Bugün - 19 Ocak 2021 Salı
İstanbul 20°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Enerji Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Bahar Arslan

Bahar Arslan - ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!

ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
Yazı Tarihi: 10 Mart 2019 Pazar

 Özgürlük dediğimiz şey nedir? Hangi şartlar altında kendimizi özgür hissederiz? Özgürlüğü temin etmenin bir yolu var mıdır? Özgürlük ya da tutsaklık doğuştan bedenimize işlenen veriler midir? İnsan nedir? Bu bir yeti midir yoksa bir kalıp mı? Ya da hayata dair davranmayı seçtiğimiz hangi SEÇENEKLER bizi özgürlüğe taşır? Mutlak özgürlük var mıdır?Bedenlenmiş, forma sokulmuş bir varlıkta (canlılar,önemlisi de İNSAN) mutlak özgürlükten veya özgürlükten bahsedebilir miyiz? gibi yazımla şekil bulmuş, belki cevaplanabilecek belki cevaplanamayacak ama çabaya, insanın ihtiyaç duyduğu besine dönüşüp onu besleyecek çabaya,muhtaç benim sorularım. Biz insanlar da sorduğumuz sorulardan ancak çabayla besine dönüşen bu cennet meyvelerine muhtacız.

    Özgürlüğü anlama yolculuğuna genel kabul olan sözlükteki felsefi karşılığını açarak başlayabiliriz. Özgürlüğün sözlükteki felsefi karşılığı,’her  türlü dış etkiden bağımsız olarak kişinin kendi istencine, düşüncesine karar verme hali’ diye tanımlanmıştır. Bu tanımda Karar Verme Sürecinin ana maddesi DÜŞÜNCEYE yani BİLİNCE atıfta bulunulmuştur. Peki sizce özgürlük bir bilinçlilik durumu mudur?Arkadaşlar bilinç kümesi çok küçük bir kümedir.Bilinç Ötesi Kümesi, bilinç kümesini kapsar. Bilinç Ötesi Kümesi,Bilinç Kümemiz(bilinç altı,bilinç dışı vb.) ile sürekli etkileşim halindedir .Duygularımızı oluşturan düşüncelerimizin kontrolü de  buradadır. ’Zihnin Gizil Gücü:Duygular’ yazımda da anlattığım gibi biz insanlar duygularımıza tabiiyiz. Duygularımız bizi yönlendirir ve sahiplenmesi de çok zordur. Kendi duygunuz sandığınız şey size belli mecralar tarafından hissettirilmiş olabilir,geçmişteki travmanızın dışa dökümü olabilir.Ama kritik bir nokta var ki ondan kaçamazsınız:ORTAK BİLİNÇ. Ötekinin(tüm insanlığın) deneyimlediği bütün duyguların toplamı senin programında kendine yer bulur.Asla ötekinin mekaniğinden,düşüncesinden ve dolayısıyla da Duygusundan bağımsız değilsin! Duygularını yaşama halin,yani davranışın varsayalım ki bağımsız olarak senin hükmünde;onları algılaman bile geçmişte öğrendiğin ve etkileştiğin olgulara BAĞLI. Yani,sürekli bir etkileşim,alma-verme(alışveriş) ve bağlılıktan söz edebiliriz dünya yaşamında.

    Başka bir tanımda olduğu gibi özgürlüğü fizik ya da metafizik olana hiçbir kısıtlanma olmadan erişme yeterliliği olarak değerlendirirsek,bunun hem 3 boyutlu varoluşumuz hem de nefis ile kritik bir tehlike olduğunu görürüz.Bir şeye hiçbir kısıtlanma olmadan,fazlasıyla erişebilmek,maruz kalmak o şeyden sizi o kadar mahrum bırakır. Algımızdaki özgürlük 3 boyutlu varlığımız için çok tehlikeli olabilir. Bunu her türlü olguda,duyguda görmek mümkün. Sevgide,nefrette,parada,global sorunumuz savaşta fazla maruz,erişim(kısıtlanma olmaksızın),sizi deneyimin hissinden dolayısıyla anlamından yoksun bırakır. Savaşa,savaş bölgesindeki insanlara dikkatli bakarsanız olan bitene karşı duyarsızlaştıklarını,hissizleştiklerini görürsünüz(Adaptasyon!). Savaşı uzaktan analiz edenler,savaşın acısını en keskin halleriyle hissedenlerdir. Somut bir örnekte de olduğu gibi,görme duyumuza kanal olan organımız kulak belli frekanstan düşük ve yüksek sesleri(tepki verdiğimiz aralık:20-20.000 hz) algılayamaz. Bu frekans eşiklerini geçen seslerin algısı fiziksel ve zihinsel sorunlara neden olabilir.

Başka bir örnekte,şahit olduğum bir elektrik çarpması olayında kişinin kendi ağzından acıya karşı duygusu aynen şu şekilde:’Elektrik çarptığı an bir sızlama,acı var ama hemen sonrasında acı yok(sadece o anki duygu durumuyla ilgili bir imgelem) ve kulaklarım etraftaki sesleri duyuyordu. Siz de  bu Eşik Noktalarının bizi bu boyuttaki aşırı uçlardan koruduğunun apaçık ortada olduğunu görüyorsunuz değil mi? Bizi Eşik Ötesi’nin getirilerine karşı koruyan bu noktalara MELEKEEŞİK NOKTALARI diyorum. Meleke ve eşik kelimelerinin bileşimiyle oluşturduğum bu Melek Noktalar,varlıların melekelerinin yetebildiği sınırları tanımlayan anlam kodlarıdır. Bu noktalar gerçek özgürlüğe giden yolun koruyucularıdır aynı zamanda.

    Özgürlüğü daha iyi anlamak için zihni yani metafiziği,metafiziği anlamak için de fiziği(Dünyanın varoluşundaki somut düzeni,mikroda da insan bedeni üzerinden fizik dünyasını metafizik dünyasıyla birleştiren ve insanı dolayısıyla varoluşu tekamüle zorlayan DENEYİM’i getiren ve gerektiren  İnsan Davranışını) anlamalıyız.İnsan davranışının Sonsuz Seçenekler silsilesinden olmayı,davranmayı seçtiğimiz o BİR hal,davranış ile vuku bulduğunu Kuantum Fiziği bize anlatır(Matrix filminde Neo ve Mimar’ın yüzleşmesinde çok güzel yer almıştır).Somut bir nesneye bakacak olursak da onun atomlarının senkronize bir şekilde aynı frekansta titreştikleri için varlığını sürdürdüğünü hepimiz biliyoruz.Frekanssa eğer maddenin özü, mekaniği ve eğer kulaklarımız bütün sesleri duyabilseydi,eşyanın da bir sesinin olduğunu duyabilir ve görebilirdik.Şimdi dikkatli düşünürsek,sesi olduğuna göre bu maddenin kendi içinde bir DİLİNİN de olduğunu görürüz.Etrafımızda bulunan her şeyin bir sesi dolayısıyla da bir dili var.

    Sonsuz davranış seçeneklerinden seçilen insan davranışı ve seçilmiş seçenekler silsilesinden oluşan insan karakterini ise Ekolayzır Çubuklarına benzetiyorum.Metnin ilerleyen kısımlarında da anlatacağım gibi Seçtiğimiz davranış halini oluşturan hissin yaşanışı,hissedilişi,dokusu parmak izlerimiz kadar farklıdır.Yani sevinirken bedeninizin girmiş olduğu etki,hal çok farklıdır.Duyguyu yaşamak yani duygunun davranışı çok farklıdır MİKRODA.Ama biz insanlar anlayabilmek için davranışı kategorize ederiz.Davranışı oluşturan duygunun yaşanışını,hissiyatını yani duygunun parmak izini ekolayzır çubuklarının rengine,derinliğine,yüksekliğine benzetiyorum ve bu her insanda çok farklıdır. Ekolayzır çubuklarının işleyişi ise her insanda aynı Mekanik olarak. Ekolayzır çubuklarını çeşitli davranış kategorileri olarak adlandırabiliriz. Davranmayı seçtiğimiz her davranışta ekolayzır çubukları şekil değiştirir(rengi,derinliği,yüksekliği),ilgili olan çubukları da biçimlendirir ve daha sonraki seçimlerinizde çubukların aldığı hal ile önceki seçimlerinizden çubukların almış olduğu hal birbiriyle etkileşir ve çubuk yeni halini alır. Hepimizin karşısına çıkan insanların anlamları ve davranmayı seçtiğimiz hal de farklıdır.Davranmayı seçtiğimiz hal,önceki seçimlerimizden etkilenir,gelişir. Ve bu çubuklar ana rahmine Dna’mız atıldığından beri var.Bu çubuklar da aynı Dna gibi diğer insanlarınkine benzer fakat;sonsuz seçeneklerden oluşur. Davranmayı seçtiğimiz her davranışımızda bu HOLOGRAFİK çubuklar biçim değiştirir. Her davranış enerjimizi değiştirdiği gibi çubukların çıkarttığı sesi(enerjiyi) de değiştirir.Ve her seçimimizle,çubukların değişiminden aldığı halle değişik seslerin kombinasyonu gibiyiz.Yani aslında hepimiz yaptığımız seçimlerle bir şarkıyı ifade ediyoruz:Sonsuzluğun Şarkısı.Hem kendi içinde ÖZEL hem de toplamında EVRENSEL...Her şarkı kendi kültürünü taşır,iletir. Her şarkı içinde bulunduğu kültürün dilini şekillendirir.

    İmge,evrensel bir dildir ve dil bize varoluştan haber verir. Sanat,edebiyat hatta bilim bile imgelerden oluşur.İçinde imge bulunduran her şey yaratıcılık barındırır.Yaratıcı olan her şey evrenseldir ve hayranlık uyandırır. Birinin size hayran olmasını istiyorsanız size hayret etmesini sağlayın,derim ben hep.Etkileşimde olduğunuz şeyi anlamadan ona hayret edemezsiniz.İmgesiyle bol,evrenselliğiyle meşhur bir eser olan İslam dininin kitabı Kur’an-ı Kerim’de Allah fikrimce yarattıklarını anlayıp ona hayret etmemizi istemiştir ve sağlamıştır.Biz insanlar buna, Bilimlerin Atası;Felsefe diyoruz.Ve duyduğumuz hayretle ona hayran olmamızı istemiştir.Bizler bunu ise İLAHİ AŞK olarak adlandırırız. 

    Hadi gelin Kur’anı Kerim’in ilk imgesi olan ‘OKU’ ayetini anlamaya çalışalım.İnsan neden okur bir şeyi?Anlamak için okur insan.Anlamak, çaba gerektirir.Anlamaya çalışma çabası ise felsefedir.Felsefe ise asla bilimden ayrı değildir.Buradan dinin yani Allah’ın Dili’nin felsefeyle dolayısıyla bilimle hatta bol imge ve yaratıcılık barındırdığı için de sanatla iç içe olduğu düşünülebilir.

    Bir kitap düşünelim;okumak için önce kitabı GÖRECEK GÖZLERE sahip olmamız lazım.Yani bir kitabı defterden ya da dergiden ayırt etmemiz lazım.Bunu da ancak daha önceki GÖZLEMLERİMİZLE yapabiliriz.Bu da tekamülün geçtiği yolun isminin ÖĞRENMEK olduğunu gösterir.İpin ucunu tutup çekmeye devam edersek kitabı teşhis etmenin yani kitabın kalımlığı-inceliğinin,kitabın dokusunun,şeklinin  öğrenilmesinin ancak dokunsallıkla gerçek anlamda öğrenilebilir olduğunu görürüz. Yani Öğrenmek Yolu’nun ilk noktası DOKUNSALLIK,dokunma duyusudur. Muhattap olduğunuz kitabın varlığını teşhis edip tanıdıktan sonra içeriğini anlamak için ağız yani TATMA DUYUNUZLA yaptığınız konuşma ya da okumayla kelimeleri kendi kabınıza,damağınıza sığdırırsınız.Yani kabınızın şekli, derinliği,genişliği vb. neyse o perspektiften iletişimde olduğunuz kitabı algılarsınız.Yani sizin algınız okuduğunuz şeyi şekillendirecektir.2. adımda gerçekleştirdiğimiz okuma işlemi,okuduğumuz metnin İÇERİĞİNİ DUYMAMIZI sağlar.Duyduğunuz şey sizde bir his oluşturur.Duyu kelimesi,duymaktan gelir.Hissettiğiniz şey tamamen size özeldir.Duygular onları anlamlandırabilmemiz için isim dolayısıyla kategorizasyon açısından aynı DNA gibi diğer insanlarınkiyle benzer olsa da,ifadesi hissedilişi yani yaşanış şekli yeryüzündeki PARMAK İZİ kadar farklıdır.Okumanın 3. adımında sorularunuz yani anlama çabanız devam ederse duyduğunuz duygunun sizi hangi mecraya götüreceğine ve mecralardaki Duygu Hareketlerinin KOKUSUNU almaya başlarsınız.Yani etkileşimde olduğunuz duyulara karşı bir GÖRÜ YETİSİ kazanmış olursunuz.Kazanmış olduğunuz Görü Yetisi de dikkatli bakarsanız 6. HİS KÜMESİNDEDİR.Yani duyularınız sizi kontrolünüzün sağlandığı güç kaynağına götürür(okuma yani anlama çabası güdülürse).Yani bedeniniz aracılığıyla sağlanan DUYULARINIZIN METAFİZİĞİNE ulaştırır duyularınız sizi.Yani 3 haflik bir ayette OKU’ma Yolculuğunu incelediğimizde, bize verilmek istenen mesaj DUYULARIMIZIN ÖNEMİ üzerine ve fark etmişseniz bütün duyular çifter çifter birbirine bağlı.Yani Görme Duyusu Dokunma Duyusuna, Tatma Duyusu Duyma Duyusuna, Koklama Duyusu da 6. Hisse bağlıdır OKUMA-ANLAMA YOLCULUĞUNA mikrodan bakarsanız. Farkındaysanız bütün bedensel duyular 6. histe yani Fizik Ötesinde birleşmiştir. Buradan hareketle görüyoruz ki bedensel reaksiyonlardan oluştuğunu varsaydığımız Duyuların bile Metafiziği var.Yani ayeti didik didik ettiğimde duyuların fizik ve metafiziğinin birbirinden ayrılamadığını görüyorum. Makrodan bakacak olursak da Okuma işlemini gerçekleştirmemizi sağlayan iki büyük duyu üzerinde durulmuştur: GÖRMEK ve DUYMAK . Okuma işleminde yazı görülür ve ses işitilir, duyulur. Bu işlemin ilk adımında makrodan bakarsak GÖRME duyusunun aktif olduğunu görürüz. Görmek kelimesnin anlamlarını incelediğimizde EYLEM -İCRAAT , YETİ-MELEKE , FARKINDALIK-GÖRÜ üçlüsünün içeriği oluşturduğunu görürüz. Bu da hayret verici bir şekilde bize TEKAMÜL TASLAĞI’ nı sunar. Duymak kelimesine baktığımızda, sözlükte sıralanmış anlamlarının konusunun ise  SES-HABER ALMAK , DUYULARIN ( HİSLERİN ) ÖNEMİ , METAFİZİK FARKINDALIK olduğunu görürüz. Bunlar ise YARADILIŞIN KODLARI’dır. Yaradılışın bütün içeriğini bu kodlara sığdırabilirsiniz.

    Ayrıca ayette dilin önemine de büyük vurgu yapılmıştır. Karşıdaki nesnenin DİL’inin izini sürebilirseniz yolunuzu bulursunuz. Ve üçüncü kere OKU! dedikten sonra “Allah’ın adıyla oku!” denmiştir. Burada benim anladığım  Yaratıcının sürekli konuştuğu ve onun dilinin, sesinin KIPIRTI (Bkz: gerçeklik:kıpırtı konulu köşe yazım) olduğu ve onu duyabilecek kulaklara ve görebilecek gözlere sahip olmamız gerektiğidir. Bunun için de bize ip uçları bırakmıştır. Bu ip uçları da 99 adında mevcuttur.  Başka bir açıdan ayete bakacak olursak; “Oku!” ünlemi üç defa söylenmiştir. Fikrimce bu Farkediş,Tekamül Yolu’nun üç merhalede olacağının habercisidir.Aynı zamanda üç boyutlu algımıza da dikkat çekilmiştir...

 
İletişim E-Posta: haber34.ist@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 1406


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
GERÇEKLİK:KIPIRTI
ZİHNİN GİZİL GÜCÜ:DUYGULAR
AMAÇLARIMIZ(KİMLİĞİMİZ
HAYATA DAİR
Diğer Yazarlar

Girişimcileri ve İş Hayatını Bekleyen Dijital Tehlike!
Prof Dr Güner Sönmez’den En çok sorulan sorulara kısa cevaplar;
Adım Adım İslami Finansa Doğru (BİST&KATAR Olayı)
TÜRKİYE EKONOMİSİ ALTERNATİF STRATEJILERİ
Barış isterim ben!
WATSABI SİLİYORMUYUZ?
Yeşilin ormanına, yatayına, dikeyine, her türlüsüne karşı bunlar
KOKOŞ TEYZE
KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
Teşekkür Etmenin Bilinmeyen Faydaları
Yazarlar
Dr. Vehbi KARA
ABD’nin Paralel Devlet Yapılanması
ABD’nin seçimi kaybetmiş Başkanı Trum...
Bülent Ertekin
SEN BİTTİN!!!, YAVUZ BİNGÖL(!)
Ya benimsin... Ya kara toprağın...Ya benimlesin.....
Nejla YAPICI
Marie Rosa, 1930 yılında alkolik bir annenin evlilik dışı çocuğu olarak
 Annesi ona bakamayınca 5 yaşında olan Marie'...
Hasan TÜRKYILMAZ
BU HAFTA BİR KISIM PAYLAŞIMLARI TEFEKKÜR EDELİM NE DERSİNİZ?
“Uyuyan insanı uyandırabilirsiniz. Ama uyuma...
Hasan Basri Çabukol
Halifenin evi harabe gibi olduğu için halkın evi mamurdur
Bir kadın Halife Ömer bin Abdulaziz'in evini ...
İlknur ESKİOĞLU
KOKOŞ TEYZE
Yıl 2000… Üniversite kantininde, yuvar...
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir?
Daha ne denir, bilmiyorum. Gökkubbe altında s...
MİSAFİR KALEM
HAYAT ORMANI
     Ömür dediğimiz zaman...
Murat FİDAN
BEN SİZİN KARŞINIZA ENE İLE ÇIKMADIM. HER BİRİNİZ BİR BELDE DE BİR KUTUP GİBİSİNİZ
Recep Unaz ağabey anlatıyor: Üstad Bediü...
Aydın BENLİ
''CEFÂKAR ÖĞRETMENLER''
 Pandemi süreci her sektörü ol...
Salih Arıkan,
“Benim Durağa Geldik mi?
“7-14 Ocak Görme engelliler haftası ned...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
İSLAM BİLİM ADAMLARI EL-NEFİS
 İbn-i Nefis’,in “El-Mûciz&...
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Nursi ve “Müstağni Siyaset”
“Bediüzzaman’ın İstanbul’da...
Engin AKYOL
DÜNYA MÜHENDİSLER GÜNÜ
Toprağın geleceğini sürdüren ve toprağı ...
BEDRİYE ÇAMBEL
WATSABI SİLİYORMUYUZ?
Türkiye'de çok fazla kullanılan ve yoğ...
Abdulkadir Menek
BEYİTLER (34)
İMAN VE HUZUR İman, şeksiz şüphesiz, huzur k...
Mücahit Güler
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 1
              &...
Ergun DUR
“Eğitim Her Engeli Aşar”
Türkiye Beyazay Derneği 1988 Yılında bir guru...
Ravza ZEYBEK
UYGULAMALARA KURBAN OLUYORUZ
    Teknolojiye  köle oluşumuz...
EYÜPHAN KAYA
Fikri Sağlar Sağduyusunu Kaybetmiş.
Kemalizm’den beslenen CHP’nin beyin ta...
Mehmet ÇETİNBAŞ
Girişimcileri ve İş Hayatını Bekleyen Dijital Tehlike!
Dijitalleşme iş dünyasını derinden etkileyen ...
Ekonomist Muhammet EMİN
Adım Adım İslami Finansa Doğru (BİST&KATAR Olayı)
       Borsa İstanbul’un...
Zehra Kınalı
BUNCA HAİNİ, DİNSİZ, İMANSIZ BATAN HAİNİNİ BİR ARADA BARINDIRAN BİR ÜLKE DAHA YOK.
Nasıl ki meslek hayatımız için veya ül...
Mahir Adıbeş
AŞIDAN BAŞKA ÇÖZÜM GÖRÜLMÜYOR
Bir canlının hasta olmamasını istiyorsanız onu has...
Dr. Levent Bilgi
Dünyada kazandığın para yüzünden azap çekme !
Dindar olalım olmayalım, bir yaratıcıya inanalım v...
Rukiye Aydın
SUSMAK NİMETTİR. KALBİN GÜZELLEŞMESİNE VESİLEDİR.
Kalbinizin mutmâin olmadığı insanlara yaklaş...
Salim Zorba
Alternatif tıp ın solunum hastalıklarına tavsiyeleri
Karahindibağ kökleri ve yesil kisimlari pisir...
Şener Mengene
ATEŞLE OYUN
İranli nükleer fizikçi Muhsin fahrizad...
Bahriye KARATAY
Prof Dr Güner Sönmez’den En çok sorulan sorulara kısa cevaplar;
* Covid oldum, bana Favipiravir verildi, kullana...
Ahmet BEREKET
KAMU OYUNA SAYGILARIMIZLA...
Katranı kaynatsan olur mu şeker, Cinsine tük&...
Handan YILDIRIM
YAKARIŞ
Ey ALLAH'IM......!Bugün sana dua edenler i&cc...
İbrahim Tunç
TÜRKİYE EKONOMİSİ ALTERNATİF STRATEJILERİ
Ekonomist ve Dış Ticaret Uzmanı İbrahim Tunç...
Murat Gülşan
DEPREM (İYİ-KÖTÜ-ÇİRKİN)
Malum hepimizi üzen İzmir depremi, yaşananlar...
Halil Köprücüoğlu
DEPREMLERE İNCE HİKMETLİ BİR BAKIŞ
Rabbim Manisa’mızı ve İzmir’imizi &cce...
Yılmaz Hüsrev
Barış isterim ben!
Barış isterim ben! Kardeşlik isterim. Ülkem...
Nesibe TÜKEL
KÖTÜLÜKLERİ UNUT, İYİLİKLERİ HEP HATIRLA.
Bir yanda kötü ve kötülük...
Halil YOLDAŞ
MERCEK
Her taraf toz duman, kimin eli kimin cebinde, kimi...
Erol Aydın
SAÇLARINIZ ANILARDA KALMASIN!
İnsanoğlunun geçmişten günümü...
Resul Hamza Emin
Örnek Mahalle Ormanseven ( Seveho)
  Sürmene in en çalışkan k&oum...
Kenan DURALİOĞLU
Teşekkür Etmenin Bilinmeyen Faydaları
1- Teşekkür etmek yeni ilişkilere kapı aralar...
Mustafa SEYMEN
ÖLECEĞİN GÜN İÇİN TELAŞLANMA!
Onca değer verdiğin bedeninin başına neler gelecek...
Gülsen KILINÇER
Yeşilin ormanına, yatayına, dikeyine, her türlüsüne karşı bunlar
Hatay ya da İstanbul, farketmiyor. Bir kitle, yeşi...
İmren DERELİ
SULTAN OLUR
Hakk yoluna tâlib olan Sözü ö...
Gülsen KILINÇER
“Bir İstanbul Balonu” mu?
Ekrem İmamoğlu, başlıktaki hükme muhatap olma...
Ülkü Sürmen Saritaş
Bizim kumaşın kalitesi düşük
Kahrolsun Amerika derken kastettiğimiz bu muydu?.....
Kemal YÜCEL
KORONA VİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARI
KORONA VİRÜS SALGINI  DÖNEMİNDE&nbs...
Mehmet Emin KOÇ
MA’ŞERİ VİCDAN KÖRELMESİ…
İbn Haldun'un Mukaddime'sini ilk okuduğum yıllar, ...
Harun PUNAR
SÖZÜNÜZ YERE DÜŞMEDEN İYİ DÜŞÜNÜN
Evet SÖZ.... Ya Rahmetten bir damla,Ya da At...
Emine İPEK
HÜZÜN AYI, EYLÜL...
İşte geldik, sarı yapraklı Eylül ayına. Eyl&u...
Osman KÖSE
30 AĞUSTOS ZAFERİNİN HİKAYESİ
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yıldönü...
Mahmu ERDEM
Bugün 26 Ağustos...
Gece sabaha kavuştuğunda, ayaza kesti Afyon ovası....
Mümin ÇÖPÜR
AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ
Dijital dünyada gözlerini hayata a&ccedi...
Bilal Dursun YILMAZ
Hasan Ağabeye mektup/1
Uzun zamandır bu köşede yazmadığımı takip ede...
Kahraman Sarı
İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı
İşim gereği  çok gezmem. İşe gidip gel...
İsmail Dinçer
HUZUR
Huzur, nedir huzur? Nasıl hissedilir? Gel kardeş...
Prof Dr Şener DİLEK
AYASOFYA HAKKINDA....
1. Ayasofya’nın açılışı manevi bir Mi...
Fatma Bozkurt
BAĞIMLILIKTAN NASIL KURTULUNUR..?
Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstad...
Mustafa ÇEBİ
Bir dolara Papazların Efsunlanmış Müritler
Bundan 4 Yıl Önce Kendilerini 1 Dolara Dü...
Selda ÖNER
ISTANBUL'DA SEMT ISIMLERI NEREDEN GELIR ?
Şişli- Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler ...
Ergün Karabıyık
HERKES ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA MIDIR?
  Her YKS sınavı sonrası bu konudaki dü...
Birsen Çetinkaya
Büyük Kadınlar
Küçük kadınların büyük ...
Tolga TURAN
MASKIN USTASI ÖZGÜR MASKELER
  Yıllar artık uzayan yollardan bir farkı ol...
Ali KARACA
LİDER VE LİDERLİK..
"Bir milletin Lideri onlara hizmet eden onları y&o...
Dr. İsmail DİNÇER
NEDİR LEYLET'ÜL KADR
Nedir leylet'ül kadr?  Neyi sunar, neyi...
Aydan KURT
BAZENDE VEDA ETMEK GEREKİR...
Doğduğumuz andan itibaren başlar bu süre&cced...
Mahir ADIBEŞ
VİRÜS SALGINLARINDAN KORUNMANIN TEK YOLU TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI
Virüs salgınları, kontrolü kaçırm...
Mustafa ŞENTÜRK
Virüs Krizi ve Strateji'nin Önemi
  Stratejik çalışmalara daha fazla &o...
Ahmet Ramazanoğlu
Yemenli Ahmed Efendi
Yakın zaman önce yaşanmış olan şu hâdis...
M.Akif YAŞAR
KORONA GÜNLERİNDE ÇOCUK BAYRAMI
       Bugün 23 Nisan.Adı...
Yusuf AKTAŞ
ONLAR EVİN YOLUNU UNUTTU .... SEN EVDE KAL Kİ, ONLAR DA EVLERİNE ERKEN DÖNSÜNLER !
  Umarım #EvdeKalTürkiye günlerini...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
Korona virüsten evrimcilere tokat gibi cevap
  Allah insana bir çok duygular vermi...
Beytullah Ateş
Evde Kal / Ama Önce Tedbir
  Tüm Dünya'yı etkisi altına alan ...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Tarihte Bugün
1910 - Çırağan Sarayı yandı
1990 - SSCB askerlerinin Bakü'yü işgali
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(68 Online) 2,55ms