydanoz ve Limon
  “İfrat tefriti netice verdiğinden da...
Nesibe TÜKEL
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR. (1)
Hepsi birer kahraman... Adı ve soyadı...Nerde yaş...
Mahir Adıbeş
VİRÜS SALGINI VARSA
  Virüslerin yaptığı hastalıklar sık sı...
Bülent Ertekin
BİLİN Kİ: BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL!!!
  Hainler hainliklerini...Alçaklar ak...
EYÜPHAN KAYA
İnsanı Önemse, Mutlu ol!
İnsan yaratılanların en özeli, yeryüz&u...
Bilal Dursun YILMAZ
Kardeşime mektuplar/1
Bu köşeden yazılarımı takip eden kıymetli olu...
Dr. Levent Bilgi
ÖZGÜR VE ÖZGÜN
İnsan öğrenen, öğreten, kabiliyetlerini ...
Engin AKYOL
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN EĞİTİMLERE RENK KAT
  Duyarlı toplum ve duyarlık gelecek eğitim ...
Dr. Vehbi KARA
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
  Suriye’de önce 8 şimdi de 5 ask...
Mevlüt KALELİ
KAR GİBİ HÜKMÜ YOK...
Gece, gece  Kar yağıyor...Kar yağıyor sevdiğ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Ravza ZEYBEK
KIYAMET KOPACAK!
En güzel sözlerin sahibinin adıyla&hell...
Halil Köprücüoğlu
SULTANLIĞIMIZIN FARKINA VARMALIYIZ!
  İşte bu sabah yine uyandım. Sultan Parkınd...
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
Ahmet BEREKET
KISSADAN HİSSE
  Sözlerime Hz. Ömer Efendimizden ...
Salih Arıkan,
YAPIŞTI BASTONUMA.
Uzun zamandır yazı yazmıyorum. Aynı şeyleri tekrar...
Zehra Kınalı
KOÇ'LARIMIZ(!) NEREDE?
  7'den 70'e Türk/İslam dünyası de...
Murat Gülşan
ÇEVREMİZDEKİ BİLMEDİĞİMİZ TARİH
Maalesef ekonomik şartlardan olsun, kültü...
Erol Aydın
HER ŞEY PARA DEĞİLDİR, PARA HER ŞEY MİDİR?
Paragöz olarak kabul edilen insanların her ş...
Emine İPEK
NERDE YANLIŞLAR YAPTIK?
Aman Allahım neler oluyor. Ölümler &cce...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
Mesut KÖSEOĞLU
AŞK İMİŞ HER NE VAR ÂLEMDE
Ünlü Rus yazar Lev Tolstoy’un k&uu...
Mücahit Güler
Sorun Trump’ta değil, Müslümanlarda…
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Aydan KURT
BİR AN...
Annenin evladına evladın annesineSevenin sevdiğine...
Rukiye Aydın
[01:59, ADAM OLMAK HER İNSANIN OLACAĞI BİR ZANAAT DEĞİLDİR.
  1989 yılında, İstanbul'a ilk kez gelen Car...
Hasan TÜRKYILMAZ
İŞİMİZ VAKTİMİZDEN ÇOK;
Kudüs Müslümanların Kırmızı Ç...
Ergun DUR
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
Geçmiş olsun ELAZIĞ’IM.. Geçm...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Mümin ÇÖPÜR
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
Yalnızlık öylesine acı veren ve ürkü...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Abdulkadir Menek
‘’MAVİ KELEBEKLER’’ VE PETER HANDKE
Bosna’daki savaş Müslüman Boşnakla...
Mahir ADIBEŞ
HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇEN HASTALIKLAR
Bilindiği gibi 6 Temmuz 2019 günü Dü...
Halil YOLDAŞ
EYVAH ÇOCUĞUM BÜYÜYOR
Halil YOLDAŞ Değerli Anneler ve babalar;Hızla akı...
Şener Mengene
DOĞU TÜRKİSTANDA YAŞANAN ZÜLME VE İNSANLIK DIŞI İŞKENCELERE KARŞI
  BASIN AÇIKLAMASI Yıllardır devam e...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Handan YILDIRIM
Bana olağanüstü gelen şeyler ama Türkiye'de yaşayan insanımızın alışık olduğu ve gayet tabii gördüğü şeyler.
 Ben şunu bilir şunu söylerim:Bu memleke...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
GELECEK ENDİŞESİ VE BÜYÜK FİNAL SINAVI
Öğrenciler tarafından sınavlar, bir öl&u...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
ÖMER ÖZCAN
BEDİÜZZAMAN, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİNİN YAZISINI RİSALE-İ NUR' A DAHİL ETTİ.
Ziya Nur Aksun’u 9. vefat yıl dönü...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Salim Zorba
Biz mi Zenginiz İsveçliler mi Fakir ?
İbretle okuyacağız bu alıntı yazımda aslında &cced...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bolotbek Şamşiyev: Kumancan Datka Filminin Kalitesini Düşük Buluyorum
Bolotbek Şamşiyev ile 2009 yılında dönemin Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in başdanışmanlığını yaptığı dönemde bir röportaj vesilesiyle K...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(66 Online) 0,30ms