Bugün - 02 Nisan 2020 Perşembe
İstanbul 15°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık İl İl İstanbul Yaşam Kültür Sanat Spor İlçeler Röportaj Eğitim Teknoloji Diğer »
Yazar Detayları
Whatsapp'ta Paylaş

Dr. Vehbi KARA

Dr. Vehbi KARA - Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır

Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
Yazı Tarihi: 17 Şubat 2020 Pazartesi

 

Suriye’de önce 8 şimdi de 5 askerimiz şehit oldu. Elbette bunun hesabı kahraman ordumuz tarafından kesilip cevabı verilecektir. Bunun için acele edip zayıf bir operasyon ile karşılık verilmemelidir. Çünkü askerimize yapılan saldırının büyük bir bedeli olduğu bu kalleş saldırıları yapanlara belletilmelidir.

Çünkü askerimize silah sıkan her düşman şunu iyi bilmelidir ki; Türkiye ne yapıp edip askerimizin kanını dökenlerin başına dünyayı yıkacaktır. Saldırıları yapan her kim olursa olsun; büyük bir pişmanlık duyması gereklidir.

Peki, Suriye’de 3 ve 10 Şubat’ta askerlerimize karşı yapılan saldırıların arkasında kim bulunuyor? Bu sorunun cevabının iyi verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde büyük fotoğrafı göremeyiz ve hedefe odaklanamayız. Bu nedenle Esed Rejimi askeri görüntüsündeki İran askerlerini ve dünyanın çeşitli bölgelerinden getirilen Şii milisleri iyi tanımak gerekiyor.

Şu gerçekleri iyi bilmemiz gerekiyor. Suriye’de bir vekâlet savaşı yapılmaktadır ve parayla tutulmuş binlerce milis buraya getirilmiş ve halen de getirilmektedir. Esed Rejiminin elinde kendisine sadık çok az sayıda asker vardır ve bu askerler sadece Beşşar Esed ve ailesini korumaktadır. Çünkü 9 yıllık iç savaşta Suriye ordusu diye bir şey kalmamıştır.

Hâlihazırda rejimin kara unsurları, İranlı generaller tarafından yönetilmektedir. Hava kuvvetlerini ise Rus askerleri kontrol etmektedir. Beşşar Esed bir kukla olup ülkesini işgal eden ABD, İran ve Rus askerlerinin bir oyuncağı olmuştur. Her gün ülkesini ve başkenti Şam’ı bombalayan İsrail’e karşı kılını bile kıpırdatamayacak derecede acıklı bir duruma düşmüştür.

En son İdlib’de bu acı gerçeği görmüş olduk. Güya ABD’ye düşman görünümü altında oldukları halde Suriye’deki ABD güçlerine bir kurşun sıkmaya dahi cesaret edememişlerdir. ABD Başkanı Trump, Suriye’deki petrolden vazgeçmeyeceğini söylemiş ve ülkenin üçte birini işgal etmişken; İran gidip Türk askerine ve masum sivillere saldırmaktadır. İdlib nüfusunu bölgeden Türkiye sınırına sürmeye çalışmakta ve sivil yerleşimleri vurmaya devam etmektedir.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey danışmanlarından Velayeti, 30 Ocak’taki basın toplantısında “Suriye hükümeti ve direniş cephesindeki müttefikleri İdlib’den Fırat’ın doğusuna geçecek ve Amerikalıları defedecek” diyerek yine bir başka Acem palavrası sallamıştı. Onca utanç verici olaya rağmen açıkça ABD ve İsrail yerine; önceliği yine masum sivillerin katledilmesi ve sürülmesine vermiştir.

O halde askerimize saldıran unsurları iyi tanımalı ve öncelikli hedefleri belirlerken hata yapmamalıyız. Bunun yanında vurduğumuz zaman ses getirmeli ve bir daha Türk askerinin kanını döken hiçbir kimse buna cesaret edememelidir. Aksi takdirde yol olur ve bunun acısını çok çekeriz. Bu nedenle öncelikle İran ve desteklediği terörist gruplar üzerine odaklanmak gereklidir.

İngiliz The Daily Telegraph gazetesi 26 Ocak’taki haberinde Fatimiyyun Tugayı olarak bilinen İran destekli Afgan savaşçıların İdlib’deki çatışmalara katıldığını gösteren telsiz konuşmalarına ulaştığını belirtmiştir. Gazeteye göre İdlib’deki Fatimiyyun savaşçılarının sayısı oldukça yüksektir.

Yine Ocak ayında çıkan bazı haberlerde Türk istihbaratına dayanarak İran destekli grupların İdlib ve Halep cephelerine gönderildiği bildirilmiş ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 27 Ocak’ta İdlib ve batı Halep’teki büyük çaplı taarruzları eleştirirken “Rusya, İran rejimi, Hizbullah ve Esed rejiminin müşterek güçlerini” suçlamıştır.

İran, Esad yönetimine verdiği askeri ve siyasi desteği sürdürmekle birlikte Suriye ordusunun kuzeybatıdaki operasyonlarına yani ABD’ye karşı savaşmaktan korkmuştur. Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta ABD tarafından öldürülmesinden sonra hiç utanma ve pişmanlık duygusu oluşmamıştır. ABD’nin bunca saldırısına karşı İran’ın, İdlib harekâtına dönmesi çok çirkin ve iğrenç bir davranıştır.

İran’ın bölgesel stratejilerinin mimarı olan Süleymani’nin ortadan kaldırılması, Suriye’deki İran nüfuzunun azalmaya başlayacağı yönünde yorumlara yol açtığı halde durum tam aksine dönmüştür. Böyle bir durumdan korkan Esed, İran’la “yeni dönemdeki koordinasyonu” ele almak üzere istihbarat şefini Tahran’a göndermiştir. 

İran’ın İdlib’de saldırıya geçmesi ve Türk askerlerine ateş açması iki yönlü bir mesaj olarak okunmalıdır. Birincisi Tahran rakiplerine Suriye’deki gücü ve nüfuzundan bir şey kaybetmediği mesajıdır. İkincisi ise rejim unsurlarına “Her zaman, her yerde yanındayım, bana güvenmeye devam et” demektir.

İran’ın ABD’ye değil de masum sivillere karşı güç gösterisi, Devrim Muhafızları’yla bağlantılı olan Fars Haber Ajansı’nın 26 Ocak’taki haberinde de okunmuştur. Haberde, Suriye’deki isyanın başından itibaren Esed rejiminin devrilmesini engellemekte Kudüs Gücü’nün rolü olduğu vurgulanıyordu. Açıkça rejimi biz ayakta tutuyoruz demişlerdir.

ABD’nin Mayıs 2018’te nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra İran’ın kuzeybatı Suriye’deki operasyonlara doğrudan müdahil olmamasının önemli bir sebebi, ABD’nin yeni yaptırımlarına karşı Türkiye’yi bir ortak olarak kaybetmeme isteği idi. Ancak son dönemde Türkiye’nin bölgedeki odak noktasını bir müddet için dahi olsa Suriye’den Libya’ya kaydırması İran için fırsat şeklinde değerlendirilmiştir. İşte bu yüzden saldırıya geçen İran’a karşı her türlü tedbir alınmalı ve bunun cezası kesilmelidir.

Halen Suriye’de Türkiye’nin en önemli düşmanı İran’dır. Bu Acem devleti öylesine azgınlaşmıştır ki; ABD ülkesine acımasızca saldırıp generallerine suikast düzenlediği halde bir Amerikan askerini dahi öldürecek cesareti olmamıştır.

Fakat, İran’ın gücü masum Sünni halka karşı yetmektedir. Suriye ve Irak’ta binlerce Sünni Müslüman acımasızca katledilmiş kurtulanlar ise yerlerinden yurtlarından edilerek hayatta kalabileceği Türkiye sınırına göç etmek zorunda kalmıştır.

17 Eylül 2018'de varılan Soçi mutabakatından bu yana pervasızca saldıran İran, Rusya rejim güçleri; İdlib'te 1800'den fazla sivil cana kıymıştır. İran Devrim Muhafızları askerleri İran, Afganistan ve Pakistan'dan getirdikleri milislerden oluşturdukları terörist grupları, sivillere ve askerlerimize karşı kullanmaktadır. Binlerce vahşi teröristten oluşan bu gruplar, mezhepsel inançları için kutsal bir savaş verdiklerine inandırılarak acımasızca savaştırılmaktadır.

2019'un başından 10 Şubat 2020 tarihine kadar geçen sürede 1 milyon 640 bin sivil, saldırılar nedeniyle Türkiye sınırı yakınlarına kaçmıştır. 2019 öncesinde göç ettirilenlerle bu sayı iki milyonu aşmaktadır. İran, Rusya, rejim unsurları ve terörist gruplar, sivil nüfusu korkutarak Türkiye'ye göç ettirmek istemektedirler. Buna karşılık karşılarında Türk askeri varlığını engel gördükleri için varılan ateşkesleri ve mutabakatları ayaklar altına alarak askerlerimize saldırmaktan çekinmemektedirler.

Türkiye, Soçi Mutabakatı ile kendisini İdlib çemberinde masum sivillere kalkan olarak konumlandırmıştır. Fakat 28 Ocak’tan sonra devam eden saldırılar ile İran ve rejim unsurlarının Maaret El Numan kasabasına girmesine engel olamamıştır. Morek ve Surman’dan sonra Maar Hattat’taki Türk gözlem noktası da İran askerlerinin kuşatması altında kalmıştır.

Buna rağmen Türkiye; 12 gözlem noktasında asker tutma kararlılığını sürdürmektedir. Rusya’nın havadan destek verdiği İran ve rejim unsurlarının ilerleyişine karşı kolordu seviyesinde yani yaklaşık 40 bin civarındaki bir askeri unsur ile bölgeye yığınak yapmaktadır.

Şubat sonuna kadar çatışmasızlık bölgesi sınırlarına kadar geri çekilmezler ise darbe vuracağını açık bir şekilde en yetkili ağızdan dile getirmiştir. Türkiye, Astana Mutabakatı çerçevesinde ilan edilen dört gerilimi düşürme bölgesinde artık ateşkes rejimini koruyamayacağı mesajını ilan etmiştir.

Türkiye, güçlü bir şekilde vurmalı ve daha önceki operasyonlarda olduğu gibi işi yarım bırakmamalıdır. Bu sayede bütün dost ve düşman ülkeler bilmelidir ki; Türk askerinin kanını akıtmak kadar tehlikeli bir iş yoktur. Çünkü bunun cezası çok ağır olacaktır, vesselam…
Dr. Vehbi KARA
 

 
İletişim E-Posta: salimturka@gmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 49


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
Milli Savunma Bakanı Ateşkesi Sağlamaya Çalışıyormuş
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
DECCAL ALDATICI DEMEKTİR
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
Batıda ve Türkiye’de Kadına Şiddet
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
Kongre ve Seminerlerle Dolu Bir Ay
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Kanal İstanbul ve CHP’nin İstemezük Anlayışı
Yaratılış Kongreleri Dinsizliğin Belini Kırmıştır
Diğer Yazarlar

İTİRAF EDİYORUM ALLAHIM.
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
KADİR ŞEKER...
HİÇ DEĞİLSE...
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
Dini Kaç kuruşa satalım
Bakış Açınızı Değiştirin
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
UMUDA YOLCULUK. EVDE KAL TÜRKİYEM.
Yazarlar
MİSAFİR KALEM
İTİRAF EDİYORUM ALLAHIM.
Anadolu ve İstanbul'un manevi bekçisi Eyyub...
Bülent Ertekin
SAĞLIK PERSONELİ İÇİN KAMPANYA YAPMAYA NE DERSİNİZ?
Onlar bu işin sevdalıları. Yaptıkları iş ile hem ...
Salim Zorba
Virüs değil, psikolojik inanç öldürür
950’li yıllarda bir İngiliz şilebi Portekiz&...
Mehmet Nuri BİNGÖL
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
   Kimilerine çok klişe gelebilen...
Salih Arıkan,
Vekillere Açık Mektup.
Aile toplumun temeli. Önceleri büyü...
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
KESİN DAVET 49 HAYAT KANUNDUR, NURDUR
Hayatı planlayan, projelendiren, yaratan, mahiyet...
Emine İPEK
UMUDA YOLCULUK. EVDE KAL TÜRKİYEM.
Acı çekmek. Çektiğin acıyı ç...
Abdulkadir Menek
MUSİBETİN DİLİ
 Dehşetli bir musibet başlamış bir sefere B&...
Dr. Vehbi KARA
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
Korona virüsüne neredeyse herkesten fark...
Aydan KURT
HAYIRDA BULUŞALIM
2020 yılı afatlarla geçerken hiç mi ...
Mesut KÖSEOĞLU
Bakış Açınızı Değiştirin
Av Mevsimi’nin meşhur repliğidir: “Bak...
EYÜPHAN KAYA
Şimdi İman Etme Zamanı!
Sevgili dostlar İslam’ın hoş sedası gün...
Ravza ZEYBEK
BU YOL NEREYE GİDER?
‘Ey Rabbim, göğsümü aç...
Murat Gülşan
UNUTULAN DEĞERLERİMİZ.
Bu virüs çıktıktan sonra var olan değe...
Dr. Levent Bilgi
İNSANLIĞA KORONAVİRÜS MESAJI
  Said Nursi Sözler adlı kitabının Onbi...
Halil YOLDAŞ
MERCEK
Unutmayın bütün mazlum milletlerin g&oum...
Hasan TÜRKYILMAZ
KULA bela gelmez HAK yazmayınca, HAK bela yazmaz KUL azmayınca;
Corona virüsü ile insanlık neyi anladı? ...
Nesibe TÜKEL
BEŞ PARMAK DAĞLARINDA BİR TANK.
Kahraman... Kahramanlar...Kahramanlık.Bu milletin...
Erol Aydın
KİM BU FIRSATÇILARDAN ZİYADE, NİYE FIRSATÇILIK?
Ekonomi kendi kuralları içerisinde var ola...
Bilal Dursun YILMAZ
Korona’ya mektup
Korona, senin canibinden bana gelen son mektupsun ...
Zehra Kınalı
SEVDİĞİN HER ŞEYİ ER YADA GEÇ KAYBEDECEKSİN, ÂMÂ
Ünlü yazar Franz Kafka her sabah rutin y...
Mevlüt KALELİ
EMEKLİLERE MAAŞ, BANKA PROMOSYONU...
Emeklinin banka promosyonunun ikinci dönemi.....
Ergun DUR
ZULMÜN ADI.. HOCALI KATLİAMI
Dile kolay tam 28 yıl önce bugün, &...
Halil Köprücüoğlu
Dertsiz ve mesut bir garibi dinlemek ister misiniz?
BEN Salihli Kurşunlu Kaplıcaları yolunda garip bir...
ÖMER ÖZCAN
ATIF URAL; BEDİUZZAMAN HAZRETLERİNİN MUHLİS VE FEDAKAR TALEBELERİNDEN
1933 Kars doğumludur... 1952 yılında Ankara Hukuk ...
Mücahit Güler
KATEGORİ DIŞI MÜSLÜMANLIK…
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…...
Mahir Adıbeş
VİRÜS SALGINI VARSA
  Virüslerin yaptığı hastalıklar sık sı...
Engin AKYOL
YAŞANABİLİR BİR GELECEK İÇİN EĞİTİMLERE RENK KAT
  Duyarlı toplum ve duyarlık gelecek eğitim ...
Soner SOM
HİÇ DEĞİLSE...
  Biri bitmeden bir diğeri.Sel felaketleri.....
Mevlüt KALELİ
KADİR ŞEKER...
  Bir kader kurbanı...Bu delikanlının başına...
Ahmet BEREKET
KISSADAN HİSSE
  Sözlerime Hz. Ömer Efendimizden ...
İbrahim Balcıoğlu
Giresunlular Nerelerde Yaşıyor?
2019 yılı sonu itibariyle TUİK ülke nüfu...
Rukiye Aydın
[01:59, ADAM OLMAK HER İNSANIN OLACAĞI BİR ZANAAT DEĞİLDİR.
  1989 yılında, İstanbul'a ilk kez gelen Car...
İsmail ÖZMEMİŞ
İŞTE BİR BÜTÜN TÜRKİYE.
KÜRT Diyarbakır Belediyesi Deprem Çadı...
Mehmet Kozoğlu
Dini Kaç kuruşa satalım
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmi...
Mümin ÇÖPÜR
ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK HASTALIĞI: YALNIZLIK
Yalnızlık öylesine acı veren ve ürkü...
Eğitimci Mustafa ÖZDEMİR
TOGG YERLİMİ MİLLİ Mİ ?
1) Tanıtılan otomobiller için (daha ön...
Emine BİLGE
ÖYLE BİR ADALET OLMALI Kİ...
Ne garip bir hayat. Düşünüyorum da...
Mahir ADIBEŞ
HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇEN HASTALIKLAR
Bilindiği gibi 6 Temmuz 2019 günü Dü...
Şener Mengene
DOĞU TÜRKİSTANDA YAŞANAN ZÜLME VE İNSANLIK DIŞI İŞKENCELERE KARŞI
  BASIN AÇIKLAMASI Yıllardır devam e...
Özlem CİNİC
“ Yuh Artık”
Kadın şiddet biter mi? Vallahi hiç umudum y...
Handan YILDIRIM
Bana olağanüstü gelen şeyler ama Türkiye'de yaşayan insanımızın alışık olduğu ve gayet tabii gördüğü şeyler.
 Ben şunu bilir şunu söylerim:Bu memleke...
Muhammed Emin Tombak
Sayıların Arapçadaki Konumu ve Gizemi – 2
Önceki yazımda 1’den 10’a kadar o...
Hüseyin Yılmaz
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı
Bu yazının maksadı Kamal Atatürk tenkidi deği...
Prof. Dr. Atilla YARGICI
GELECEK ENDİŞESİ VE BÜYÜK FİNAL SINAVI
Öğrenciler tarafından sınavlar, bir öl&u...
M.Akif YAŞAR
KIYIYA VURAN ÇOCUKLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde,Birleşmiş Milletle...
Umuthan KÖSE
Hayır Allah İçin Yapılır.
(Bir müslümanın, din kardeşinin bir ihti...
Tugay Şahin
4×4 TRABZONSPOR
   Yanarım, yanarım geçen hafta S...
Kadir BIYIKLI
4 gollü ŞOV
Haftalar sonra güzel futbol, net galibiyet. İ...
Yusuf AKTAŞ
HAK ILE BATILIN, VATANSEVER İLE HAİNİN MÜCADELESİ...
Hak; kelime anlamı ile doğru, gerçek, adil,...
Azîz Hikmet
BU ÇAĞIN ÂSÂ-YI MUSA’SI “RİSÂLE-İ NUR” 1
“Firavun: “Eğer bir mucize ile geldins...
Oktay GÜLER
MERHABA
Merhaba eylül. Merhaba hazan ayı. Ormanların ...
Zeynep Özderya
TAM'LIK
Acelecidir insanoğlu… Birşeyin yokluğuna sa...
Ahmet Ramazanoğlu
Lâmı-cimi yok
Lâmı-cimi yok, biz makam-mevki, mal-para g&o...
Sebahat GÖNDEN.
TARİHİ GELENEĞİ YAŞATTILAR.
İzmir Kadınlar Birliği Derneği bugünlerde unu...
Ahmet Gülümseyen
Futbol aldatmasın, bayramlar sevindirsin…
Mükâfatı bol olduğu gibi, bir o kadar b...
Derya TİTİZ
Duvar filozofları
 Düşünmemek için bazen o kad...
Psikolog İlknur İşeri
PÜRÜZSÜZ
her şey pürüzsüz olmalı.. bıç...
Kahraman Sarı
Saygı Duymuyorum!
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü...
Yusuf Çayabatmaz
HARİKA İNSANLAR!
Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. ...
Bülent Gök
DÜRÜST SİYASETÇİ
Siyaset dünyasında en az olduğu düşü...
Prof. Dr. Yusuf Öztürk
ÂKİF VE BEDİÜZZAMAN
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının seneyi ...
Firdevs Koroğlu
MOR CEPKEN -
Mor cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Bu...
Bahar Arslan
ÖZGÜRLÜĞÜ OKUMAK!
 Özgürlük dediğimiz şey nedir?...
Birsen Çetinkaya
SAĞA,SOL'ÇARPMADAN KADİM ,KADIN OLMAK
Kadının, kadın a yaptığıdır . Çoğunlukla Y&...
Sıtkı Ada
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI NEREYE DOĞRU GİDİYORLAR
Türkiyede sivil toplum kuruluşları. 2005 yılı...
Fatma Bozkurt
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı...
Ali Rıza Karabıyık
görevimiz hastalığı tedavi etmektir!. Hastayı yok etmek değil
İmam Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile m&uu...
Ahmet Ziya Erçakır
HİÇ FABRİKA AÇILMADI DİYEN KİMDİ ?
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası...
Resul Hamza Emin
Emin Kalem
SAMSUNGSayin Cumhurbaşkanı Samsung alın öneri...
Ruhi SEMİZ
SİYASET YOK
Sevgili Haber34 takipçileri Büyü...
Ergün Karabıyık
#DEĞİŞTİR' emeyiz.
Yanlış safta yer aldığı için Saadet partisi...
Sedat Mısır
Ülkemizde Elektrik Enerjisinin Vazgeçilmez Önem ve Analizi
Elektrik enerjisiyle ilgili üretim, iletim, d...
Röportajlar
Bolotbek Şamşiyev: Kumancan Datka Filminin Kalitesini Düşük Buluyorum
Bolotbek Şamşiyev ile 2009 yılında dönemin Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in başdanışmanlığını yaptığı dönemde bir röportaj vesilesiyle K...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(15 Online) 0,42ms